Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2449 E. , 2024/1209 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/2449 Karar No:2024/1209 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: .... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sahilinde bulunan taşınmazın 288…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/2449 E. , 2024/1209 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/2449 Karar No:2024/1209 TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: .... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sahilinde bulunan taşınmazın 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile 3 yıl süreyle kiralanmasına ilişkin 15/02/2023 tarihinde gerçekleştirilen ihale üzerinde kalan davacı tarafından söz konusu ihalenin 2886 sayılı Kanun'un 31. maddesi uyarınca ita amirince onaylanmayarak iptal edilmesine ilişkin... tarih ve ...sayılı yazı ile bildirilen işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; ihaleye sadece üç isteklinin katıldığı, diğer iki teklif sahibinden birinin ihaleye katılım sağlamadığı, diğerinin ise ikinci turda teklif vermeyerek ihaleden çekildiği ve muhammen bedel ile davacıya ihale edilen bedel arasındaki fark dikkate alındığında rekabet ortamının ve sağlıklı fiyat yarışmasının sağlanamadığı; öte yandan, itâ amiri tarafından takdir yetkisinin keyfi şekilde ve hukuka aykırı olarak kullanıldığına ve kamu yararı dışında subjektif nedenlerle hareket edildiğine ilişkin dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, ita amiri olan Belediye Başkanı tarafından ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması ilkesi ile kamu yararı gözetilerek 2886 sayılı Kanun'un tanıdığı takdir yetkisi çerçevesinde ihalenin iptal edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ihaleye katılan diğer istekli şirketin yönetim kurulu başkanının, davalı Belediye'nin iştiraki konumunda olduğu başka bir şirket olduğu, davalı belediyenin bu yolla ihaleye katılım sağladığı ve davacıya karşı kaybettiği, bu nedenle ihaleyi iptal ettiği, işlemin keyfi ve hukuksuz olduğu, yeni ihale yapılması sürecinde belediyenin kira gelirinden mahrum kalacagı ve kamu zararı oluşacağı, idarece belirlenen bedelin 4-5 katı üstünde ihale edilen işin iptalinin keyfi olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... Belediye Başkanlığı tarafından, ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sahilinde bulunan kafeterya niteliğindeki taşınmazın 3 yıllığına kiraya verilmesine yönelik 15/02/2023 tarihinde gerçekleştirilen ihalede muhammen bedel 3.500,00-TL olarak belirlenmiş, ihaleye davacı ile birlikte toplam üç istekli katılmış, en yüksek teklif 8.000,00-TL olarak davacı tarafından verilmiş, ihale komisyonu olan Belediye Encümeni'nce ihalenin en yüksek teklifi veren davacının üzerinde bırakılması yönünde 15/02/2023 tarih ve 148 sayılı karar alınmış, bu karar ita amiri olan Belediye Başkanı'nın onayına sunulmuş, ancak 2886 sayılı Kanun'un 31. maddesi uyarınca söz konusu ihale ita amiri tarafından onaylanmayarak iptal edilmiştir. Bunun üzerine anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun "İlkeler" başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, "Bu Kanunun yürütülmesinde, ihtiyaçların en iyi şekilde, uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması esastır."; 3. maddesinde, "Bu Kanun'da yazılı işleri yaptırmaya ve ve ihaleye, idarelerin ita amirleri yetkilidir."; "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, "Bu Kanun'un uygulanmasında: ... Tahmin edilen bedel: İhale konusu olan işlerin tahmin edilen bedelini ve yapım işlerinde keşif bedelini, Uygun bedel: Artırmalarda, tahmin edilen bedelden aşağı olmamak üzere, teklif edilen bedellerin en yükseğini; eksiltmelerde tahmin edilen bedeli geçmemek üzere, teklif edilen bedellerin tercihe layık görülenini, bedel tahmini yapılamayan ihalelerde teklif edilen bedellerin uygun görülenini, ... ifade eder."; 29. maddesinde, "Komisyonlar gerekçesini belirtmek suretiyle ihaleyi yapıp yapmamakta serbesttir. Komisyonların ihaleyi yapmama kararı kesindir."; 31. maddesinde, "İhale komisyonları tarafından alınan ihale kararları, ita amirlerince karar tarihinden itibaren en geç 15 işgünü içinde onaylanır veya iptal edilir. İta amirince karar iptal edilirse ihale hükümsüz sayılır." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2886 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile, itâ âmirlerine 15 gün içinde ihaleyi onaylama ya da onaylamayarak iptal etme konusunda tanınan yetki, ihale işlemlerinin sadece mevzuata uygunluğunu denetlemeye yönelik olmayıp, aynı zamanda ihale konusu işin özelliklerini, benzer işlere ilişkin diğer ihalelerin sonuçlarını ve ihalede oluşan fiyatın piyasa şartlarına uygun olup olmadığını en iyi bilebilecek durumda bulunması nedeniyle itâ âmirinin yerindelik denetimi yaparak Hazine menfaatini koruması amacıyla düzenlenmiştir. Nitekim, ihaleye katılanlar arasında yapılan anlaşmalar veya bazı katılımcıların ihaleden çekilmeye zorlanmaları veya belli paylar karşılığında piyasa şartlarına uygun olmayan teklifler vermeye ikna edilmeleri yoluyla kamu kaynaklarının haksız biçimde özel kişi veya kuruluşlara aktarılması şeklinde gelişen olaylara ülkemizde rastlandığı bilinen bir husustur. Bütün bu gerçekleri göz önünde tutan kanun koyucu, son kez genel bir değerlendirme yaparak idare menfaatini kollamak üzere itâ âmirine sözü edilen yetkiyi tanımıştır. Bu itibarla, hem hukuka uygunluk hem de yerindelik denetimi yapan itâ âmiri tarafından bu konuda alınan idari kararın yargısal denetiminin de özellik arz edeceği açıktır. Başka bir anlatımla, 2886 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile itâ âmirine ihale komisyonu kararlarını onaylama zorunluluğu getirilmemesi nedeniyle, anılan madde ile itâ âmirine tanınan yetkinin ihaleyi onaylamama yönünde kullanılması hâlinde, bu yetkinin kamu yararına kullanıldığının ispatı bakımından, itâ âmirince hukuken kesin delil niteliği taşıyan belgelere dayanılması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Bu nedenle, ihaleyi onaylamama işleminin idari davaya konu edilmesi hâlinde gerek davalı idarenin mahkemeye yapacağı açıklamalar ve sunduğu belgeler ve gerekse mahkemece re'sen yapılacak araştırma sonucunda elde edilen bulgular, işlemde kamu yararına aykırılık bulunmadığını ortaya koyar nitelikte ise, ihaleyi onaylamama işleminin hukuka aykırılığından bahsedilemeyecektir.. Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından ihale için gerekli şartlar sağlanarak ihaleye katılım sağlandığı ve idarece öngörülen muhammen bedelin (3.500,00-TL) üzerinde gerçekleşen bir fiyat teklifiyle (8.000,00-TL) ihalenin geçici onayı yapılarak davacı üzerinde bırakıldığı, ancak ihale işleminin ita amirince uygun görülmeyerek iptal edildiği görülmekle birlikte, davalı idare tarafından, ihalenin iptaline ilişkin dava konusu işlemde herhangi bir gerekçe belirtilmediği, Mahkeme'nin 30/03/2023 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevapta ise, ihaleye konu taşınmazın belediyelerine kamu hizmeti amacıyla devredildiği, yaşanan yüksek zamlar sonrası halkın uygun fiyat ile kâr amacı güdülmeden verilecek hizmetten yararlanmasının amaçlandığı, kâr amacı güdülerek işletilecek bir yerde uygun fiyatla kamu hizmeti sunulamayacağının, bu hâliyle ihaleden beklenen kamu yararının sağlanmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, her ne kadar davalı idare tarafından "kâr amacı güdülerek işletilecek bir yerde uygun fiyatla kamu hizmeti sunulamayacağı gerekçesiyle ihalenin iptal edildiği" ileri sürülmüş ise de, davalı idarece ihalenin iptal edilmesine gerekçe gösterilen sebeplerin somut bilgi ve belgelerle ortaya koyulamadığı göz önüne alındığında, dava konusu ihalenin iptalini gerektirecek hukuken geçerli, somut verilere dayalı bir neden ortaya koyulmaksızın ihalenin onaylanmaması suretiyle iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. DAVA KONUSU İŞLEMİN İPTALİNE, 4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ilk derece ve temyiz yargılama giderleri toplamı ...-TL ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın ve istemi hâlinde ilk derece aşamasında kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine, 6. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 7. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 11/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.