8. Hukuk Dairesi 2011/1271 E. , 2011/5480 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ile Hazine ve Saraycık Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair...Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 09.12.2010 gün ve 122/997 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı ..., mevki ve sınırları dava dilekçesinde gösterilen bir parça tapusuz taşınmaz…
**8. Hukuk Dairesi 2011/1271 E. , 2011/5480 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil ... ile Hazine ve Saraycık Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair...Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 09.12.2010 gün ve 122/997 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı ..., mevki ve sınırları dava dilekçesinde gösterilen bir parça tapusuz taşınmazın babası .... tarafından imar-ihya edilerek tarım arazisi haline getirildiğini, sağlığında kendisine verdiğini, eklemeli 65-70 yıldan beri malik sıfatıyla davasız aralıksız zilyet olduğunu belirterek adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, çekişmeli yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazın zilyetlik yoluyla kazanılamayacağını, Saraycık Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi ise nizalı yerin mera niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Mahkemece, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüyle 09.11.2011 tarihli krokide B harfi ile gösterilen 3753,25 m2'lik taşınmazın davacı adına tapu siciline tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tescile konu taşınmaz 1962 yılında yapılan tapulama çalışmasında “taşlık” niteliğiyle tespit dışı bırakılmıştır. Yerel bilirkişi ve tanıklar; bu yeri davacının babasının imar-ihya ederek tarım arazisi niteliği kazandırdığını daha sonra taşınmazı sağlığında oğlu davacıya verdiğini eklemeli 20 yılın üzerinde kazanmayı sağlayan zilyetliğin gerçekleştiğini bildirmişlerse de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Az yukarıda belirtildiği gibi Saraycık Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi taşınmazın öncesinin mera olduğunu bildirmiş; bir kısım tanıklar ise bu yerde önceden köy halkının hayvanlarını otlattığını beyan etmişlerdir. Hayvanların otlatıldığı her yer mera sayılmaz ise de mahkemece yöntemine uygun biçimde herhangi bir mera araştırması yapılmamıştır. 4342 sayılı Mera Kanununun 3/b maddesinde, meralar, hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerler olarak tanımlanmıştır. Aynı kanunun 4. maddesi meraların amaçları dışında kullanılamayacağını, kazandırıcı zamanaşımının uygulanamayacağını düzenlemiştir. Böyle yerlerin mera niteliği kanunlarda belirtilen yetkili organlarca değiştirilmedikçe zilyetlikle kazanılamaz ve tapu siciline tescil edilemez.