4. Hukuk Dairesi 2022/3457 E. , 2023/7925 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/77 E.- 2022/77 K. SAYISI : 2021/İHK-13664 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü/ Davalının İtirazının Kabulü ile Davanın Reddi SAYISI : 2021/30726 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının kabulü ile davanın reddine…
**4. Hukuk Dairesi 2022/3457 E. , 2023/7925 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/77 E.- 2022/77 K. SAYISI : 2021/İHK-13664 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü/ Davalının İtirazının Kabulü ile Davanın Reddi SAYISI : 2021/30726 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu davalıca zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 16.07.2020 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 27.386,99 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usule uygun şekilde davalıya başvurulmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacıya yapılan ödemenin yeterli olduğunu ve davacının bakiye alacağının kalmadığını, geçici iş göremezlik tazminatından davalının sorumluluğu bulunmadığını, davalının sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, davacının emniyet kemeri takılı olup olmadığı araştırılarak takılı olmaması halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olması halinde alkollü kişinin aracına binmek nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ceza soruşturma ve kovuşturma dosyasının celbinin gerektiğini, uzlaşma hususunun netleştirilmesi gerektiğini, avans faiz talebinin haksız olduğunu, hesap raporunda %10 artırım ve %10 iskonto usulünün uygulanması gerektiğini, hesaplamada asgari ücretin esas alınması gerektiğini, tedavi giderlerinin dolaylı zarar olduğunu ve Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğunu, davalının temerrüdünün gerçekleşmediğini, geçerli bir maluliyet raporu bulunmadığından başvurunun usulden reddi gerektiğini, hatalı yönetmeliğe dayanılarak alınan maluliyet raporunun yeniden ve Adli Tıp Kurumu'ndan usul ve yasaya uygun şekilde alınması gerektiğini, davacıya rücuya esas herhangi bir gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davalıca sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin uygulanması gerektiği, bu yöntem uygulanarak öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesap yapıldığı, ödemenin yeterli olmadığı, bu nedenle %100 kusur ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenen %5,3 maluliyet oranı üzerinden yapılan hesaplamada davacının 27.386,99 TL bakiye sürekli maluliyet tazminatı alacağının bulunduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, 27.386,99 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacıya yapılan ödemenin yeterli olduğunu, davacının bakiye alacağının kalmadığını, başvuruya konu kaza 16.07.2020 tarihinde meydana gelmiş olup yeni genel şartlar döneminde geçerli olan TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle hesaplamanın yapılması gerekirken TRH 2010 %0 teknik faiz kullanıldığını, bu durumun hatalı olduğunu, müterafik kusur hususunun değerlendirilmesi gerektiğini, taşımanın niteliğinin hatır taşıması olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, geçici iş görmezlik tazminatına ilişkin sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, maluliyet raporunun güncel mevzuata göre hazırlanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “… hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yönteminin uygulanması gerektiği, bu yöntem uygulanarak öncelikle ödeme tarihindeki verilere göre hesap yapıldığı, hesaplamada %100 kusur ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre belirlenen %5 maluliyet oranı üzerinden yapılan hesaplamada 45.353,33 TL hesaplandığı, davacıya yapılan kısmi ödemenin ise 45.589,02 TL olduğu, bu durumda davacıya yapılan ödeme ile zararın tam olarak karşılandığı, davacıya yapılan ödemenin yeterli olduğu, davacının bakiye sürekli maluliyet tazminatı alacağının bulunmadığı" gerekçesiyle davalının itirazlarının kabulüne karar verilerek yeniden hüküm tesisine ve davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin uygulanması gerektiğini, güncel Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, ayrıca hesap raporundaki toplam zarar dikkate alındığında miktarın kesinlik sınırının üstünde olduğunu, kararın temyizi kabil olduğunu belirterek ... kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının yolcu olduğu davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan aracın 16.07.2020 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Trafik kazasında tazminat hesabında esas alınan bakiye ömür daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Davacının hak kazanabileceği tazminatın hesaplanması için alınan ve ... tarafından da karara esas kabul edilen aktüer raporunda; 01.06.2015 tarihli ... Genel Şartları dahilinde, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre ve %1,8 teknik faiz uygulanarak, işleyecek devre bakımından ise "devre başı ödemeli belirli süreli rant" formülü kullanılarak tazminat hesabı yapılmıştır. Tazminat hesaplamasında, yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; Karayolları Trafik Kanunu'nun 90 ıncı maddesindeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; iş gücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ... Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli ranf formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir ki ... tarafından esas alınan rapor bu yönüyle de yeterli bir rapor değildir. Şu halde, hakemce, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve % 1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması; bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi yöntemi kullanılarak ve dosya kapsamına göre usule uygun maluliyet raporu ile belirlenen %5 maluliyet oranı kabul edilmek suretiyle yeniden bilirkişi raporu alınıp oluşacak sonuca göre (usuli kazanılmış hak dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 13.06.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği Sigorta Tahkim Komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre Uyuşmazlık Hakem Heyetince 27.386,99 TL tazminata hükmedilmiş olup karara karşı davalının yapmış olduğu itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulü ile davanın reddine karar verilmiş ve bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. ... tarafından hüküm altına alınan tutara davacı yanın itiraz etmemesi ile bu miktar davacı yönünden kesinleşmiştir. Davacının itiraz yoluna başvurmaması nedeniyle kesinleşen 27.386,99 TL'lik tazminat talebinin tümden reddine ilişkin karar kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL’nin altında kaldığından, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmesi gerektiğinden, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.