Başvuru, il özel idaresine karşı açılan alacak davasında keşif yapılmaması, kararın usul ve kanuna aykırı olması, yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; il özel idaresine karşı açılan alacak davasında keşif yapılmaması, kararın usul ve kanuna aykırı olması, yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 29/04/2014 tarihinde yapılmıştır.Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş sunulmayacağını bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü (13/1/2005 tarihli ve 5286 sayılı Kanun hükümleri gereği kapatılmıştır.) Şırnak sınırları dâhilinde Kuzey Irak sınırında acil ve öncelikli olarak terörist sızmalarını önlemek için sınır güvenlik ve kontrol sistemi yol inşaatı yapımı amacı ile 17/9/1998 tarihinde ihale düzenlemiştir. Söz konusu ihaleyi Nur-Ak Ltd. Şti. (Şirket) kazanmış ve taraflar arasında 6/11/1998 tarihinde sözleşme imzalanmıştır. Başvurucu 18/11/1998 tarihinde işe başlamıştır. Devam etmekte olan iş idare tarafından 2004 yılı programına alınmayarak durdurulmuş, bitmiş iş gibi işlem yapılarak 21/7/2004 tarihinde geçici kabul yapılmış, kesin hak ediş başvurucu tarafından 7/6/2004 tarihinde idareye gönderilmiştir. İdare tarafından 8/7/2004 tarihli yazı ile projede yer almayan birtakım masrafların kesin hesaba dâhil edildiği belirtilerek düzeltilmesi için başvurucuya iade edilmiş, daha sonra idare tarafından tanzim ve tasdik olunan kesin hak ediş başvurucunun 9/3/2005 tarihli yazısında belirttiği ihtirazi kayıtla imzalanmıştır.Başvurucu, idare tarafından kesin hak edişten çıkarılan proje kapsamında yaptığı işlerin bedelinin tahsili talebiyle 26/4/2005 tarihinde Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinde alacak davası açmıştır. Başvurucu, keşif deliline dayanmış; Mahkeme 6/12/2005 tarihli celsede aldığı keşif kararı gereği Uludere Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazmış, güvenlik gerekçesi nedeniyle keşfin yapılamaması üzerine 7/3/2007 tarihli celsede dosyanın bilirkişilere tevdi ile rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme 6/5/2009 tarihli kararında taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi'nin maddesi ve davacının davalı tarafından bitmiş iş gibi işlem yapılmasına ses çıkarmaması karşısında davacının ihzarat bedeli isteyemeyeceğini, projede öngörülmeyen kazı imalatının davacının davalı idareye başvurarak bu işi kapsama aldırmadığını, bu nedenle işinek iş olarak değerlendirmesinin mümkün olmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Başvurucunun temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 9/12/2010 tarihli kararında, Mahkemenin başvurucunun yaptığı işin kesin hesabından kalan miktarı dava ettiğini belirttiği ancak dosya içeriğine göre başvurucunun dava konusu yaptığı miktarın sözleşme dışı fazla iş bedeli olduğu, dolayısıyla sözleşme dışı iş olarak kabul edilebilecek bu bedeli karar altına alması gerekirken davayı reddetmesinin doğru olmadığı belirtilerek hüküm bozulmuştur. Davalı idare tarafından yapılan karar düzeltme talebi aynı Dairenin 8/3/2012 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Bu arada başvurucu 21/5/2012 tarihli temlikname ile başvuru konusu dava dosyasındaki alacağın 000 TL'lik kısmı ile yargılama sonucu bu orana hükmedilecek faiz bedelleri ile birlikte toplamını isimli şahsa gayrikabili rücu ile devir ve temlik etmiştir. Bozma kararına uyan Mahkeme 26/6/2012 tarihli kararı ile Yargıtay Hukuk Dairesinin bozma ilamında belirtilen hususları dikkate alarak keşif yapılmaksızın dosya üzerinden alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Karar davalı tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay Hukuk Dairesi 10/6/2013 tarihli kararı ile hükmü onamıştır. Davalının karar düzeltme talebi aynı Dairenin 3/2/2014 tarihli kararı ile reddedilmiş ve hüküm bu tarih itibarıyla kesinleşmiştir. Ret kararı başvurucuya 1/4/2014 tarihinde tebliğ edilmiş, 29/4/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.