T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2025/863 Karar No : 2025/2632 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, kullanımlarında olan ve yapı kay…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2025/863 E. , 2025/2632 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2025/863 Karar No : 2025/2632 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, kullanımlarında olan ve yapı kayıt belgesi aldıkları mülkiyeti Gümüşhane Belediyesine ait Gümüşhane İli, Merkez İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel (eski ... ada ... parsel) sayılı taşınmazın, "Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı" olarak belirlenmesine ve imar planı değişikliğine ilişkin Gümüşhane Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... sayılı kararında özetle; 5393 sayılı Kanunun 73. maddesinde kamunun mülkiyetinde veya kullanımında olan yerlerde kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı ilan edilebilmesi ve uygulama yapılabilmesi için ilgili belediyenin talebi ve Cumhurbaşkanınca bu yönde karar alınması şartının arandığı, mülkiyeti Gümüşhane Belediyesine ait uyuşmazlığa konu taşınmazın da dahil olduğu kentsel dönüşüm ve gelişim alanı olarak belirlenen alan içerisinde dini tesis ve park gibi kamunun mülkiyetinde ve kullanımında olan yerler bulunmasına rağmen bahse konu yerlerin kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilan edilebilmesi ve uygulama yapılabilmesi adına davalı idarece yapılmış bir talep doğrusunda alınmış bir Cumhurbaşkanlığı kararının bulunmadığı, öte yandan her ne kadar davalı idarece; "dava konusu Meclis kararı ile plan değişikliğine gidilmediğinden bahisle askı ilanı yapılmadığı" ileri sürülmüş ise de; kentsel gelişim ve dönüşüm projesinin uygulanması adına imar planlarında yapılacak, sınır belirlenmesi şeklinde olanlarda dahil, her türlü değişikliğin 3194 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca ilan edilmesi ve itirazların alınıp karara bağlanması suretiyle dönüşüm alanı sınırlarının kesinleştirilmesi gerektiğinden, kentsel dönüşüm ve gelişim alanı sınırlarının imar planlarına işlenmesine ilişkin olduğu ve usulüne uygun olarak askıya çıkartılarak ilan edilmediği anlaşılan dava konusu Meclis kararında bu yönüyle de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti. İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararda; davacıların uyuşmazlığa konu taşınmaz hazine mülkiyetinde iken anılan taşınmaz üzerine ruhsatsız şekilde ev ve bahçe yaparak kullandıkları, 3194 sayılı İmar Kanunun geçici 16. maddesi kapsamında yapı kayıt belgesi alınmasının uzun yıllardır haksız şagil oldukları durumunu değiştirmeyeceği, Gümüşhane Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının tesis edildiği tarihte davacıların uyuşmazlığa konu taşınmazda mülkiyet hakkı sahibi olmadığı, haksız şagil olma vasıfları bakımından da hukuken korunabilir menfaatlerinin olmadığı, başka bir ifadeyle; dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla davacıların dava konusu taşınmazla mülkiyet bağı bulunmadığı gibi söz konusu taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hakları veya kiralama vs. gibi şahsî (nispî) haklarının da olmadığı, Danıştay Altıncı Dairesinin yerleşik içtihadı uyarınca imar planlarına karşı açılan davalarda bu statüdeki kişilerin meşru menfaat bağının olmaması nedeniyle iptal davası açma ehliyetlerinin bulunmadığı, söz konusu içtihatın dava konusu kentsel dönüşüm ve gelişim alanı ilanı gibi taşınmazın aynına ilişkin idari işlemlere karşı açılan iptal davalarında da geçerli olduğu, her ne kadar davacıların sonradan yapı kayıt belgesi aldıkları ve işbu davanın açıldığı tarih itibarıyla da yapı kayıt belgesi sahibi oldukları görülmekte ise de meşru menfaat bağının dava konusu işlem tarihi itibarıyla bulunmadığı ve bu durumun (sonradan yapı kayıt belgesi almalarının) davacılara fuzulî şâgil oldukları tarihte tesis edilen işleme karşı dava açma ehliyeti sağlamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, anılan Mahkeme Kararının kaldırılmasına, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Yapı kayıt belgelerin usule uygun düzenlenmediği yada bu belgelerin iptal edildiğine dair kararın bulunmadığı, davalı idare ile diğer kamu idarelerinin davacıları güncel ve meşru hak sahibi gördüğü ve kamunun tüm hizmetlerinden yararlandırıldıkları, davacıların uzun yıllardan bu zamana aynı statü içinde bulunduğu ve 3194 sayılı Yasanın geçici 16. maddesi uyarınca hak sahipliklerini kayıt altına aldıkları, dava konusu işlem davacıların güncel ve meşru haklarını etkilediği belirtilerek temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir SAVUNMANIN ÖZETİ: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. İdari dava dairesince dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte davacıların uyuşmazlığa konu taşınmazda mülkiyet hakkı sahibi olmadığı ve söz konusu taşınmaz üzerinde sınırlı ayni haklarının haklarının olmadığı, davacıların sonradan yapı kayıt belgesi aldıkları ve bu davanın açıldığı tarih itibarıyla yapı kayıt belgesi sahibi oldukları, meşru menfaat bağının dava konusu işlem tarihi itibarıyla bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiş olmakla birlikte; 3194 sayılı İmar Kanunun geçici 16. maddesiyle mevzuatımıza giren yapı kayıt belgesi, yapının kullanım amacına yönelik olup kişiye herhangi bir ayni hak sağlamayan kişiye sadece yapıya ilişkin kullanma hakkı veren ve ruhsatsız yapının yıkımını önleyen bir belge olduğu, parselde zilyet veya parsel üzerindeki taşınmazlara ilişkin yapı kayıt belgesi bulunan kişilerin dava açma haklarının bulunmadığı, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin yapı kayıt belgesinin bulunması halinde de mülkiyet ilişkisi bulunmayan davacıların imar planlara karşı dava açmakta meşru ve güncel menfaati bulunmadığı da açıktır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararı hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, anılan Mahkeme Kararının kaldırılmasına, davanın ehliyet yönünden reddine dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : 3194 sayılı İmar Kanununun 18 Mayıs 2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16. maddesi ile eklenen geçici 16. maddesinin birinci fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." hükmüne, dördüncü fıkrasında ise; "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmüne, aynı madddenin sekizinci fıkrasında "Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır."; onuncu fıkrasında "Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır..." hükmüne yer verilmiştir. Başvuranların beyanına göre verilen yapı kayıt belgeleri, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar ilgilisine geçici süreliğine bazı haklar tanımakta, ilgili yapı hakkında 3194 sayılı Kanun uyarınca yaptırım uygulanmasına engel teşkil etmekte, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar, yapı kayıt belgesindeki şekliyle olduğu gibi kullanılmasına imkan tanımakta ayrıca yapı kayıt belgesi düzenlenen belediyelerin özel mülkiyetinde olan taşınmazların, bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla belediyelerce doğrudan satılmasına imkan tanımaktadır. Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri yargı mercilerince yapılmaktadır. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi; kişisel, meşru ve güncel olması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, davacının menfaatlerini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Bu ilişki, uyuşmazlığın niteliğine göre bazen mülkiyet hakkından, bazen de komşuluk hukukundan doğabilmektedir. Sonuç olarak; idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan dava açma ehliyeti iptal davasına konu idari işlemin niteliğine ve dava açanın hukuken korunması gereken menfaatlerine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir. Öte yandan, çevrenin, tarihi ve kültürel değerlerin korunması ve imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda, belde veya semt sakini sıfatıyla açılan davalarda, dava açma ehliyetinin daha geniş yorumlanmak suretiyle belirlenmesi gerektiğine ilişklin Danıştay kararları yerleşik içtihat niteliği kazanmıştır. Dosyanın incelenmesinden; davacılar tarafından dosyaya ... tarih ve ... belge numaralı, ... tarih ve ... belge numaralı, ... tarih ve ... belge numaralı, ... tarih ve ... belge numaralı ve ... tarih ve ... belge numaralı yapı kayıt belgelerinin sunulduğu, yapı kayıt belgelerinin halihazırda iptal edildiğine dair bilgi ve belgenin bulunmadığı, uyuşmazlığa konu taşınmazın "Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı" olarak belirlenmesine ve imar planı değişikliğine ilişkin Gümüşhane Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda; uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin düzenleme getiren dava konusu işlemin, yapı kayıt belgesindeki şekliyle olduğu gibi kullanılmasına imkan tanıyan, 3194 sayılı Kanun kapsamında uygulanabilecek idari yaptırımlara karşı koruma sağlayan, belediyelerin özel mülkiyetinde olan taşınmazların, bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla satın alınmasına olanak sağlayan yapı kayıt belgesi bulunan davacıların menfaatini etkileyeceği dikkate alındığında uyuşmazlığa konu taşınmazın "Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı" olarak belirlenmesine ve imar planı değişikliğine ilişkin dava konusu işleme karşı dava açmada kişisel, meşru ve güncel bir menfaatinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacıların dava açma ehliyeti bulunduğu sonucuna varıldığından, temyize konu bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum. (XX) KARŞI OY : İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir. İptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan ortaya çıkması gerekir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir. İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir. Anayasanın Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler arasında yer verdiği "Çevrenin korunması" hususu, hem herkes için "sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını", hem de "çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek" ödevini tüm vatandaşlar için "hak ve ödev" olarak düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu bağlamda esasen çevre ve kültür varlıklarının korunması, kişilerin sağlıklı bir çevrede yaşamalarının sağlanması için idareye başvuruda bulunulması gerçek kişilerin hak ve ödevlerindendir. Nitekim çevre ve kültürel değerlerin korunması amacıyla kamu yararını yakından ilgilendiren konularda Danıştay içtihatlarıyla belde sakini olmak dava açmak için yeterli görülmüştür. Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından uyuşmazlığa konu taşınmaz üzerinde 40 yıldır evlerinin bulunduğu ve yapı kayıt belgelerinin alındığı ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, imar faaliyetlerinden etkilenen belde sakinlerinin de bu faaliyetler nedeniyle dava açabilecekleri, ayrıca davacıların uyuşmazlığa sayılı taşınmaz üzerinde yapılarının bulunduğu, yıllardır bu taşınmazları zilyet sıfatıyla kullandıkları ayrıca yapı kayıt belgelerinin de bulunduğu hususu da dikkate alındığında uyuşmazlığa konu taşınmazın "Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı" olarak belirlenmesine ve imar planı değişikliğine ilişkin dava konusu işleme karşı dava açmada kişisel, meşru ve güncel bir menfaatinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacıların dava açma ehliyeti bulunduğu sonucuna varıldığından, temyize konu bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum. vergi //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };