8. Hukuk Dairesi 2013/6673 E. , 2013/6357 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ... ile Hazine aralarındaki muhdesat tesbiti davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 26.02.2009 gün ve 410/42 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, dava dilekçesinde davalı Hazineye ait 3340 (yeni 3843) ve 3482 sayılı parseller üzerinde üç k
**8. Hukuk Dairesi 2013/6673 E. , 2013/6357 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ... ile Hazine aralarındaki muhdesat tesbiti davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 26.02.2009 gün ve 410/42 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, dava dilekçesinde davalı Hazineye ait 3340 (yeni 3843) ve 3482 sayılı parseller üzerinde üç kısımdan oluşan çiftlikte vekil edenine ait bir adet ahır, bir adet yığma kargir ev (beyaz), depolar, işçi evleri ve kamelya ile ceviz, fıstık çamı, dallı selvi, çınar ağaçları ve kivi benzeri ağaçlar ile meyve ağaçlarının yer aldığını, büyük emekler ile bunları yetiştirdiğini açıklayarak ... Mevkiinde bulunan 3482 ve 3843 sayılı parseller ile tescil dışı parseller üzerinde üç bölüm halinde kurulu çiftlikte bulunan ağaçlar, binalar ve tüm muhtesatın vekil edenine ait olması nedeniyle zilyetliğinin tespitine, muhtesatın cins, nitelik ve bedel yönünde tespitin yapılmasına beyanlar hanesinde vekil edeninin adına kaydına karar verilmesi istemiştir. Davalı ... vekili, 15.03.2007 tarihli cevap dilekçesi ile temyiz dilekçesinde dava konusu yerlerin Hazine adına tapuda kayıtlı yerler olduğunu, davacının böyle bir davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, Hazine arazisini haksız yere işgal ettiğini açıklayarak davacının davasının reddine, davacıya karşı men’i müdahale ve kal davası açma haklarının saklı tutulmasına, ... Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, teknik bilirkişi krokisinde 4044 sayılı parsel içerisinde kalan A, 4057 parsel kapsamındaki B, 4047 parsel üzerinde C, 4048 parselde E, F, 3843 parselde de G ve H harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümleri üzerinde bulunan bina ve müştemilat ile meyveli ve meyvesiz ağaçların "zilyetliğinin" davalı ...’a ait olduğunun tespitine, bilirkişi raporunda tespit edilen mevcut muhtesatların tapuların beyanlar hanesine cins ve nevileri itibariyle tespit ve tescil edilmesine karar verilmesi üzerine hükmün esası davalı ... vekili, harç yönünden davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, dava dilekçesinde açıklanan 3843 ve 3482 parsellerin daha sonra hüküm fıkrasında da açıklandığı gibi 4044, 4057, 4047, 4048 ve 3843 sayılı parsellere dönüşmesi üzerine anılan taşınmazlar üzerinde yer alan bina ve müştemilatlar ile meyveli ve meyvesiz ağaçların davacıya ait olduğunun tespiti isteğine ilişkindir. Haksız işgalci de olsa davacının böyle bir davayı açmakta hukuki yararının olduğunun kabulü gerekir. Çünkü alacağı bir aidiyet ve tespit kararını ileride doğacak bir takım iş ve işlemler için kullanabileceği düşünülmelidir. Mahkemece, hükmün 1. ve 2. fıkrasında açıklanan "tüm muhtesatların davacıya ait olduğunun tespitine ve üzerinde yer aldıkları parsellerin tapu kayıtlarının beyanlar hanesine yazılması ile yetinilmesine karar verilmesi gerekirken" tapulu taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukuken işgalcisine herhangi bir hak bahşetmeyeceği göz ardı edilerek, bundan ayrı zilyetliğin tespitine, beyanlar hanesinde tespit ve tesciline karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Davacı, Hazine adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmazları işgal etmek suretiyle söz konusu bina ve müştemilatları yapmış, ağaçları dikmiştir. Bu bakımdan taşınmazların tapulu olduğu gözetilerek davacının taşınmazlar üzerindeki zilyetliğinin tespitine karar verilemeyeceği gibi muhtesatların sözü edilen parsellerin tapu kayıtlarının beyanlar hanesinde sicil oluşturulacak biçimde tespit ve tesciline de karar verilemez. Saptanan bu somut ve hukuki olgular karşısında verilen karar usul ve kanuna aykırıdır. Davacı vekilinin harca yönelik temyiz itirazları ise yerinde görülmemiştir. Davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 18,40 TL peşin harcın istek halinde davalıya iadesine 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.