Başvuru, birden fazla davacı tarafından açılan ecrimisil davasında dava değerinin, kabule hükmedilen toplam tutarın değil her bir davacıya düşen miktarın ayrı ayrı dikkate alınarak tespit edilmesi nedeniyle kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle istinaf talebinin reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, birden fazla davacı tarafından açılan ecrimisil davasında dava değerinin, kabule hükmedilen toplam tutarın değil her bir davacıya düşen miktarın ayrı ayrı dikkate alınarak tespit edilmesi nedeniyle kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle istinaf talebinin reddedilmesinin mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 19/3/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formları ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu aleyhine, ortak kök muris H.Ç.den intikal eden üç katlı bir binayı ve bir binek otomobili bedelsiz olarak kullandığı ve söz konusu mallardan elde edilen iradı diğer mirasçılarla miras payları oranında paylaşmadığı iddialarına dayalı olarak on yedi mirasçı tarafından Uşak Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) ecrimisil davası açılmıştır. Mahkeme; mirasçılar arasında intifadan men olgusu oluşmadıkça ecrimisil talebinin yerinde olmayacağını, ancak gelir getiren yerler için bu şartın gerçekleşmesine gerek olmadığını ifade ederek davaya konu irat elde edilen taşınmazlar yönünden davacıların ecrimisil taleplerini 854 TL üzerinden kabul etmiş ve kararda istinaf yolunun açık olduğunu belirtmiştir. Karar, başvurucu tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf talebi, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Daire) tarafından incelenmiştir. 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesi uyarınca kesinlik sınırının 2018 yılı itibarıyla 560 TL olarak belirlendiğine dikkat çeken Daire somut olayda, dava değerinin toplam 854 TL olmasına rağmen çok sayıda davacı bulunduğunu, davacıların paydaşlık durumlarına nazaran en fazla pay miktarının 4/72 olması karşısında pay miktarına karşılık gelen değerin 658,50 TL olduğunu ve anılan değerin 2018 yılı itibarıyla kesinlik sınırının altında kaldığını belirterek istinaf talebinin kesin olarak reddine karar vermiştir. Başvurucu istinaf kararını 21/2/2019 tarihinde öğrendiğini beyan etmiş olup 19/3/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk İlgili Mevzuat 6100 sayılı Kanun'un;i. "İhtiyari dava arkadaşlığı" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "(1) Birden çok kişi, aşağıdaki hâllerde birlikte dava açabilecekleri gibi aleyhlerine de birlikte dava açılabilir:a) Davacılar veya davalılar arasında dava konusu olan hak veya borcun, elbirliği ile mülkiyet dışındaki bir sebeple ortak olması.b) Ortak bir işlemle hepsinin yararına bir hak doğmuş olması veya kendilerinin bu şekilde yükümlülük altına girmeleri.c) Davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması."ii. "İhtiyari dava arkadaşlarının davadaki durumu" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"İhtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsızdır. Dava arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder."iii. "Mecburi dava arkadaşlığı" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkadaşlığı vardır."iv. "Mecburi dava arkadaşlarının davadaki durumu" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. Ancak, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder."v. ''İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar'' kenar başlıklı maddesinin (2) fıkrasının birinci cümlesi şöyledir: "Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir."vi. ''İstinaf dilekçesinin reddi'' kenar başlıklı maddesi şöyledir: "(1) İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. (2) Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar."vii. ''Kıyas yoluyla uygulanacak hükümler" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "(1) Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır." Yargı Kararları Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve tazminat davası yönünden Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine ilişkin karar temyiz edilmiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi (Yargıtay), öncelikle temyize konu edilen yargılamanın muris muvazaası hukuki nedenine dayandığını belirtmiştir. İlgili yargılamanın mirasçılar arasında görülmekte olduğuna, bu sebeple davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğuna dikkat çeken Yargıtay, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin payına isabet eden değer üzerinden hesaplanması gerektiğini belirtmiştir. Çekişmeli taşınmazların keşifte dava tarihi itibarıyla saptanan değeri üzerinden davacının miras payına karşılık gelen değeri belirleyen Yargıtay; belirlenen bu miktarın kesinlik sınırı altında kaldığını belirterek temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine karar vermiştir (Yargıtay Hukuk Dairesi, 5/7/2023, E.2022/6799, K.2023/3968). Paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talepli davada, Bölge Adliye Mahkemesi davalılar aleyhine hükmedilen tazminat miktarının kesinlik sınırının altında kalması nedeniyle dilekçenin reddine karar vermiştir. Davacıların istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay; dava değerinin müdahale edilen kısmın ve ecrimisilin toplam değeri üzerinden her bir davacının payı dikkate alınarak ayrı ayrı hesaplanması gerektiğini belirtmiştir. Bu tespit ışığında dava değerinin 2018 yılı itibarıyla temyiz kesinlik sınırı altında kaldığına işaret eden Yargıtay; dava değerinin miktarı yönünden kararın kesin olması sebebiyle temyiz dilekçesinin reddine karar vermiştir (Yargıtay Hukuk Dairesi, 11/3/2021, E.2018/15083, K.2021/2245).B. Uluslararası Hukuk İlgili uluslararası hukuk için bkz. Ziynet Benli [GK], B. No: 2019/23977, 15/2/2023, §§ 29-31).