Başvurucu, üçüncü derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan taşınmazı üzerindeki tasarruf hakkının 21/7/1983 tarih ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 44. maddesinde yer alan hüküm sebebiyle kısıtlandığını belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, üçüncü derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan taşınmazı üzerindeki tasarruf hakkının 21/7/1983 tarih ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun maddesinde yer alan hüküm sebebiyle kısıtlandığını belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 23/10/2012 tarihinde Urla Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 12/4/2013 tarihinde başvurunun karara bağlanması için Bölüm tarafından ilke kararı alınması gerekli görüldüğünden, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. OlaylarB. Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun, İzmir ili, Urla ilçesi, Atatürk Mahallesi, 20D - 30c pafta, 1135 ada, 9 parselde kayıtlı arsa vasfında, üçüncü derece arkeolojik sit alanı içerisinde kalan bir taşınmazı bulunmaktadır. Başvurucu, İzmir Müze Müdürlüğüne verdiği 19/8/2010 tarihli dilekçesi ile masrafların kurumca karşılanarak taşınmazında sondaj kazı yapılması için müracaatta bulunmuştur. İzmir Müze Müdürlüğü 20/8/2010 tarih ve 1928 sayılı yazılarıyla talebin kazı defterine kaydedildiğini ancak masrafın kurumca karşılanması uygulamasının olmadığını sondaj kazısı içinde yazının Kültür ve Turizm Bakanlığına gönderildiğini başvurucuya bildirmiştir. Başvurucu, 5/10/2010 tarihli dilekçe ile tekrar İzmir Müze Müdürlüğüne müracaat ederek söz konusu kararın yeniden incelenmesini talep ederek uygulamanın gerekçesini sormuş, anılan Müdürlük, 11/10/2010 tarih ve 2340 sayılı yazısı ve 24/12/2010 tarih ve 2950 sayılı yazıları ile 2863 sayılı Kanun’un maddesine göre işlem yaptıklarını, buna göre kazı çalışmalarıyla ilgili tüm giderlerin kazı sahipleri tarafından karşılanması gerektiğini belirtmiştir. Anılan Müdürlük yazısı başvurucuya 24/10/2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu idarenin bu işlemine karşı idari yargı mercilerine müracaatta bulunmamıştır. İlgili Hukuk 2863 sayılı Kanun’un “Giderler” kenar başlıklı maddesinin ilgili bölümü şöyledir:“Kazı, sondaj ve araştırma yapılan saha ile, kazı, sondaj ve araştırmadan çıkan kültür varlıklarının yerinde korunmasını sağlamak maksadıyla, kazı yerinde geçici olarak çalıştırılacak bekçilerin ücret ve masrafları ile kazı yerinin eski haline getirilmesinin gerektirdiği giderleri karşılamak, kazı sırasında meydana gelebilecek zararları tazmin ve bunlarla ilgili bütün giderler, düzenlenecek yönetmeliğe göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ruhsat verme veya süre uzatma sırasında, kazı sahiplerinden tahsil edilerek emaneten mal sandığına yatırılan paralardan ödenir. …”