Başvuru, hükümlü olan başvurucu tarafından hazırlanan kitap taslağının, talebi doğrultusunda avukatına gönderilmeyerek ceza infaz kurumu idaresince el konulması nedeniyle ifade özgürlüğünün, bilirkişinin tarafsız olmaması ve bilirkişi raporuna karşı itirazlarını sunma imkânının tanınmaması nedeniyle ise adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; hükümlü olan başvurucu tarafından hazırlanan kitap taslağının, talebi doğrultusunda avukatına gönderilmeyerek ceza infaz kurumu idaresince el konulması nedeniyle ifade özgürlüğünün, bilirkişinin tarafsız olmaması ve bilirkişi raporuna karşı itirazlarını sunma imkânının tanınmaması nedeniyle ise adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 7/3/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, başvuru tarihinde devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak suçundan hükümlü olarak Nazilli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) bulunmaktadır. Başvurucu kurumda yazdığı, Demokratik Uygarlık Perspektifinde Bir İslam Sentezi ve Yüzyıl Kadrolaşması Olarak Apocu Akademik Kadro isimli kitap taslaklarını kapalı zarf içerisinde avukatına gönderilmesi talebiyle İnfaz Kurumu idaresine teslim etmiştir. İnfaz Kurumu idaresi söz konusu kapalı zarfın alıcısına gönderilip gönderilemeyeceği hususunda Nazilli İnfaz Hâkimliğinden (İnfaz Hâkimliği) görüş istemiştir. İnfaz Hâkimliği 12/9/2013 tarihinde söz konusu talebin Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılması gerektiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığı, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün (Tüzük) maddesi uyarınca başvurucuya ait kapalı zarf içerisinde örgütsel doküman veya konusu suç teşkil edebilecek belgeler bulunup bulunmadığı yönünden İnfaz Hâkimliği tarafından inceleme yapılmasını talep etmiştir. İnfaz Hâkimliği, Nazilli İlçe Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne yazdığı müzekkere ile zarftaki belgelerin içeriği hakkında bilirkişi incelemesi talep etmiştir. İnfaz Hâkimliği kararına göre hazırlanan bilirkişi raporunda kapalı zarf içerisindeki belgenin, A4 ve A5 ebatında pelur kâğıt üzerine gözle okunamayacak derecede küçük yazı karakterleriyle ve tükenmez kalemle yazıldığı belirtilmiştir. Raporda ayrıca söz konusu taslaklarda, PKK terör örgütünün nasıl kurulduğu ve gelinen sürecin anlatıldığı, politik ve örgütsel olarak KCK modelinin inşa edilmesinin gerekliliği ile örgütsel eğitime ilişkin bildirilere yer verildiği ifade edilmiştir. İnfaz Hâkimliği, bu itibarla örgüt propagandası niteliği taşıyan evrakın, Tüzük'ün maddesi uyarınca alıcısına gönderilmemesine ve Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edilmesine karar vermiştir. Başvurucu, İnfaz Hâkimliği kararına itiraz etmiştir. İtirazı inceleyen Nazilli Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) Demokratik Uygarlık Perspektifinde Bir İslam Sentezi başlıklı taslak yönünden itirazı kabul etmiştir. Mahkeme anılan taslağın, başvurucunun başka bir ceza infaz kurumundan Nazilli İnfaz Kurumuna nakli esnasında okunarak üzerine görüldü kaşesi vurulduğunu, dolayısıyla bu taslak yönünden Tüzük'ün maddesindeki şartların oluşmadığını belirtmiştir. Yüzyıl Kadrolaşması Olarak Apocu Akademik Kadro başlıklı taslak yönünden ise Mahkeme, İnfaz Hâkimliği kararının usul ve yasaya uygun olduğundan bahisle itirazı reddetmiştir. Ret kararı başvurucuya 5/2/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 7/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvuru konusu olayın meydana geldiği tarihte 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Avukat ve noterle görüşme hakkı" kenar başlıklı maddesinin (4) numaralı fıkrası şu şekildedir:"(4) Avukatların savunmaya ilişkin belgeleri, dosyaları ve müvekkilleri ile yaptıkları konuşmaların kayıtları incelemeye tâbi tutulamaz. Ancak, 5237 sayılı Kanunun 220 nci, İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü ve Beşinci Bölümlerinde yer alan suçlardan mahkûm olan hükümlülerin avukatları ile ilişkisi; konusu suç teşkil eden fiilleri işlediğine, infaz kurumunun güvenliğini tehlikeye düşürdüğüne, terör örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının örgütsel amaçlı haberleşmelerine aracılık ettiğine ilişkin bulgu veya belge elde edilmesi halinde, Cumhuriyet Başsavcılığının istemi ve infaz hâkiminin kararıyla, bir görevli görüşmede hazır bulundurulabileceği gibi bu kişilerin avukatlarına verdiği veya avukatlarınca bu kişilere verilen belgeler infaz hâkimince incelenebilir. İnfaz hâkimi belgenin kısmen veya tamamen verilmesine veya verilmemesine karar verir. Bu karara karşı ilgililer, 4675 sayılı Kanuna göre itiraz edebilirler."Yukarıda yer verilen fıkranın 3/10/2016 tarihli ve 676 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (Olağanüstü Hal Kararnamesi), 1/2/2018 tarihli ve 7070 sayılı Olağanüstü Hal Kararnamesi'nin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un maddesiyle aynen kabul edilerek kanunlaşan maddesiyle değiştirilen hâli şu şekildedir:"Görüşme sırasında; hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmaya ilişkin olarak kendilerinin tuttukları kayıtlar incelenemez; hükümlünün avukatı ile yaptığı görüşme dinlenemez ve kayda alınamaz." Tüzük'ün maddesinin ilgili bölümleri şu şekildedir:" ... (2) Hükümlülerin avukat ile görüşmesinde aşağıdaki kurallar uygulanır: ... c) Avukatların savunmaya ilişkin belgeleri, dosyaları ve müvekkilleri ile yaptıkları konuşmaların kayıtları incelemeye tâbi tutulamaz. Hükümlü ile görüşmek üzere kuruma gelen avukatların, yanlarında bulundurdukları belge ve dosyaların savunmaya ilişkin olup olmadıkları konusunda kendilerinden yazılı beyanları alınır. Savunmaya ilişkin olduğu beyan edilen belge ve dosyalar, her ne suretle olursa olsun incelenemez. Hükümlü ile doğrudan ilişkisi olmak koşulu ile avukatın yanında getirmiş olduğu ve bir hukuki uyuşmazlık konusunu oluşturan belge ve dosyalar hakkında da aynı hükümler uygulanır. 5237 sayılı Kanunun 220 nci maddesinde, İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü ve Beşinci Bölümlerinde yer alan suçlardan mahkûm olan hükümlülerin avukatları ile ilişkisinde avukatın savunmaya ilişkin olduğunu beyan ettiği belge ve dosyalar fiziki olarak aranabilir. Konusu suç teşkil eden fiilleri işlediğine, infaz kurumunun güvenliğini tehlikeye düşürdüğüne, terör örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının örgütsel amaçlı haberleşmelerine aracılık ettiğine ilişkin bulgu veya belge elde edilmesi halinde, Cumhuriyet başsavcılığının istemi ve infaz hâkiminin kararıyla, bir görevli görüşmede hazır bulundurulabileceği gibi bu kişilerin avukatlarına verdiği veya avukatlarınca bu kişilere verilen belgeler infaz hâkimince incelenebilir. İnfaz hâkimi belgenin kısmen veya tamamen verilmesine veya verilmemesine karar verir. Bu karara karşı ilgililer, 4675 sayılı Kanuna göre itiraz edebilirler." 5275 sayılı Kanun'un maddesinin (4) numaralı fıkrası şu şekildedir:"Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir."