1. Ceza Dairesi 2023/2587 E. , 2023/7043 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1832 E., 2022/1864 K. SUÇLAR : :Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten öldürmeye teşebbüs suçuna yardım etme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması, kısmî bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların 5271 sayılı Ceza Muh…
**1. Ceza Dairesi 2023/2587 E. , 2023/7043 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1832 E., 2022/1864 K. SUÇLAR : :Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten öldürmeye teşebbüs suçuna yardım etme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması, kısmî bozma İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi; İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarihli ve 2018/11-38 Esas, 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca hüküm türü değiştirilmiş olduğundan temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2022 Tarihli ve 2021/312 Esas, 2022/110 Karar Sayılı Kararı İle; 1) Sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, 2) Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 3) Sanık ... hakkında kasten yaralama suçuna yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.11.2022 Tarihli ve 2022/1832 Esas, 2022/1864 Karar Sayılı Kararı İle; 1) Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik lehe ve aleyhe istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun'un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun'un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına, 2) Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik lehe ve aleyhe istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun'un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun'un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 3) Sanık ... hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik aleyhe istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun'un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun'un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçuna yardım etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri Öldürme kastı bulunmadığına, eylemin yaralama suçunu oluşturduğuna, haksız tahrik indiriminin azami oranda uygulanmadığına, gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Eyleme iştirak etmediğine, olayın öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturmadığına ilişkindir. C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri Eyleme iştirak etmediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay günü sanık ...'ın yanında sanık ... ve tanık A.S. ile kullanımında olan araç ile seyir halinde iken katılanın kullandığı araç ile yanlarına yaklaştığı, katılanın sanık ...'a "annenin a.ına dönmüşsün, ananın a.ını görmüşsün" şeklinde sözler söyleyerek yanlarından ayrıldığı, katılanın kendisine belirtilen şekilde sözler söylemesi üzerine sanık ...'ın katılana telefonla ulaşarak kendisine neden bu şekilde sözler söylediğini sorduğu, ortak tanıdıkları olan tanık ....'nin dükkanında konuşmaya karar verdikleri, telefonu kapatan sanık ...'ın, kardeşi sanık ...'ı arayarak katılanın kendisine küfrettiğini, silah alarak dükkana gelmesini söylediği, sanıklar ..., ... ... ve tanık A.S.'nin sanık ...'ın dükkanına gittikleri, tanık A.S.'nin de tanık ....'nin dükkanına gelmek istemesine rağmen sanık ...'ın "Başın belaya girmesin, araçta da yer yok." diyerek A.S.'yi burada bırakıp sanık ...'a ait araca binerek ele geçirilemeyen silah ile sanıklar ..., ... ... ve ...'ın tanık ....'nin dükkanına gittikleri, bahse konu dükkana katılan ve tanık ....'nın daha önce gittikleri, katılanın tanık ....'ye ... ile trafikte yaşadıkları olayı anlattığı, katılan ile tanıklar .... ve ....'nin dükkanda oturdukları sırada sanıklar ..., ... ... ve ...'