1. Hukuk Dairesi 2018/2889 E. , 2018/12719 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.…
**1. Hukuk Dairesi 2018/2889 E. , 2018/12719 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... 'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Davacılar, mirasbırakan ......’ın maliki olduğu 2843 ...... sayılı taşınmazdaki 15 numaralı bağımsız bölümün 1/2 payını satış suretiyle ikinci eşi davalıya temlik ettiğini, amacının bağışlamak olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, ortak birikimleri ile ...... mahallesinde mirasbırakanla 1/2 paylı bir ev satın aldıklarını daha sonra bu ev satılıp dava konusu evin satın alındığını ancak tapuda mirasbırakan adına tescil edildiğini, ilk taşınmazdaki hakkına karşılık çekişmeli taşınmazın daki 1/2 payın hakkın iadesi kapsamında kendisine devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...'ın maliki olduğu 15 numaralı bağımsız bölümdeki ½ payını 07.04.2006 tarihinde davalı eşine tapuda satış suretiyle temlik ettiği, murisin 17.02.2011 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak çocukları olan davacılar.........ile ikinci eşi davalı ...’in kaldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşik Yargıtay içtihatları ile 1.4.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.