Başvuru, mahpus hakkında disiplin cezası verilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, mahpus hakkında disiplin cezası verilmesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucunun silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan 20/7/2016 tarihinde tutuklanmasına karar verilmiştir. Başvurucu, başvuru tarihinde hükümözlü olarak Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) bulunmaktadır. Başvurucunun babası adına kayıtlı hat üzerinden 20/11/2019 tarihinde haftalık telefon görüşmesi yaptığı esnada kimliği tespit edilemeyen iki kişi ile görüşmeye başladığı, Y. isminde ancak kimliği tespit edilemeyen bir başka kişinin de konferans yoluyla görüşmeye dâhil edildiği Ceza İnfaz Kurumu görevlilerince tespit edilmiştir. Bunun üzerine başvurucu hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır. Soruşturma neticesinde, kurumda korku, kaygı ve panik oluşturacak davranışta bulunduğu gerekçesiyle başvurucu hakkında bir ay süreyle ziyaretçi kabulünden yoksun bırakma cezası verilmiştir. 5/12/2019 tarihinde verilen kararın gerekçesinde, başvurucunun telekonferans yöntemiyle kimliği belirlenemeyen kişilerle görüşme yapmasının kurumda kaygıya sebebiyet verdiği ifade edilmiştir. Başvurucu; telefon görüşmesinde suç teşkil edebilecek bir söz ve davranışta bulunmadığını belirterek cezanın kaldırılması talebiyle Silivri İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) şikâyet yoluyla başvurmuştur. Şikâyet dilekçesinde başvurucu; Ceza İnfaz Kurumuna babasının hattı olarak bildirdiği telefon numarası üzerinden ablası ve iki kardeşiyle görüştüğü sırada Y. isimli en küçük kardeşiyle konuşmaya başladığını, akabinde telefon görüşmesinin kesildiğini ileri sürmüştür. Konuşma süresi bittiği için görüşmenin kesildiğini zannettiğini ve görüşme yaptığı kişilerin ise kardeşleri olduğunu vurgulamıştır. Başvurucunun savunmalarında kız kardeşi ve iki erkek kardeşi ile görüştüğünü, görüşmede ismi geçen Y. isimli kişinin erkek kardeşi olduğunu ileri sürdüğü İnfaz Hâkimliği kararında belirtilmiştir. Kararın gerekçesinde ise dosya arasına alınan başvurucuya ait aile nüfus kayıt örneğinde itiraz edenin Y. isimli bir kardeşinin olduğunun görüldüğü ve başvurucunun telekonferans gerçekleştirilmesi konusunda aktif rol almadığı ifade edilmiştir. Sonuç olarak taraflar arasında Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzük'ün maddesinin fıkrasının (g) bendi kapsamında sayılan hâllere vücut veren bir konuşmanın da geçmediği belirtilerek 4/2/2020 tarihinde başvurucunun şikâyetinin kabulüne karar verilmiştir. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı; başvurucunun eyleminin Ceza İnfaz Kurumunun bilgisi, izni ve kontrolü dışında olduğunu, başvurucuya isnat edilen suçun türü de dikkate alındığında asayişi bozabilecek nitelikte olabileceğini, telekonferans yöntemiyle görüşme yapılmasının kurum idaresi üzerinde kaygı uyandıracak bir davranış niteliğinde olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir. Silivri Ağır Ceza Mahkemesi (Ağır Ceza Mahkemesi) tarafından 24/2/2020 tarihli kararla itirazın kabulüne ve İnfaz Hâkimliği tarafından verilen kararın kaldırılmasına hükmedilmiştir. Kesin olarak verilen kararın gerekçesinde; izin verilen kişiden farklı bir kişiyle telefon görüşmesi yapılmasının yasal düzenlemelere aykırı olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca izin verilmeyen kişiyle görüşme yapılmasının hakkın kötüye kullanılması anlamına geldiği ve örgütsel iletişim sağlanmasına yol açabileceği, bu durumun idarenin zafiyet içerisinde bulunduğu telakkisine neden olabileceği belirtilmiştir. Başvurucu, nihai hükmü 30/3/2020 tarihinde öğrendikten sonra 1/4/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.