ın dükkana geldikleri, sanık ...'ın kendisine neden söz konusu sözleri söylediğini katılana sorduğu, aralarında yaşanan sözlü tartışma sırasında katılanın sanık ...'da bulunan silahı görmesi üzerine ayağa kalkarak "Adam mı öldürmeye geldiniz?" diyerek sanık ...'a doğru yöneldiği, şahısların hepsinin ayağa kalktığı, tanık ....'nin katılanı dış kapıya doğru götürüp sakinleştirmeye çalıştığı, bu sırada sanık ...'ın belinden silahı çıkardığı, tabancayı kontrol ederek katılanın olduğu tarafa 5 kez ateş ettiği, 3 atışın katılana isabet ettiği, tanık ....'nin sanık ...'da bulunan silahı almaya çalıştığı, bu sırada katılan ve tanık ....'nın dışarı çıktıkları, katılan dışarı çıkınca yaralanması nedeniyle yere çöktüğü, sanıklar ..., ... ... ve ...'ın dükkandan koşarak çıkıp sanık ...'ın kullandığı araca bindikleri, aracın öne doğru 1 metre gittikten sonra geri geri olay yerinden ayrıldığı, sanıklar ... ..., ... ve ...'ın bahse konu araç ile ... iline gittikleri, aracı burada bırakıp ticari taksi ile Niğde'ye gittikleri ve burada sanık ...'ın kolluk birimine teslim olduğu, katılanın olay nedeniyle hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda hayati fonksiyonlarını ağır (4.derece) etkileyecek kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı, olayın bu şekilde vuku bulduğu yönünde tam bir vicdani kanaat hasıl olduğu belirtilmiştir. 2. Sanık ... ile katılan arasında olay öncesine dayalı öldürmeye teşebbüs etmeyi gerektirecek mahiyette bir husumet bulunmadığı, ancak görüntü kayıtları incelendiğinde sanığın 7-8 kişinin bulunduğu dar bir ortamda katılana silah tevcih edip takriben 5 el ateş ettiğinin (sayılabildiği kadarı ile) görüldüğü, sanığın tabancayı tuttuğu açının katılanın ayak bölgelerine ve karın kısmına denk gelecek şekilde olduğu, mermilerden ikisinin katılanın karın kısmına isabet ettiği, karın kısmının hayati bölge olduğuna şüphe bulunmadığı, bu kadar dar bir alanda vücudun genel itibariyle alt tarafı hedef alınarak ateş edilmiş olsa bile nicelik olarak bakıldığında 5 el ateş edilmiş olmasının önemli bir nüans olduğu, zira bu sayıdaki atış sonucunda katılanın bacaklarına isabet edebilecek olan mermilerin bacaklardaki atar damarı yırtma ve buna bağlı olarak yüksek miktarda kan kaybına sebebiyet vererek ölüm sonucunu rahatlıkla doğurabileceğinin tıbben bilinen bir durum olduğu, her ne kadar sanık ... ilk aşamada katılanın baş ve göğüs bölgesini hedef almamış ise de katılanın ve kendisinin hemen yanında arkadaşları ve kardeşinin de bulunduğu, dolayısıyla bağlantılı olduğu kişilere zarar vermemek bakımından daha kontrollü ve fakat atış sayısını yüksek tutarak hareket etmiş olabileceğinin psişik olarak nazara alınması gerektiği, sayılabilen toplam atış sayısı 5 olup bu atışlardan 2 tanesinin de katılanın hayati bölgelerinden biri olan karın bölgesine isabet ettiği dikkate alınarak "ilk atıştan son atışa kadar" vuku bulan hareketin bizatihi ve formal olarak tıbben "ölüm" sonucunu rahatlıkla doğurabilecek nitelikte olduğu değerlendirilerek sanık ...'ın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirildiği, taraflar arasında önceye dayalı husumet bulunmaması ve iş yeri çıkışına ilişkin görüntü kayıtlarının sanık lehine (eylemi kasten nitelikli yaralama olarak niteleme manasında) yorumlanmadığı belirtilmiştir. 3. Yapılan incelemede sanık ...'ın olayın hemen akabinde kendi fiili kullanımında olan GSM hattı ile 2 kez 112'yi aradığı (ki olayla ilgili ilk iki arama bu aramalar olmakla), olay yerine hemen ambulans gelmesini talep ettiği, adres ve yaralının durumu ile ilgili bilgi verdiği ve hatta "ben vurdum, adam ölecek, çabuk olun" minvalinden söylemlerde de bulunduğu tespit olunduğu, bu ses kayıtları ve evrak içeriği nazara alındığında gönüllü vazgeçme kurumunun düzenlendiği 5237 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesinin sanık lehine uygulanması gerektiği belirtilmiştir. 