4. Hukuk Dairesi 2011/14482 E. , 2012/18393 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/02/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma i
**4. Hukuk Dairesi 2011/14482 E. , 2012/18393 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/02/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne ve miktar itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava ve birleşen dava, haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, esas ve birleşen dava yönünden manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, ... İl Tarım Müdürü, davalının ise aynı dairede İdari ve Mali İşler Şube Müdürü olarak görev yaptığını, davalının gereksiz yere ve haset duygusuyla kendisini sık sık ilgili makamlara ve savcılığa şikayet ettiğini, evrakta sahtecilik yaptığı, hakaret suçunu işlediği iddiası ve bu suçtan Sulh Ceza Mahkemesi'nde yargılaması devam ederken sunduğu mazeret dilekçesi ile yalan beyanda bulunmak suçunu işlediği gerekçesiyle Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayetlerde bulunduğunu ve Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı'na kendisi ile ilgili gizli sicil raporunu süresi içerisinde doldurmadığı ve Bakanlığa göndermediği, bu sebeple Devlet Sicil Memurları Yönetmeliği'ne aykırı davrandığı gerekçesiyle şikayetçi olduğunu ve Savcılığa yaptığı şikayetlerle ilgili olarak Valilik ve İl idare Kurulu nezdinde şikayetleri olduğunu, Cumhuriyet Savcılığı'nca sahte evrak tanzimi ve yalan beyanda bulunmak suçlamaları ile ilgili olarak hakkında Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına dair karar verildiğini, hakaret suçlaması ile ilgili olarak yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiğini, Bakanlık nezdinde yaptığı şikayet ile ilgili olarak soruşturma izni verilmemesine dair karar verildiğini, davalının haksız, yersiz ve mesnetsiz şikayetleri ve suç duyuruları nedeniyle uğradığı manevi zararın davalıya ödetilmesini istemiştir. Davalı ise, yetkili mercilere usulü dairesinde yaptığı müracaatların haksız fiil olarak kabul edilmemesi gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Dava dosyası kapsamında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; Sinop Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2006/2095 esas sayılı soruşturma dosyasında, davalı ... tarafından, disiplin amiri davacı tarafından kendisine verilen uyarma ve kınama cezaları ile ilgili savunmasının alınmadığı, savunmasının istendiğine ilişkin yazılarının kendisine tebliğ edilmediği, tebliğ-tebellüğ belgesi altındaki imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesiyle şikayetçi olunduğu, Kriminal dairesinde yapılan incelemede tebellüğ belgesi altındaki imzaların davalı ...'a ait olmadığı, takliden sahte olarak atıldıklarının ve imzaların davacı ...'in de el ürünü olmadığının anlaşıldığı ve davacı hakkında Kovuşturma Yapılmasına Yer Olmadığına dair karar verildiği anlaşılmaktadır. Sinop Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2007/143 esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde ise davalının davacı amirinin odasında yapılan görüşmede kendisine ''Defol çık dışarıya'' demek suretiyle hakaret ettiği gerekçesiyle şikayetçi olduğu, yargılama sonunda, dava konusu edilen sözlerin söylenmediği gerekçesi ile değil söylenen sözlerin hakaret olmadığı gerekçesiyle davacının beraatine karar verildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar Sulh Ceza Mahkemesine devam eden yargılama esnasında sunulan mazeret dilekçesi ile ilgili olarak davalı yalan beyanda bulunmak suçundan davacı hakkında suç duyurusunda bulunmuş ve Cumhuriyet Savcılığı tarafından ceza kanunu ihlali anlamında bir suç bulunmaması gerekçesiyle takipsizlik kararı verilmiş ve davalının Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı'na kendisi ile ilgili gizli sicil raporunu süresi içerisinde doldurulmadığı ve Bakanlığa gönderilmediği, bu sebeple Devlet Sicil Memurları Yönetmeliği'ne aykırı davranıldığı gerekçesiyle şikayeti neticesinde soruşturma izni verilmemesine karar verilmiş ise de sahte evrak tanzimi gerekçesiyle yürütülen soruşturma dosyası ile Sinop Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2007/143 esas ve 2008/61 karar sayılı dosyası kapsamı ile davalı tarafından yapılan şikayetlerin olağan kuşku üzerine ve somut emarelere dayandırılarak yapıldığı sonucuna varılmak gerekir. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, istemin tümden reddedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, davalının tazminat ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.