T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/240 Esas KARAR NO : 2025/1336 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/04/2021 NUMARASI : 2019/82 E. - 2021/326 K. DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. madd…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/240 Esas KARAR NO : 2025/1336 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/04/2021 NUMARASI : 2019/82 E. - 2021/326 K. DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 6361 sayılı finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesinde; Beyoğlu 35. Noterliği'nde 14/07/2010 tarih, ... yevmiye ve P8864 sözleşme numaralı finansal kiralama sözleşmesi, Beyoğlu 35. Noterliği'nde 30/04/2010 tarih, ... yevmiye ve ... sözleşme numaralı finansal kiralama sözleşmesi, Beyoğlu 35. Noterliği'nde 08/02/2011 tarih, ... yevmiye ve R9040 sözleşme numaralı finansal kiralama sözleşmesi, Beyoğlu 35. Noterliği'nde 31/08/2010 tarih, ... yevmiye ve P8899 sözleşme numaralı finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, Makine ve ekipmanların davalıya teslim edildiğini, davalının finansal kiralama sözleşmesinden doğan kira bedelleri toplamını vadesinde ödemediğinde temerrüde düştüğünü, bu nedenle Beşiktaş 27. Noterliğinin 24/10/2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesini keşide ederek, borcun 60 gün içinde ödenmesi ve bu 60 günlük süre içinde ödenmediği takdirde sözleşmenin fesih edileceğini ve 60 günü takip eden 3 gün içinde sözleşmeye konu malların müvekkile teslim edilmesi gerektiğini ihtar ettiğini, ihtarnamenin davalıya 30/10/2018 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen 60 günlük yasal sürede borçların ödenmediğini ve finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiğini, finansal kiralanan menkul malın üzerine İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/182 D. İş sayılı dosyasından ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiğini, bu nedenlerle mülkiye davacıya ait olan davalıya finansal kiralanan malın üzerinde davalı kiracının zilyetliğine son verilerek istihkak talebinin kabulü ile menkul malın teslim alındığı şekilde iadesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava açılmadan önce dava şartı olan zorunlu arabulucu başvurusu yapılması gerektiğini, ancak davacı tarafça başvuru olmadığını, bu sebeple dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacının, İİK 24. Maddesinin uygulanmasını istemesi hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın, dava dilekçesinde belirttiği borç miktarlarının gerçeği yansıtmadığını, finansal kira sözleşmesine konu borcun tamamına yakınının ödenmiş olduğunu, borcun büyük bir kısmı ödendikten sonra böyle bir davanın açılmış olması, davacının MK 2. Madde gereği iyi niyetli olmadığını gösterdiğini, davacı, malın iadesini isterken aynı zamanda, malın bedelini tespit edip aradaki farkı kiracıya teklif ya da ödemesi gerektiğini, oysa ki davacı taraf, hem davalıya yönelik icra takiplerini devam ettirmekte hem de malın iadesini talep ettiğini, davacı taraf, iş bu sözleşme gereği davalıya karşı başlattığı icra takiplerine de devam ettiğini, davacı tarafın sözleşmeyi feshetme değil ayakta tutma iradesi olduğunu, zaten bu sebeple olsa gerek tadil sözleşmesi yapılmış olduğunu, sözleşmeyi feshetme hakkı doğduğu anda bu hakkını zamanında kullanmadığını, bu sebeple sözleşmenin devamından yana irade göstermesi nedeni ile kiralanan şeyin aynen iade edilmesinde hukuki bir yararı olmadığını, bu nedenlerle öncelikle yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, dava şartı eksikliğinden davanın reddine, haksız açılan davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "...Somut olayda, taraflar arasında akdedilen finansal kiralama sözleşmesi uyarınca makine ve ekipmanların davalıya teslim edildiği, kiracının sözleşmenin ihlali hallerinde finansal kiralama konusu malları kiralayana derhal geri vermekle yükümlü olduğu, kira bedellerini süresinde ödemeyen kiracıya Finansal Kiralama Kanunu gereğince yasal 60 günlük süre içerisinde kira bedellerinin ödenmesi, aksi halde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağına dair Beşiktaş 27. Noterliğinin 24/10/2018 tarih ve 2...yevmiye no.lu ihtarnamelerinin keşide edildiği, kira bedellerinin ödenmediği, fesih koşullarının oluştuğu" gerekçesi ile;1-Davanın KABULÜ İLE,Beyoğlu 35. Noterliğinin 14.07.2010 tarih ... yevmiye,Beyoğlu 35. Noterliğinin 30.04.2010 tarih ... yevmiye,Beyoğlu 35. Noterliğinin 08.02.2011 tarih ... yevmiye,Beyoğlu 35. Noterliğinin 31.08.2010 tarih ... yevmiye sayılı finansal kiralama sözleşmelerine konu ve davalıya teslim edilen malların davacıya tüm ekipmanları ile birlikte iadesine"Şeklinde karar vermiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirildiğini, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, Davacının, İİK 24. Maddesinin uygulanmasını istemesi hukuken mümkün olmadığını, İİK.nun 24.maddesi taşınır teslimine ilişkin ilamların icrasını, 24/4.madde hükmü taşınırın borçlu yedinde olmaması halini düzenlediğini, dava konusu taşınırların, davalının yedinde olmadığına yönelik bir iddia veya tespit bulunmadığını,Davacı tarafın, dava dilekçesinde belirttiği borç miktarları gerçeği yansıtmadığını, Finansal Kira Sözleşmesine konu borcun tamamına yakını ödenmiş olup, borcun büyük bir kısmı ödendikten sonra böyle bir davanın açılmış olması, davacının MK 2. Madde gereği iyi niyetli olmadığını gösterdiğini, Davacı, malın iadesini isterken aynı zamanda, malın bedelini tespit edip aradaki farkı kiracıya teklif ya da ödemesi gerektiğini, ancak hem davalıya yönelik icra takiplerini devam ettiğini, hem de malın iadesini talep edildiğini, takiplerin devam ettiğini, takiplerin ihtarnameye ve dava dilekçesi içeriğine yansıtılmadığını, icra dosyalarının dosyaya celbedilip incelenmesi gerekmektedir.Davacı tarafın sözleşmeyi feshetme değil ayakta tutma iradesi olduğunu, tadil sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeyi feshetme hakkı doğduğu anda bu hakkını zamanında kullanmadığını, sözleşmenin devamından yana irade göstermesi nedeni ile kiralanan şeyin aynen iade edilmesinde hukuki bir yararı olmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. G E R E K Ç E Dava, finansal kiralama sözleşmelerine konu malların iadesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekili usule ilişkin istinafında davanın usulden reddi gerektiğini ileri sürmüş ise de, dava mal iadesi istemine ilişkin olup arabuluculuk dava şartına tabi olmadığından bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Davalı vekilinin esasa ilişkin istinaf sebeplerine gelince; somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça keşide edilen ihtarnamenin 26.10.2018 Tarihinde davalıya tebliğ edildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre davalının mehil süresi içinde ihtarnamedeki borcu ödemediğinin sabit olduğu, fesih tarihinden sonra yapılan bir tadil sözleşmesi bulunmadığı da anlaşılmakla ilk derece mahkemesinde davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 298.787,94 TL harçtan, peşin alınan 74.696,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 224.090,96-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.