4. Sanık ...'ın, abisi ...'ın istemi üzerine olayda kullanılan silahı abisine getirdiğinin iddia olunduğu, sanık ... aşamalardaki savunmasında istikrarlı bir biçimde bu durumu kabul etmediği, tanık A.S.'nin kovuşturma aşamasındaki "..., akabinde sanık ..., sanık ...'ı aradı ve silah getirmesini istedi, daha sonra ben araçtan indim, sonrasına vakıf değilim, ..." şeklindeki beyanı ile tüm aşamalardaki anlatımının mübayenet içermediği, bağımsız kamu tanığı vasfında görülen tanığın nesnel beyanlarına itibar edilmemesini gerektirir bir hal bulunmadığı anlaşılmakla sanığın savunmalarına itibar edilmediği, dolayısıyla abisi ...'ın istemi üzerine silahı bulunduğu yerden alıp buluşma noktasına getirip abisine veren sanık ...'ın bu nakil eylemi nedeni ile hukuki durumunun 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi kapsamında kaldığı ve "fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak" statüsünü haiz olduğu, görüntü kayıtları incelendiğinde sanık ...'ın katılana yönelik abisi sanık ...'ın eylemini fiilen destekleyici mahiyette etken bir fiili gözlemlenmemekle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi hükümlerinin uygulandığı belirtilmiştir. 5. Görüntü kayıtlarında sanık ...'in sanık ...'ın eylemlerine madden ve manen iştirak ettiğine ve katılana yönelik yahut sanık ...'ın eylemlerini kolaylaştırıcı mahiyette etken bir fiilinin görülmediği, hatta sanık ... katılana silah tevcih ettiğinde sanık ...'in sanık ...'a müdahale ettiği, bileğini/kolunu tutmaya çalıştığının görüldüğü, atılı suçtan mahkûmiyet hükmü tesisine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve objektif mahiyette bir delil bulunmadığından tüm aşamalarda istikrarlı bir biçimde atılı suçu işlemediğini savunan sanığın savunmalarına itibar edilerek beraatine karar verildiği belirtilmiştir. 6. Sanıkların savunmaları, katılanın beyanları, tanıkların anlatımları, doktor raporları, uzmanlık raporları, olay yeri inceleme raporu, görüntü kayıtları, sabıka kayıtları dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Olay tarihinde sanık ...'ın yanında sanık ... ve tanık A.S. olduğu halde sevk ve idaresinde olan araç ile seyir halinde iken adliye binası yakınlarında bulunan trafik ısıklarında katılanın kullandığı araç ile yanlarına yaklaştığı, katılanın sanık ...'a "annenin a.ına dönmüşsün, ananın a.ını görmüşsün" şeklinde sözler söyleyerek yanlarından ayrıldığı, katılanın kendisine belirtilen şekilde sözler söylemesi üzerine sanık ...'ın katılana telefonla ulaşarak kendisine neden bu şekilde sinkaflı küfürler ettiğini sorduğu, bu konuyu konuşmak için ortak tanıdıkları olan tanık ....'nin dükkanında görüşmeye karar verdikleri, telefonu kapatan sanık ...'ın, kardeşi sanık ...'ı arayarak katılanın kendisine küfrettiğini, tabancayı alarak dükkana gelmesini söylediği, sanık ...'ın sanık ...'ın istediği tabancayı getirip sanık ...'ın kullandığı araca bindiği, tanık A.S.'nin araçtan indirildiği, sanıklar ..., ... ... ve ...'ın hep birlikte tanık ....'nin dükkanına gittikleri, bahse konu dükkana katılan ve tanık ....'nın daha önce gittikleri, katılanın dükkan sahibi tanık ....'ye sanık ... ile trafikte yaşadıkları olayı anlattığı, katılan ile tanıklar .... ve ....'nin dükkanda oturdukları sırada sanıklar ..., ... ... ve ...'ın dükkana geldikleri, sanık ...'