5. Hukuk Dairesi 2025/13553 E. , 2026/5270 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/647 Esas, 2025/2079 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/45 Esas, 2024/300 Karar Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının hatalı tutulmasından kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk…
5. Hukuk Dairesi 2025/13553 E. , 2026/5270 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/647 Esas, 2025/2079 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/45 Esas, 2024/300 Karar Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının hatalı tutulmasından kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ..., ... Mahallesi eski 3707 parsel sayılı 17.320,00 m² yüzölçümlü taşınmazın kısmi kamulaştırma nedeniyle 6925 parsel olarak 16.937,96 m² yüz ölçümü ile tescil edildiği, taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin (a) bendi uygulaması sonucu ilk ölçümün hatalı yapıldığından bahisle yüzölçümünün 16.333,08 m²ye düştüğünü; İstanbul ili, ..., ... Mahallesi eski 3719 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesinin (a) bendi uygulaması sonucu ilk ölçümün hatalı yapıldığından bahisle yüzölçümünün 4.358,72 m²ye düştüğünü, dava konusu taşınmazların 23.11.2010 tarihinden beri davacının uhdesinde bulunduğunu, taşınmazların yüz ölçümünün küçülmesi nedeniyle zarara uğradığını, düzeltme işlemi ile oluşan eksikliğin tazmin edilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne tespit edilen bedelin kadastro tespitinin kesinleşme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacıya ödenmesine ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava tarihindeki zararın hüküm altına alınması gerekirken kadastro kesinleşme tarihinin esas alınmasının doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat koşullarının oluşmadığını, bilirkişi raporunun hüküm vermek bakımından yeterli olmadığını, objektif değer artışının fahiş olduğunu, taşınmaz değerinin çok yüksek belirlendiğini, taşınmazın sınırlarında herhangi bir değişiklik olmadığını, bu nedenle tazminat talebinin kötü niyetli olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile , herhangi bir kısıtlayıcı şerh olmaksızın tapuya güvenerek satın alma (noter eliyle yapılan satış vaadi sözleşmesine istinaden) yoluyla edinilen taşınmaz yüzölçümünde meydana gelen azalmanın komşu parselden kaynaklanmadığı, zararın başka türlü giderme imkanının bulunmadığı, azalan yüzölçüm miktarınca mülkiyet hakkının kaybedildiği, oluşan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereği tazmini gerektiği, dava tarihi değil de kesinleşme tarihi itibarıyla değerlendirme yapılmış olmasının doğru olduğu, dava konusu taşınmazın tarla vasfında olduğu kabul edilerek gelir metoduna göre değer biçilmesinde ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 279 uncu maddesinde aranılan koşullar ile Yargıtay ilke kararlarına uygun düzenlenen 14.02.2024 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında da usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu sayılı taşınmazların 1978 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosu sırasında dava dışı ... adına tespit ve tescil edildiği, 22.16.2010 tarihinde hükmen tescil yoluyla davacıya geçtiği, tapu kaydının beyanlar hanesine 23.12.2025 tarihli ve ... yevmiye numarasıyla “yüzölçümü hatalıdır” şerhinin konulduğu, 25.07.2022 tarihinde kesinleşen 3402 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sonrasında taşınmazların yüzölçümünde toplam 965,76 m² azalma olduğu, davacının eldeki davayı 23.04.2024 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açtığı anlaşılmıştır. 3. Dava konusu arazi niteliğindeki taşınmaza net gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazın eksilen yüzölçümünün bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir. 4. Buna karşın, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, dava konusu taşınmazın yüzölçümünün azalan miktarına dava tarihi itibarıyla değer biçilmesi gerekirken yazılı şekilde yenileme kadastrosunun kesinleşme tarihi itibarıyla değer biçilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.