(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/10623 E. , 2006/14696 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve katılan Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Kurtpınar Belediyesi sınırları içinde İncirl…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/10623 E. , 2006/14696 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve katılan Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Kurtpınar Belediyesi sınırları içinde İncirli mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, babası tarafından imar ihya edilerek kendisine devredildiğini ve kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A) ve (C) harfli 4696 m2 ve 4993.50 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve katılan Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1956 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir. Mahkemece dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin bu kabulü dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Davacı çekişmeli taşınmazın 1970 yılında babası tarafından imar ve ihya edilerek zilyetliğinde iken kendisine verildiği ve halen de zilyetliğinde bulunduğu iddiası ile dava açmıştır. Taşınmaz yörede 1956 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmalarında taşlık, kayalık ve çalılık yerler olması nedeniyle tescil harici bırakıldığı kadastro müdürlüğünün yazılarından ve kadastro paftasından anlaşılmaktadır. Uzman orman bilirkişi raporunda taşınmazın 1957 tarihli memleket haritasında taşlık ve kayalık alanda kaldığı, ziraat bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise, çekişmeli taşınmaz üzerinde halen imar ihya ve temizleme çalışmalarının devam ettiği, zira toprağın alt tabakasındaki kayaların yeryüzüne çıktığı, bu nedenle temizleme ihtiyacının doğduğu, erozyona açık olduğu açıklanmaktadır. Ayrıca, taşınmaza komşu 1047 ve 1057 sayılı parselleri 1996 ve 1997 yıllarında devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle ihdasen oluşan tapu kayıtlarıyla ilgili idari tahkikat tutanaklarının dayanağı krokilerde taşınmazların bulunduğu yerlerin yol boşluğu olarak gösterildiği görülmektedir.