ın dükkana girer girmez sert bir tavırla katılana hitaben kendisine neden söz konusu sinkaflı sözleri söylediğini sorduğu, bu olay nedeniyle aralarında sözlü tartışma yaşandığı, yaşanan sözlü tartışma sırasında katılanın sanık ...'da bulunan silahı görmesi üzerine ayağa kalkarak "Adam mı öldürmeye geldiniz?" diyerek sanık ...'a doğru yöneldiği, şahısların hepsinin ayağa kalktığı, tanık ....'nin katılanı dış kapıya doğru götürüp sakinleştirmeye çalıştığı, tanık ....'nın ise sanık ...'ın silah kullanmasına engel olmaya çalışırken sanık ...'ın katılana yakın mesafeden ateş ettiği, sanık ...'ın ele geçirilemeyen silah ile 5 kez ateş ettiği, 3 atışın katılana isabet ettiği, bu atışların birisinin ayağına, birinin baldırına birininde karın bölgesine isabet ettiği, sanıklar ..., ... ... ve ...'ın dükkandan koşarak çıkıp geldikleri araca binerek olay yerinden kaçtıkları, sanıklar ... ..., ... ve ...'ın bahse konu araç ile ... iline gittikleri, aracı burada bırakıp oradan da ticari taksi ile Niğde'ye gittikleri ve sanık ...'ın kolluk birimine teslim olduğu, katılan ...'in olay sonrası aldırılan Bolu Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporuna göre basit tıbbı müdahale ile giderilemeyecek, hayati tehlike geçirecek ve hayat fonksiyonlarını (4.) derece etkileyecek kemik kırıkları meydana gelecek nitelikte yaralandığı, sanık ... ile katılanın trafik ışıklarında küfürleşmeleri nedeniyle aralarında husumet oluştuğu, sonrasında aralarındaki meseleyi konuşmak için ortak tanıdıkları olan tanık ....'nin iş yerinde buluştuklarında tartışmanın büyümesi üzerine sanık ...'ın öldürmeye elverişli silah ile yakın mesafeden katılana 5 el ateş ettiği, bunlardan 3'ünün katılana isabet etmesi, hedef alınan bölgenin hayati bölgelerden karın bölgesi olması, sanığın eylemini kendiliğinden sonlandırmaması bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanık ...'ın dışa yansıyan kastının yaralama olmayıp öldürme kastı ile hareket ettiği ve katılan tarafından kendisine küfür edilmesi üzerine haksız tahrik altında kalarak eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı ayrıca sanık ...'ın katılanı silah ile yaraladıktan sonra 112 Acil'i arayıp olayı bildirdiği, bu nedenle ilk derece mahkemesi tarafından 5237 sayılı Kanun'un 36 ncı maddesi uyarınca gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanmış ise de olayın meydana geldiği yerin iş yeri ve etrafının kalabalık bir alan olduğu, sanık ile birlikte diğer olay ile ilgisi olmayan kişilerin de yaralama olayını 112 ye bildirdikleri, hatta katılanın olay yerinde bulunanlarca hastaneye götürüldüğü, bu aşamada sanıkların katılanı hastaneye götürmeksizin kaçmayı tercih ederek yoldayken 112 yi aradıkları, dolayısıyla 36 ncı madde kapsamında sanık ...'ın suçun tamamlanmaması yönünde veya neticenin gerçekleşmesini önleyecek bir hareketinin bulunmadığı dolayısıyla sanığın gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlanamayacağı, sanık ...'ın sanık ...'ın kardeşi olduğu, sanık ...'ın kardeşi olan sanık ...'ı telefon ile arayarak katılan ile trafik ışıklarında tartışma yaşadığı olayı anlatıp katılan ile görüşmeye gideceğini bu nedenle evde bulunan silahı getirmesini istemesi üzerine sanık ...'ın sanık ... tarafından suçta kullanılan tabancayı temin ederek buluşma noktasına gelip abisi olan sanık ...'la olay yerine gittiği ve eylem üzerinde ortak hakimiyet kurarak suçun müşterek faili olduğu, sanık ...'un da katılan ile sanık arasındaki kargaşa esnasında sanığı engellemediği, sanığın yanında bulunarak suç işleme kararını kuvvetlendirdiği, bu şekilde sanığın eylemine 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yardım eden sıfatı ile katıldığı anlaşılmakla sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesi uyarınca cezalandırılmalarına, eylemin teşebbüs aşamasında kalmış olması nedeniyle aynı Kanun'un 35 ... maddesi uyarınca zarar ve tehlikenin ağırlığı da birlikte değerlendirilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle 