T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/81 KARAR NO: 2026/613 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 15/10/2024 NUMARASI: 2018/588 Esas - 2024/782 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) DAVA TARİHİ : 26/08/2015 KARAR TARİHİ: 11/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heye…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/81 KARAR NO: 2026/613 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 15/10/2024 NUMARASI: 2018/588 Esas - 2024/782 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) DAVA TARİHİ : 26/08/2015 KARAR TARİHİ: 11/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ZMSS poliçesi bulunmayan ...plakalı motosikletin, sürücü ... ... sevk ve idaresindeyken, 03/05/2015 tarihinde tek taraflı kaza yaptığını, motosiklette yolcu olarak bulunan davacıların murisi ...'ın vefat ettiğini, müvekkillerinin desteklerinden yoksun kaldıklarını, destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile davalıya başvurduklarını, davalı tarafça kısmi ödeme yapıldığını, ancak bu ödemenin yetersiz olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması koşuluyla, her bir davacı için 1.000,00 'er TL'den olmak üzere toplam 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...plakalı aracın, işleteninin ..., sürücüsünün ... ... olduğunu, davanın, bu kişilere ihbar edilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin davacıya yaptığı ödeme nedeniyle borçtan ve yükümlülükten kurtulduğunu, davacı tarafından ibraname imzalandığını, 06/08/2015 tarihinde davacı anne ... için 17.387,00 TL, davacı baba ... için 13.676,00 TL olmak üzere toplam 31.063,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, yapılan ödemenin güncelleştirilerek hesaplanacak tazminattan indirilmesi gerektiğini, hatır taşıması indiriminin yapılması gerektiğini, motosikletin tescilsiz ve plakasız olduğunu, iki kişilik taşıma kapasitesi olan motosiklete, KTK'ya aykırı olarak üç kişinin bindiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "1-Davacının davasının kabulü ile; 31.255,54 TL destekten yoksun kalma tazminatının 06/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine; 24.273,74 TL destekten yoksun kalma tazminatının 06/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Taraflar arasında düzenlenen 04/08/2015 tarihli ibraname uyarınca kurumun bir sorumluluğu bulunmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulması bozma nedeni olduğunu, KTK'ya göre belirli bir motor hacminin altındaki motorlu bisikletler sigorta kapsamında bulunmadığını, aracın zorunlu sigorta kapsamında olup olmadığı tespit edilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminatı hesaplama yöntemi hatalı olduğunu, avans faize hükmedilmesi hatalı olduğunu, yasal faize hükmedilmesi, yasal faiz üzerinden hesaplanması gerektiğini, istiap haddinin aşılmış olması zararı doğurduğundan ve artırdığından, hesaplanacak tazminattan mütefarik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafın oğlu ve araç sürücüsü arasında hatır taşıması ilişkisi mevcut olduğunu, hesaplanacak tazminattan hatır indirimi yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 10/05/2018 tarih, 2017/965 Esas ve 2018/716 Karar sayılı kararı ile " ...Sürücü ... ... müdafisinin ceza dosyasındaki iddiaları ve Temyiz dilekçesi dikkate alındığında, Temyiz incelemesi için Yargıtay'da bulunan ceza dosyasının sonucu eldeki hukuk davasının sonucunu etkileyebilecek niteliktedir. Ancak, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde celp edilen ceza dosyası da değerlendirilmemiş ve bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı tartışılmamıştır. O halde yapılması gereken, davalı vekilinin iddialarında belirttiği hususların araştırılması, ...plakalı motosikletin tescile tabi olup olmadığı, trafikten men edilip edilmediği hususlarının araştırılması ve ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılması ve sonrasında tarafların delillerinin değerlendirilerek bir karar verilmesidir. " gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince; Dairemiz kararı doğrultusunda kazaya karışan motosikletin tescile tabii olup olmadığının belirlenmesi için Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılmıştır. Gelen yazı cevabında kazaya karışan ...plakalı motosikletin tescili olduğu ve trafikten men edilmediği bildirilmiş olduğundan davalı ...'nın aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/315 Esas ve 2016/125 Karar sayılı ilamı ile kazanın meydana gelmesinde 230 promil alkollü sürücünün %100 kusurlu olduğu kabulü ile motosiklet sürücüsü ... ...'