T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/724 KARAR NO: 2025/1372 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 27/11/2024 NUMARASI: 2023/343 Esas - 2024/948 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 17/09/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzake…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/724 KARAR NO: 2025/1372 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 27/11/2024 NUMARASI: 2023/343 Esas - 2024/948 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 17/09/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/03/2015 tarihinde davalı ...'nün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın önce ... plakalı araca, sonrasında ... plakalı araca çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğunu ve yaralandığını, kazanın oluşumunda müvekkilinin bir kusuru bulunmadığı ve yaptırılan kusur incelemesinde de davalı ...'nün asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, diğer davalı .... ve sigorta şirketlerinin sorumluluklarının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan kusursuz sorumluluk ve ferdi kaza sigortası kapsamında sorumluluk hali olduğunu, ileride artırılmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL Ferdi Kaza Sigortası poliçesinin C-Genel Bilgiler başlığında teminat altına alınmış kişinin sürekli sakatlığı, tedavi masrafları ve gündelik tazminat bedellerinin müvekkilinin kati heyet raporları düzenlendiğinde sakatlık oranı ve derecesi üzerinden uzman bilirkişi marifetiyle tespiti ile davalı...ve ... Sigorta A.Ş den kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 6100 sayılı Yasanın 107.maddesi uyarınca toplanacak delillere göre geçici ve daimi iş göremezlik, malullük, efor ve iş gücü kaybı, iktisadi geleceğinin tehlikeye düşmesi ve kazanç kaybı, SGK tarafından karşılanmayacak bakıcı gideri ve (protez bedelleri, tedavi bakım ve rehabilitasyon giderleri, elektrikli karyola, tekerlekli iskemle, havalı yatak, havalı minder, alt bezi, sonda bedeli, belgeli tedavi giderleri ve benzeri gibi maddi zararların uzman bilirkişi marifetiyle hesaplandığında artırılmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın (Sigorta şirketlerinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olması kaydı ile dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davadan önce müvekkiline dava konusu zarar ile ilgili başvuru bulunmadığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkiline ...ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sigortalısının kazadaki kusuru oranında ve poliçede yazılı azami teminat limitleriyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kusur tespiti yapılması, maluliyeti yönünden rapor alınması gerektiğini, bakıcı - tedavi giderleri ve manevi tazminat yönünden müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş.(yeni ünvan ... Sigorta AŞ.) vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin kazaya karışan ... plakalı aracın Grup Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi'ni tanzim ettiğini, müvekkilinin davacının taleplerinden sorumlu olmadığını, dosyada kusur ve maluliyet için rapor alınması gerektiğini, dava konusu kazanın ferdi kaza sigortası genel şartlarına haiz olup olmadığının tespiti gerektiğini, müvekkilinin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davacının SGK'dan gelir elde edip etmediğinin araştırılması ve gelir bağlanmamış ise davacıya dava açması için süre verilerek bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, dava öncesinde müvekkiline herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, müvekkili aleyhine hüküm kurulması halinde müvekkilinin dava tarihinden itibaren ve yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı...İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, olay anında düzenlenen trafik kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasında verilen kusur raporunda davalı ...'nün tam kusurlu olduğunun sabit olduğunu, müvekkilinin kamu kurumu olup husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilinin yolcular ile arasında taşıma ilişkisi bulunmadığını, belli güzergahlarda indi bindi yapılarak seyahat imkanı sağladığını, davacı tedavi giderlerini istediğinden SGK'nın da davaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kazaya karışan ... plakalı aracın ...sigorta poliçesini düzenlediğini, dava konusu olayda sigortalısının kusuru ve davacının maluliyetinin belirlenmesi gerektiğini, sigorta şirketleri nezdinde tedavi gideri kalemi şeklinde bir teminat kalmadığını, davacının bakıcı gideri talebinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacının müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Mahkememizce daha önce davalılar ... Sigorta AŞ, ... Sigorta AŞ, ... Sigorta Şirketi yönünden verilen kararlar kesinleştiğinden tekrar karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davalılar ..., ... ve...İşletmeleri Genel Müdürlüğü yönünden davanın ıslah edilen hali ile kabulüne, 716.767,58 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.794.276,59 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 2.511.044,17 TL nin bu davalılardan kaza tarihi olan 09/03/2015 den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı...İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili, ihbar olunan SGK Başkanlığı vekili, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kazanın ve zararın oluşumunda davacı müvekkili ...'ın kusursuz bulunduğunu, ileride meydana gelebilecek değişikliklere karşı yeniden hesap yapılmasını ve buna göre karar verilmesi haklarını saklı tutarak yerel mahkeme kararının kamu düzenine ilişkin ve davalılar açısından kazanılmış hak oluşturmayan asgari ücrette meydana gelen artışın dikkate alınarak yeniden aktüerya hesaplama yapılarak gerçek maddi zararı bulması ve ona göre karar vermesi gerekirken, güncel olmayan 02/11/2021 tarihli eski bilirkişi raporu üzerinden karar vermesinin doğru olmadığını yeni ve güncel aktüerya raporu alınmasını ve ona göre karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı...İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı idare şoförünün kusursuz olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olmasına rağmen hiçbir gerekçe gösterilmeden müvekkili idarenin zarardan sorumlu tutulması ve buna göre hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davalı ...'ye atfedilen kusurun ... maddesinde öngörülen nitelikte nedensellik bağını kesecek derecede bir kusur olarak görülmemesi sebebiyle müvekkili idarenin sorumluluk halinin ortadan kalkmayacağının kabul edilemeyeceğini, kazaya idare aracındaki bir bozukluk sebebiyet vermediğini, kazaya üçüncü kişi olarak nitelendirilebilecek davalı ...'nün kusurlu hareketinin neden olduğunu, bozma sonrası alınan bilirkişi raporlarında müvekkili İdarenin zarardan sorumlu olacağına dair bir değerlendirme yapılmamasına rağmen mahkemenin zarardan Müvekkili İdarenin de sorumlu olacağına hükmettiğini, müvekkili İdare yönünden maddi tazminat talepleri reddedilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.İhbar olunan SGK Başkanlığı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın kendilerine ihbar edildiğini, her ne kadar kurum aleyhine hüküm kurulmaması isabetli ise de, kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan kararı bu yönü ile istinaf etme zarureti hasıl olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 29/03/2023 tarih, 2022/1908 Esas ve 2023/579 Karar sayılı kararı ile " ...Dosya kapsamında mahkemece kusura ilişkin aldırılan 02/11/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, davalı ...'nün 1.derecede ve tam kusurlu olduğunu, otobüsün sürücüsü ...'nın kusursuz olduğu belirtilmiştir.Aynı olaya ilişkin ceza yargılamasının yapıldığı İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesi 2015/330 esas sayılı dosyada davalı ...'nün olayın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğu, sanıklar ... ve ...'ün ise kusursuz kabul edilerek, ...'nün taksirle yaralamaya sebebiyet vermekten cezalandırılmasına, diğer iki sanığın ise beraatine karar verildiği, kararın BAM denetiminden geçerek 17/02/2020 tarihi itibariyle kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü gözükmekte ise de davacının...otobüsünde yolcu olarak bulunması nedeni ile taşıma ilişkisinden kaynaklanan sorumluluğu bulunup bulunmadığının değerlendirilmemiş olması doğru olmamıştır. Bu nedenle mahkemece ceza dosyası aslı getirtilerek otobüsün araç içi kamera görüntüleri ve tanık anlatımları değerlendirilerek...şoförünün taşıma ilişkisinden kaynaklanan sorumluluğu bulunup bulunmadığı yönünden bilirkişiden rapor alınarak karar verilmesi gerekmektedir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/1951 E. ve 2021/1867 K. sayılı kararı).Mahkemece, tazminat hesabında dikkate alınacak ücretinin tanık beyanı ile ispat edilmesi mümkün olmadığı nedenle tanıkların dinlenmemesinde, davacının SGK kaydına göre yapılan kazancı üzerinden tazminat hesabı yapılmasında, ihbar olunan SGK hakkında açılmış bir dava bulunmadığından hakkında hüküm kurulmamış ve vekalet ücreti verilmemiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır." gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Daire kararımız ile ihbar olunan SGK'nın istinaf talebi hakkında karar verilmiş olması nedeni ile aynı yöne ilişkin istinafı yerinde görülmemiştir.TTK'nın "Taşıyıcının Sorumluluğu" başlıklı 914. maddesi "(1) Taşıyıcı, yolcuları rahat bir yolculukla ve sağlıklı olarak gidecekleri yere ulaştırmakla, özellikle hava, ses, yer ve çevre kirliliğine meydan vermemek için gerekli düzeni kurmakla, gerekli diğer tüm önlemleri almak ve mevzuatta öngörülen kurallara uymakla yükümlüdür. (2) Taşıyıcı, yolcuların kazaya uğramalarından doğacak zararı tazmin eder. Yolcunun kaza sonucunda ölmesi hâlinde, onun yardımından yoksun kalanlar uğradıkları zararın tazminini taşıyıcıdan isteyebilirler. Ancak, taşıyıcı, kazanın kendisinin veya yardımcılarının en yüksek özeni göstermelerine rağmen, kaçınamayacakları ve sonuçlarını önleyemeyecekleri bir sebepten ileri geldiğini ispat ederse tazminattan kurtulur." düzenlenmiştir. Bu noktada taşıyıcı TTK'nın 914/2. maddesi uyarınca gerekli ispat şartını sağlayabilirse sorumluluktan kurtulabilecektir.Davalı ...'ye ait araç sürücünün trafik kazasına ilişkin kusuru olmadığı tespit edilmiş ise de somut uyuşmazlıkta, davacının davalı ...'ye ait otobüste yolcu olarak bulunduğu, araç içerisinde yolculuk yaptığı sırada da yaralandığı ve davalı tarafın da bu zararın en yüksek özeni göstermelerine rağmen, kaçınamayacakları ve sonuçlarını önleyemeyecekleri bir sebepten ileri geldiğini ispat edemediği, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile delillere göre davalı ...'nin somut olayda davacının uğradığı zarardan sorumlu bulunduğu sonucuna varıldığından istinaf talebi yerinde görülmemiştir. İlk kararı istinaf etmeyen davacı lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artışın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uygulanmasıyla yeniden hesap yaptırılıp, tazminatın ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde belirlenmesinin, davalı taraf yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edeceği (HGK'nun 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı ilamı da bu yönde) hususu dikkate alındığında, istinaf kaldırma kararından önceki rapor tarihi verileriyle hesaplanan tazminata hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/14923 E. - 2022/17158 K. sayılı kararı)Bu nedenlerle; davalı...İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1- Davalı...İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekili, davacı vekilinin vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-a-)Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 171.529,42 TL harçtan peşin alınan 42.882,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 128.647,06 TL harcın davalı...İşletmeleri Genel Müdürlüğün'den tahsili ile Hazineye irat kaydına b-)Peşin alınan harç yeterli olduğundan davacıdan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/09/2025