4. Hukuk Dairesi 2022/8048 E. , 2022/10891 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkime ilişkin tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü, K A R A R Davacı vekili; 29/09/2015 tarihinde, davalıya sigortalı aracına müvekkiline yaya halde iken çarpması sonucunda,davacı çocuğun yara
**4. Hukuk Dairesi 2022/8048 E. , 2022/10891 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkime ilişkin tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü, K A R A R Davacı vekili; 29/09/2015 tarihinde, davalıya sigortalı aracına müvekkiline yaya halde iken çarpması sonucunda,davacı çocuğun yaralandığını ve maluliyetinin oluştuğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.500,00 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinden tahsilini talep ve dava etmiş; bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 118.344,67 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, başvuran vekilinin talebinin kabulü ile 118.344,67 TL'nin 03/05/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince itiraz reddedilmiştir. Davalı vekili kararı temyiz etmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava trafik kazasından kaynaklı cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacı çocuğun maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından tanzim edilen 16/07/2018 tarihli raporda kaza nedeniyle travma sonrası stres bozukluğu tanısı ile %20 sürekli maluliyetinin olduğu tespiti yapılmıştır.Ne var ki anılan raporun tanziminde, kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmelik hükümleri esas alınmış ve travmadan kaynaklı maluliyetinin ömür boyu sürüp sürmeyeceği hususunda tespit yapılmamıştır. Bu hali ile rapor yetersiz ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kaza nedeniyle oluşan travma sonrası stres bozukluğu nedenine dayanan maluliyet oranının,kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak kazadan sonra oluştuğu belirtilen "travma sonrası stres bozukluğu" nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı ve varsa oranının ne olduğu ve maluliyet oranının davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceği hususlarında, kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde, ATK 3. İhtisas Kurulu'ndan ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından (içinde çocuk psikiyatri uzmanı da bulunan heyetten) rapor alınarak, oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamıştır. 3-Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19/01/2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazete'de yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinde "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu vekalet ücretinin altında kalması halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 27/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.