12 yıl hapis cezası belirlenmesine, katılandan sanık ...'a yönelen hakarettten ibaret eylem nedeniyle aynı Kanun'un 29 uncu maddesi uyarınca asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanmasına, katılandan diğer sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan söz ya da eylem bulunmaması nedeniyle bu sanıklar yönünden haksız tahrik indirimi yapılmamasına, sanık ...'un diğer sanıklarla birlikte olay yerine gelerek ciddi manada sanıkların eylemine engel olmaması ve yine onlarla birlikte katılana yardım etmeksizin olay yerinden kaçması fiilinin suça yardım eden olarak değerlendirilmekle aynı Kanun'un 39 uncu maddesi uyarınca cezasında (1/2) oranında indirim yapılmasına karar verildiği belirtilmiştir. IV. GEREKÇE Katılanın “jejunum ve distal ileumda perforasyon + L3 vertebra sağ transvers prosesinde nondeplase, L4 vertebra sağ transvers prosesinde minimal deplase kırık hatları + sol alt ekstremitede yumuşak doku seyirli ateşli silah mermi çekirdeği yaralanması” ile “ameliyatta distal jejunumdan 30 cm boyunda + distal ileumdan 20 cm boyunda ince barsak rezeksiyonu (ince barsakların belirtilen kısımlarının ameliyat sırasında kesilerek alınması)”na neden olacak şekilde şekilde yaralandığı olayda, sanık ... hakkında kurulan hükümde teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 ... maddesi ile yapılan uygulama sırasında aynı Kanun'un 61 ... maddesindeki ölçütlerden meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile 3 üncü maddesindeki cezada orantılılık ilkesi birlikte gözetilerek makulün üzerinde bir ceza tayini yerine 12 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır A. Sanık ... Hakkında Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından bilerek, isteyerek ve öldürme kastı ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfı ile yaptırımların eleştiri nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği, gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, katılan tarafından sanığa yönelen haksız tahrikin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında indirim miktarının isabetli olduğu anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... Hakkında Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm İle Sanık ... Hakkında Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçuna Yardım Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanıkların savunmaları, katılan ve tanık anlatımları ile olay yeri kamera görüntüleri bir arada değerlendirildiğinde; 1. Sanık ...'ın fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduğuna dair delil bulunmadığı, abisi sanık ...'a suçta kullanılan silahı getirmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi kapsamında yardım eden sıfatıyla suça iştirak ettiği halde müşterek fail olarak kabul edilerek hakkında fazla ceza tayin edilmesi, 2. Sanık ...'un, olay anında asli fail ...'ın yanında bulunduğu ancak onun suç işleme kararını kuvvetlendirecek veya cesaretlendirecek bir eylemi bulunmadığı gibi sanık ... silahını ateşlediğinde kolunu tutarak sanık ...'a engel olmaya çalıştığı görülmekle, atılı suça yardım eden olarak katıldığı şüpheli kaldığından beraati yerine yazılı şekilde cezalandırılması, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe başlığı altında (A) paragrafında açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2022/1832 Esas, 2022/1864 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm İle Sanık ... Hakkında Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçuna Yardım Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe başlığı altında (B) paragrafında açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2022/1832 Esas, 2022/1864 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2023 tarihinde karar verildi.