T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1205 - 2025/1395 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1205 KARAR NO : 2025/1395 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/07/2024 NUMARASI : 2021/491 Esas - 2024/516 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 13/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 13/11/2025 Mahalli mahkemesince veril…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1205 - 2025/1395 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1205 KARAR NO : 2025/1395 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/07/2024 NUMARASI : 2021/491 Esas - 2024/516 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 13/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 13/11/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 21/11/2020 tarihinde davalının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortaladığı ... plakalı aracın sürücüsünün kusurlu olarak sebep olduğu trafik kazasında yaralandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik ve 100,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın 09/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 26/03/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile, geçici bakıcı gideri tazminatı talebini 5.478,29 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 938,93 TL'ye ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 296.480,00 TL'ye yükselttiğini bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, davacının Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 13. fıkrası gereğince başvuru dava şartı eksikliğini yerine getirmediğinden davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, dava konusu trafik kazasının oluşumunda sigortalı aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığını ve davanın haksız olduğunu savunarak, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, Akyurt Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğünün 23/08/2021 tarihli cevabi yazısı ile davacıya dava konusu trafik kazasından dolayı 8.100,00 TL geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığının bildirildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın 30/12/2021 tarihli rapor ile davacının yaralanmasının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engel oranının %5 olduğu, 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı ve Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin 12. maddesine göre devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığının bildirdiğini, trafik bilirkişisi raporunda dava konusu trafik kazasının oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın %70, davacının %30 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği gerekçesiyle; "Davanın kabulüne, 296.480,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 938,93 TL geçici iş göremezlik tazminatının ve 5.478,29 TL bakıcı gideri tazminatının 09/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta AŞ. vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu kazadaki kusur durumunun tespiti için Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan kusur raporunda davacının %100 kusurlu olduğu belirtilmesine rağmen müvekkil şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsünün %70 kusurlu olduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğunu, huzurdaki dosyadan kusur oranlarının tespiti için Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan raporda müvekkil şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsü ...'ın KUSURSUZ olduğu, davacı ...'ın %100 kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, ancak yerel mahkeme tarafından bu rapora itibar edilmediğini ve dosyada bulunan diğer kusur raporuna göre %70 kusur oranı üzerinden karar oluşturulduğunu, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, karara esas alınan maluliyet raporunda belirtilen maluliyet oranının hatalı olduğunu, raporda belirtilen %5 maluliyet tespitinin içerisinde, davacının psikolojik durumu ve skar izleri de dahil edildiğini, post travmatik sendrom ve skar izleri dikkate alınmaksızın alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, davacı ... için karara esas alınan maluliyet raporu ile ilgili olarak müvekkil şirket tarafından medikal inceleme raporu aldırıldığını, raporda; "Maluliyet tespitinin içerisinde, davacının psikolojik durumu ve skar izleri de dahil edilmiştir. Post travmatik sendrom ve skar izleri dikkate alınmaksızın alınan maluliyet raporu hatalıdır." denildiğini, yerel mahkemenin kararına dayanak gösterdiği bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bilirkişi raporu ile ilgili olarak müvekkil şirket tarafından yaptırılan aktüer incelemesinde aşağıda belirtilen hususların düzeltilmesi halinde ... için hesaplanan tazminat tutarının bilirkişi tarafından hesaplanandan daha düşük olacağının tespit edildiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu, aktüeryal irat formülü ve %1,8 teknik faiz oranına göre sürekli sakatlık tazminat tutarının 203.024,32-TL olarak hesaplandığını, PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Progressif Rant Yöntemine göre sürekli sakatlık tazminat tutarının 261.739,63 TL olarak hesaplandığını, yukarıda belirtilen rakamlar hatır taşıması indirimi yapılmadan hesaplanan miktarlar olduğunu, kararda ZMSS Genel Şartları gereği geçici iş göremezlik tazminatı teminat kapsamı dışında olduğu halde müvekkil şirket aleyhine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedildiğini, hatır ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Mahkemece verilen karardaki kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf eden tarafların sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Kusura ilişkin olarak, her ne kadar davalı vekili istinaf dilekçesinde Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporla hükme esas alınan rapor arasındaki çelişkinin giderilmediği belirtilmişse de, dosyada Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapor bulunmadığı, hükme esas alınan raporda; olay tarihinde davalı ... Sigorta AŞ ile Zorunlu Mali Mesuliyet sigortalı bulunan ... marka ... plakalı kamyonun dava dışı sürücüsü ...’ın %70 (yüzde-yetmiş) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...; dava konusu kendisinin ve dava dışı aracında bulunan yolcusunun yaralanmasıyla meydana gelen dava dışı çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda %30 (yüzde-otuz) oranında kusurlu olduğunun belirtildiği raporun dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Maluliyete ilişkin olarak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda; “Yargıtay 17. İlukuk Dairesi'nin 11/03/2021 Tarih, 2020/7120 Esas ve 2021/2627 Karar nolu kararı doğrultusunda, şahsın maluliyet hesaplamasında olay tarihinde yürürlükte olan 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik esas alındığında, şahıstaki alt ekstremite uzunluk farkı için Kas İskelet Sistemi Tablo 3.3'e göre engel oramı %3, şahıstaki sağ uyluk atrofisi için Kas İskelet Sistemi, Tablo 3.5'e göre engel oranı %2 olup engel oranları balthazard formülü ile toplandığında kişinin engel oranı; % 5(yüzdebeş) olarak hesaplanmıştır.” denildiği her ne kadar davalı vekili istinaf dilekçesinde; “Maluliyet tespitinin içerisinde, davacının psikolojik durumu ve skar izleri de dahil edilmiştir.” denilmişse de bu durumun somut olayla örtüşmediği anlaşılmakta olup maluliyete ilişkin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. Hatır taşımasına ilişkin olarak, hatır taşımasına ilişkin savunma bir defi olduğundan mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi bu hususun resen araştırılması ve tartışılması gerekmediğinden hatır taşımasının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekmekte olup, mahkemece resen nazara alınamaz (Yargıtay 4. HD 2021/6947 - 2021/11267). Somut olayda ise cevap dilekçesinde hatır taşıması ileri sürülmediğinden indirim yapılmamış olması yerinde bulunmuştur. Müterafik kusur konusunda ise, Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582). Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418). Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında kusurlu olması aranmaktadır. Somut olayda, davacının yaralanmasının niteliği ve emniyet kemeri takılı olup olmadığı yönünde bir belirleme bulunmadığı anlaşılmakla, müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin olarak, 2918 sayılı Yasa'nın 92. maddesinde, geçici iş göremezlik tazminatından kaynaklanan zararlarının sigorta teminat dışında tutulmamış olmasına, 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde SGK'nın tedavi giderlerinden sorumluluğunun, Kanun ile belirlenen tedavi giderleri ile sınırlı olmasına, geçici iş göremezlik talebinin bu kapsamda olmamasına, Kanun ile sınırları belirlenen SGK'nın sorumluluğunun Genel Şartlar ile genişletilebilmesinin veya daraltılabilmesinin yasal olarak mümkün olmamasına göre davalı sigorta vekilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Hükme esas alınan hesap raporunun, yerleşik içtihatlar kapsamında TRH 2010 Tablosu ve Progressif Rant Yöntemine göre düzenlendiği, SGK'dan gelen cevap doğrultusunda ödenen geçici işgöremezlik ödeneğinin hesaplanan tazminattan mahsup edildiği anlaşıldığından, hesap raporuna ilişkin istinaf sebepleri de yerinde bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılması gereken 20.690,91 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 5.172,72 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 15.518,19 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 4-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 13/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.