12. Ceza Dairesi 2012/27615 E. , 2013/21009 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Hakaret, bilişim sistemine girme, tehdit, özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : TCK'nın 125/1, 43/1, 62/1, 52/2; 125/1, 43/1, 62/1, 52/2; 106/1-1, 43/1, 62/1, 53/1; 106/1-1, 43/1, 62/1, 53/1; 134/1-2, 62/1, 53/1; 134/2, 62/1, 53/1; 243/1, 62/1, 52/2; 54/1. maddeleri gereğince mahkumiyet Hakaret, bilişim sistemine girme, tehdit, özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın mahkumiyetine il
**12. Ceza Dairesi 2012/27615 E. , 2013/21009 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Hakaret, bilişim sistemine girme, tehdit, özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : TCK'nın 125/1, 43/1, 62/1, 52/2; 125/1, 43/1, 62/1, 52/2; 106/1-1, 43/1, 62/1, 53/1; 106/1-1, 43/1, 62/1, 53/1; 134/1-2, 62/1, 53/1; 134/2, 62/1, 53/1; 243/1, 62/1, 52/2; 54/1. maddeleri gereğince mahkumiyet Hakaret, bilişim sistemine girme, tehdit, özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: A) Hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL'ye kadar (2000 TL dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL dahil) adli para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla; 23.07.2009 tarihinde hakaret suçundan ayrı ayrı verilen 1860 TL'den ibaret mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiilerinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE, B) Bilişim sistemine girme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, bir süre duygusal boyutta arkadaşlık ilişkisi içerisinde bulunduğu katılan ...'ya ait MSN adresinin internet şifresini, arkadaşlıkları sona erdikten sonra, hakkı bulunmadığı halde kullanmak suretiyle bilişim sistemindeki katılana özel kısma girdiği ve burada yer alan katılanın tanıdıklarının elektronik posta adreslerine ileti gönderecek kadar süreyle hukuka aykırı olarak sistemde kalmaya devam ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında TCK'nın 243/1. maddesinde düzenlenen bilişim sistemine girme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafilerinin sübuta, ceza miktarına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına, hükmedilen adli para cezasının ertelenmemesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, C) Katılan ...'e yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, abonesi olduğu telefon hattından, ayrılmış olduğu kız arkadaşının babası olan katılan ...''in kullanımındaki cep telefonuna, bir suç işleme kararının icrası kapsamında ve değişik zamanlarda, “erkeksen gel sık kafama, yoksa ben size sıkarım...seni öldürürüm” şeklinde ve benzeri ifadelerle, katılanın hayatına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle ve onun üzerinde objektif olarak ciddi bir korku yaratmaya elverişli nitelikte mesajlar göndermek suretiyle üzerine atılı TCK'nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunu işlediği anlaşılmakla, sanık müdafiilerinin sübuta, ceza miktarına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına, hükmedilen hapis cezasının ertelenmemesine ve adli para cezasına çevrilmemesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, Sanığın TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 53. maddesinin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturacak biçimde hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 1 numaralı hükmün hak yoksunluğu uygulamasına ilişkin son paragrafının, “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanunun 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanunun 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilmesine kadar, diğer kişiler bakımından TCK'nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde düzeltilmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, D) Katılan ...'ya yönelik tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafilerinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, Dosya kapsamına göre; sanığın, 02.02.2008 tarihli elektronik iletide, katılana hitaben, “yaşadığım sürece senin hayatında olacağım ve seni mahvetmek için elimden gelen her şeyi yapacağım...ben ölmeden benden kurtulamayacaksın...karşıma geçip yalvaracaksın ...., yeter yapma diye yalvaracaksın...bu dünyada benden kurtulamayacaksın...” şeklindeki ifadelerle gerçekleştirdiği tehdit nasıl bir ağırlıkta olacağını açık ve net olarak bildirmeyip, genel anlamda ona kötülük yapıp zarar vereceği düşüncesini uyandıracak sözlerle katılanı tehdit ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında TCK'nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen tehdit suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de: 1- Katılana yönelik tehdit içeren ifadelerin aynı elektronik iletide yazılmaları nedeniyle zincirleme suç koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, hükmedilen temel cezada, TCK'nın 43/1. maddesi gereğince artırım yapılmak suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesi, 2- Sanığın TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 53. maddesinin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturacak biçimde hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, E) Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince; 1- Özel hayata ilişkin görüntülerin kaydedilmesi eylemiyle ilgili olarak yapılan incelemede: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiilerinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, Sanığın elektronik iletilerle başkalarına gönderdiği ve kısa mesajlarda bahsettiği görüntüler olduğu belirtilip, katılan vekilince dosyaya ibraz edilen CD içeriğine göre; müzik çalan bir ortamda yan yana oturmakta olan sanık ile katılan ...'nun öpüşmeye başlayıp, günlük kıyafetleri üzerinden, birbirlerinin erojen bölgelerine dokunmak suretiyle cinsel tatmine yönelik davranışlar içerisine girdikleri ana ilişkin uygunsuz görüntülerinin kayıt altına alındığı anlaşılmakta ise de; kayıt cihazının sanık tarafından katılanın önünde açılması, cihaz yerleştirilirken katılanın bakışlarının bu noktaya odaklanması, cihazın kapanışı sırasında sanık ve katılanın birlikte hareket etmeleri karşısında, başka bir görüntü kaydının da ele geçirilmediği dikkate alındığında, söz konusu çekimin katılanın bilgisi ve rızası dahilinde gerçekleşmesi nedeniyle TCK'nın 134/1-2. cümlesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının somut olayda gerçekleşmediği ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de: Sanığın TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 53. maddesinin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturacak biçimde hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 2- Özel hayata ilişkin görüntülerin ifşa edilmesi eylemiyle ilgili olarak yapılan incelemede: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan ... tarafından aldatıldığını düşünen sanığın, arkadaşlıklarının sona ermesi üzerine, katılanın cinsel içerikli uygunsuz görüntülerini, onun bilgisi ve rızası dışında, katılanı tanıyanların elektronik posta adreslerine göndermek suretiyle üzerine atılı TCK'nın 134/2. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediği anlaşılmakla, sanık müdafiilerinin sübuta, ceza miktarına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına, hükmedilen hapis cezasının ertelenmemesine ve adli para cezasına çevrilmemesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, Sanığın TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 53. maddesinin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturacak biçimde hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 4 numaralı hükmün hak yoksunluğu uygulamasına ilişkin son paragrafının, “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (b), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanunun 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanunun 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilmesine kadar, diğer kişiler bakımından TCK'nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde düzeltilmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.