T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/162 KARAR NO : 2026/464 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.10.2025 NUMARASI : 2025/1021 Esas 2025/942 Karar DAVANIN KONUSU : Zayi Belgesi Verilmesi KARAR TARİHİ : 17.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17.03.2026 İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.10.2025 tarih 2025/1021 Esas 2025/942 Kara…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/162 KARAR NO : 2026/464 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.10.2025 NUMARASI : 2025/1021 Esas 2025/942 Karar DAVANIN KONUSU : Zayi Belgesi Verilmesi KARAR TARİHİ : 17.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17.03.2026 İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.10.2025 tarih 2025/1021 Esas 2025/942 Karar sayılı kararının Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, davacı şirkete ait Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri 10.09.2025 tarihinde çalınmış olup zayi belgesi verilmesini talep etmek gerektiğini, VUK.'un 253. maddesinde; "Bu kanuna göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar, tuttukları defterlerle üçüncü kısımda yazılı vesikaları, ilgili bulundukları yılı takibeden takvim yılından başlıyarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar." hükmünün yer aldığını, açıklanan madde hükmüne göre, VUK. Uyarınca defter tutmak zorunda olanlar; tuttukları defterleri, Alış ve satış faturalarını, sevk irsaliyelerini, fatura yerine geçen perakende satış fişlerini, makineli kasaların kayıt rulolarını, giriş ve yolucu taşıma biletlerini, gider pusul ve müstahsil makbuzlarını, serbest meslek makbuzlarını, ücret bordrosu ve bordro yerine geçen belgeleri, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listelerini, yazdıkları ve aldıkları mektup, telgraf ve hesap özetlerini, gönderilen ve gelen muhasebe evraklarını, mukavelename, taahhütname, kefaletname, Mahkeme ilamları gibi hukuki vesikalarla, karar örnekleri, vergi makbuzları gibi vergi evrakını, ilgili bulundukları yılı takip eden takvim yılından başlayarak beş yıl süre ile muhafaza etmek zorunda olduklarını, diğer taraftan, özel hesap dönemine tabi mükelleflerin defter ve belgeleri muhafaza süreleri, özel hesap döneminin sona erdiği takvim yılını izleyen yıldan itibaren beş yıl olduğunu, Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri, her ne kadar işletmenin muhasebesiyle ilgili olmasa da Türk Ticaret Kanunu'nun Defter Tutma Yükümlülüğü başlıklı 64. maddesi gereğince ticari defter olarak kabul edilmekte olduğunu, her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, Türk Ticaret Kanunu'na göre açıkça görülebilir şekilde ortaya koymak torunda olduklarını, defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulması gerektiğini, işletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesini defterlerden izlenebilmesinin gerektiğini, şirkete ait Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defterinin kaybolduğunu, davacı şirketin defterinin çalındığını düşünmekte olup bu sebeple Alsancak Polis Merkezi Amirliği'ne başvurduğunu, ancak davacı şirketin elinde hırsızlığa ilişkin yeterli delil bulunmadığından müracaat formu şeklinde tutanak tutulduğunu, tutanağın dosya dava dilekçesi ekinde sunduklarını, açıklanan nedenlerle belgelerin zayi olduğuna dair zayi belgesinin verilmesinin talep ettiklerini, davacı şirkete ait Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defteri hırsızlık nedeniyle Zayi Olduğundan, TTK. madde 82/7 Fıkrası uyarınca Mahkemeden, zayi olan belgelere ilişkin olarak Zayi belgesi düzenlenmesinin gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerden dolayı ve Mahkemece re'sen tespit edilecek nedenlerle, Genel Kurul Toplantı ve Müzakere Defterinin Zayi Olduğuna dair davacı şirkete Zayi belgesi verilmesini vekil adına dava ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin faaliyet adresinde bulunan ve zayi belgesi verilmesi edilen belgelerin 10.09.2025 tarihinde çalındığının beyan edildiği, davanın 24.10.2025 tarihinde açıldığı, davanın 30 günlük hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı bu nedenle hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince verilen kararın yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, tarafların sundukları belgelerdeki açık yazı ve hesap hatalarının karar verilinceye kadar düzeltilebileceğini, dava dilekçesinde kaybolma tarihinin sehven 10.09.2025 olarak belirtildiğini ancak dava dilekçesi ekinde yer alan Alsancak Polis Merkezi Müracaat Formunda kaybolma tarihinin 01.10.2025 olarak gösterildiğini, bu durumda resmi belgeyle çelişir şekilde yer alan tarihin açık yazım hatası olduğu ve bu tarihe göre hüküm kurulmaması gerektiğini, mahkemece sehven hatalı yazılan tarih dikkate alınarak karar verildiğini ancak mahkemece bu hususun dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, mahkemenin dava dilekçesindeki tarih ile müracaat formundaki tarih arasındaki farklılığa ilişkin çelişkinin giderilmesi istenilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava, zayi belgesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 05.07.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesine göre; bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa; tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren, otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Maddede düzenlenen otuz günlük süre hak düşürücü süredir. Eldeki dava 24.10.2025 tarihinde açılmıştır. Dava dilekçesi ekinde bir sureti bulunan 10.10.2025 tarihli müracat formunda dava konusu ticari defterin kaybolduğuna dair 01.10.2025 tarihinin gösterildiği, dava dilekçesinde ise 01.09.2025 tarihinin kaybolma tarihi olarak belirtildiği görülmüştür. Bu durumda dava dilekçesinde belirtilen tarih ile delil olarak dayanılan belgede gösterilen tarihler arasında farklılık bulunduğundan mahkemece kaybolmanın öğrenildiği tarih hususunda gerekirse davacıdan delil göstermesi de istenerek çelişkinin giderilmesi ve davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının anlaşılması halinde davacı tarafın zayi sebebi olarak ileri sürdüğü delil ve belgeler incelenmek suretiyle işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Bu durumda, ilk derece mahkemesince verilen kararda, dava şartlarına aykırılık bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.10.2025 tarih 2025/1021 E. - 2025/942 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere 17.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.