ın cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesinin kararı ile onanarak 12/09/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E.- 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları). 2918 sayılı KTK’nin “sorumluluğa ilişkin anlaşmalar” başlığını taşıyan 111. maddesi gereği, “Karayolları Trafik Kanunu ile öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir”. Bu madde hükmü gereğince, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasadaki bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece resen dikkate alınması gerekir.Davacılar, dava açmadan önce davalı ...'na başvurmuş olup davalı tarafından davacılar ile ayrı ayrı düzenlenen 04/08/2015 tarihli ibranameler uyarınca 06/08/2015 tarihinde davacı anne ...'ya 17.387,00 TL, davacı baba ...'e 13.676,00 TL ödeme yapılmıştır. Dava 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda, davacılar için ödeme tutarının 2 katına yakın tazminat hesaplanmış ve hesaplanan bu tazminattan, davalının daha önce ödediği bedel güncellemeye yapılarak düşülmüştür. Bilirkişi raporunda ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu ödeme yetersiz olduğu tespit edildiğinden KTK'nın 111.maddesi gereğince ibranamenin iptali şartları somut olayda gerçekleşmiştir. Davadan önce parayı alan ve bu dönem zarfında parayı kullanan davacıların sebepsiz zenginleşmesinin önlenebilmesi için davadan önce yapılan ödemelerin hesaplanan tazminattan güncellenerek düşülmesi gerektiğinden hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda davadan önce yapılan ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında işleyen yasal faizi hesaplanarak güncellenmesi ve güncellenmiş miktarın, tazminat miktarından mahsup edilmesi suretiyle yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/648 E. ve 2023/6795 K., 2021/ 2500 E. ve 2021/1479 K. sayılı kararları).Ne var ki davacı ile yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün arkadaş olduğu, sürücünün alkollü olduğu ve motosiklete istiap haddini aşarak 3 kişinin bindiğinin davacının sürücü olan arkadaşının ehliyetsiz olduğunu bilerek aracına binmesi nedeni ile belirlenen tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken yapılmamış olması doğru olmamıştır. Birden fazla müterafik kusur hali bulunsa bile ancak % 20 oranında indirim yapılacaktır. Dosya kapsamına göre hatır taşıması ispat edilemediğinden bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Dava dilekçesinde avans faizi talep edilmiştir.... plakalı motosikletin trafik kaydında kullanım amacının hususi olarak açıklanmıştır. Bu durumda kazaya sebebiyet veren motosikletin ticari nitelikte olmadığı halde avans faize hükmedilmesi doğru olmamıştır. Sonuç olarak HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, resen yapılan hesaplamaya göre hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat tutarlarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak davacı ... lehine 25.004,43-TL ile diğer davacı ... lehine 19.418,99-TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış olmakla bu miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne, davacıların fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş; Müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan hakkaniyet indirimi mahiyetinde olduğundan yargılama giderinin hesaplanmasında nazara alınmamış, davalı lehine bu kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmemiş ve aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davanın kısmen kabulü ile; a) 25.004,43-TL destekten yoksun kalma tazminatının 06/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, b) 19.418,99-TL destekten yoksun kalma tazminatının 06/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, c) Davacıların fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, 3-Alınması gerekli 3.034,56-TL karar harcından 27,70-TL peşin harç ve 182,82 TL ıslah harcı toplamı olan 210,52 TL'nin mahsubu ile geriye kalan 2.824,04 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacılar tarafından başlangıçta yapılan 31,80 TL ilk masraf ile yargılama aşamasında yapılan 4.000,00-TL masraf tebligat, posta, bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 4.031,8-TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan 30,00 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 7-Davacılar tarafı vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ; 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/03/2026