Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı ...' nin yönetim kurulu üyeliği görevinde bulunduğunu, müvekkilinin işe giriş tarihinden itibarin cüzi miktarda ödemeler aldığını, birikmiş bakiye alacağı için davalı firma ile şifahen görüşmeler yaptığını ancak ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalı tarafın müvekliine ödemesi gereken şimdilik ...-TL huzur hakkı alacağının dava tarihinden itibaren hesaplanacak aylık faizi ile birlikte davalıdan tahsiline
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin %15,15 oranında paya sahip ortağı olduğunu, müvekkilinin 2014 yılında davalı şirkete, bir kısım finansal ihtiyaçlarının karşılanması için 13.264.764 USD borç verdiğini (müvekkili adına vekaleten takip edilen hisse satış işlemleri dolayısıyla elde ettiği bedelin bir kısmını yine vekaleten şirkete verdiğini) ve bu alacağın şirket kayıtlarına da bu şekilde işlendiğini, davalı şirketin 31 Aralık 2017 tarihli bilançosunun 31 Aralık 2016 tarihindeki tabloyu gösteren sütununda “Uzun Vadeli Yükümlülükler-Diğer borçlar- İlişkili taraflara diğer borçlar” kaleminde davalı şirketin ortaklara borcunun 318.173.382 TL olarak görüldüğünü, yine 31 Aralık 2017 tarihli bilançoda 31 Aralık 2017 tarihli sütunda ise “Uzun Vadeli Yükümlülükler - Diğer borçlar - İlişkili taraflara diğer borçlar" kaleminde şirketin ortaklara borcunun 486.944 520 TL olarak görüldüğünü, şirketin 31 Aralık 2018 tarihli bilançosunun 31 Aratık 2017 tarihindeki tabloyu gösteren sütununda “II-Uzun Vadeli Borçlar C) Diğer borçlar 1- Ortaklara borçlar” kaleminde şirketin ortaklara borcunun 192.751.966,77 TL olarak görüldüğünü ve yine 31 Aralık 2018 tarihli bilançoda 31 Aralık 2018 tarihli sütunda ise “II-Uzun Vadeli Borçlar C) Diğer borçlar 1- Ortaklara borçlar” kaleminde 188.518.704,53 TL olarak göründüğünü, ek olarak 31 Aralık 2018 tarinli bilançoda 31 Aralık 2018 tarihli sütunda ise "II-Uzun Vadeli Borçlar C) Diğer borçlar 4- Diğer Çeşitli Barçla" kalemi açıldığını ve bu diğer çeşitli borçların 192.350.87,62 TL olarak görüldüğünü; davalı şirketin 28 Haziran 2018 tarihinde gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurul Toptantısında dava konusu alacağın diğer hissedar alacakları ile birlikte Uzun Vadeli Ortaklara Borçlar hesabı altında takip edilmekte olduğunun belirtildiğini ve bu cihetle alacağın varlığının kabul edildiğini; 31 Mart 2018 tarihinde alınan bir Yönetim Kurulu Kararı ile ortaklar tarafından verilmiş olan ABD Doları cinsinden borçların alış tarihindeki Türk Lirası karşılıkları üzerinden takip edilerek, 2014 ila 2017 yılları arasındaki döviz bazlı takip edilen hesaplardan kur farklarının tenzil edildiğini ve ortakların alacaklarının Türk Lirası bazlı hesaplara intikal ettirildiğini, söz konusu kur farkı düzeltme işleminin şirketin ticari defterlerine kayıt edilmesine karar verildiği, davalı şirkete dava konusu alacağa ilişkin ihtarnameler tebliğ edildiğini ve tutarın yıllık 69 oranındaki faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiğini, Bağımsız Denetçi raporuna ortakların şirketten talep ettikleri alacakların yansıdığının göründüğünü, şirket genel kurulunun 19 Haziran 2019 tarihinde sermaye artırımı yapılması gündemiyle olağanüstü toplantıya çağrılmış olduğunu ve tadil metninde yer alan “nakden yapılan sermaye artışının ortakların şirketten olan alacakları ile karşılanması ile mahsup edilebilir” ibaresi ile davalı şirketin davacıya borcu olduğunun ikrar edildiğini, 17 Temmuz 2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında müvekkilinin olumsuz oyuna rağmen sermaye artırım kararının alındığını, müvekkilinin davalı şirketten alacağının varlığı konusunda bir çekişme olmadığını; yapılan arabuluculuk sonrasında bir anlaşmaya varılamadığını, müvekkilinin ABD Doları cinsinden alacağının muaccel olduğunu, davalı şirkete sermayeye eklenmek üzere sermaye avansı gibi değil geri alınmak üzere 2014 yılında borç olarak verildiğini, taraflarca herhangi bir faiz kararlaştırılmadığını ancak TBK'nın Madde 387/2. fıkrası gereğince taraflarca kararlaştırılmamış olsa dahi ticari tüketim ödüncü sözleşmelerinde faiz istenebileceğini, huzurdaki davada akdi faize ilişkin tüm hakların saklı tutulduğunu ve asıl alacağa işlemiş temerrüt faizinin talep edildiğini, huzurdaki uyuşmazlıkta müvekkilinin davalı şirkete verdiği borcun geri ödeme talebinin davalı şirkete ulaştığı 25 Ekim 2018 tarihinden itibaren fiili ödeme gününe kadar İşleyecek Devlet Bankalarının ABD Doları cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile (temerrüt faizi) ile ödenmesinin talep edildiğini ileri sürerek, dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle 13.264.764,00 USD asıl alacak ve 720.476,57 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.985.240,57 USD alacak ile birlikte asıl alacağın fiili ödeme gününe kadar ABD Doları cinsinden işlemiş faizin fiili ödeme günündeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası döviz efektif satış kuru üzerinden ödenmesini talep ve dava etmiştir.