2. Ceza Dairesi 2024/13781 E. , 2025/2661 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/107 E., 2020/185 K. I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2024 tarihli ve KYB-2024/96232 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; 1-Adlî sicil kaydında suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan tayin olunan 5 ay 5 gün kısa süre
**2. Ceza Dairesi 2024/13781 E. , 2025/2661 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2019/107 E., 2020/185 K. I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2024 tarihli ve KYB-2024/96232 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; 1-Adlî sicil kaydında suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan tayin olunan 5 ay 5 gün kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, 2-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ile Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiili işlediği sırada 15-18 yaş gurubu içerisinde bulunduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, Mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında, 3-Konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan suça sürüklenen çocuğun 4.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Güroymak Asliye Ceza Mahkemesinin 19/02/2015 tarihli ve 2014/281 esas, 2015/57 sayılı kararının, yalnızca suça sürüklenen çocuk tarafından temyiz edildiği cihetle, anılan adli para cezasının 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk lehine infaz bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 13/05/2019 tarihli ve 2018/14356 esas, 2019/7890 karar sayılı bozma ilamı sonrasında, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının 4.000,00 Türk lirası adlî para cezası üzerinden infazına karar verilmesi yerine, verilen cezanın bozma ilâmı öncesindeki 4.000,00 Türk lirası adlî para cezasına indirilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Suça sürüklenen çocuğun inceleme dışı suça sürüklenen çocuk S.G. ile birlikte suç tarihinde gece vakti sayılan saat 21.00 sıralarında şikâyetçinin iş yerine girerek çeşitli giyim eşyalarını çaldığı olayda, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143/1, 116/4 ve 119/1-c maddelerinde düzenlenen hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarını oluşturduğu ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarihli ve 2012/1247 Esas, 2012/1842 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; aynı Kanun'un 142/1-b, 143; 116/4 ve 119/1-c maddelerinde düzenlenen “suçların gece vakti ve birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi”nin hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarının daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli halleri olması nedeniyle, aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında aynı Kanun'un 66/1-d ve 66/2 maddelerine göre hesaplanan 10 yıllık olağan ve aynı Kanun'un 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede; 1. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olup, suçu işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Yargıtay(Kapatılan) 13. Ceza Dairesinin 13.05.2019 tarihli bozma ilamından önce verilen ve yalnızca suça sürüklenen çocuk tarafından temyiz edilen 19.02.2015 tarihli kararda suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 31/3, 62, 50 ve 52. maddeleri uyarınca iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan hükmolunan 4.000,00 TL adlî para cezasının 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun 326/son maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk lehine infaz bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma üzerine suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 116/4, 119/1-c, 31/3 ve 62. maddeleri maddeleri uyarınca hükmolunan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının 4.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infazı yerine, verilen cezanın da bozma ilamı öncesindeki 4.000,00 TL adlî para cezasına indirilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Güroymak Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2020 tarihli ve 2019/107 Esas, 2020/185 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/3. maddesi gereği, aleyhe sonuç doğurmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.