1. Hukuk Dairesi 2012/4662 E. , 2012/8144 K. "" MAHKEMESİ : YATAĞAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/01/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava ve birleşen davalar, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve …
**1. Hukuk Dairesi 2012/4662 E. , 2012/8144 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : YATAĞAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/01/2012 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava ve birleşen davalar, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme neticesinde davalılardan torun V.’ye temlik edilen 47 parsel sayılı taşınmaz temlikinin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanmak suretiyle, bu parsel yönünden davanın kabulünde ve davalı torun V.’nin murisin mirasçısı olmaması, babasının yani diğer davalı M.’nın mirasçı konumunda bulunması, nedeniyle V.bakımından denkleştirme savunması üzerinde durulmamasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı V.’nin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir, Reddine. Davalı M.’nın temyiz itirazına gelince, davacılar miras bırakan V.’nin davalı M.’ya 48 parsel sayılı taşınmaz bakımından yapmış olduğu temlikin muvazaalı olduğunu ileri sürmüşler, buna karşı davalı M., murisin gerçek iradesinin mal kaçırma olmayıp tüm mirasçılarına sağlığında malvarlığını paylaştırma kaydı ile hareket ettiğini savunmuş, 16.11.2011 tarihli dilekçesinde davacılara verilen mal ve haklara ilişkin beyanda bulunmuştur. Ne var ki mahkemece, bu yönde hükme elverişli bir araştırma ve inceleme yapıldığını söyleyebilme imkanı yoktur. Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26.maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.