1. Hukuk Dairesi 2012/1937 E. , 2012/6269 K. "" MAHKEMESİ : İZNİK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/09/2011 Yanlar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 29.05.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat M.U.ile diğer temyiz edenler vekili Avukat A. B. gel…
**1. Hukuk Dairesi 2012/1937 E. , 2012/6269 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İZNİK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/09/2011 Yanlar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 29.05.2012 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat M.U.ile diğer temyiz edenler vekili Avukat A. B. geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, miras bırakan İ.koruk’un maliki olduğu 34 parsel sayılı taşınmazını 15.08.1994 tarihinde davalıların miras bırakanı oğlu H.’a satış suretiyle, 10 parsel sayı taşınmazdaki bağımsız bölümleride 15.01.2008 tarihinde davalı torunu Mustafa’ya ve 16 parsel sayılı taşınmazdaki payını da 17.01.2008 tarihinde oğlu H.’ın mirasçıları olan davalılara ölünceye kadar bakım akdi yapmak suretiyle ettiği görülmektedir. Davacı, temliki işlemlerin mirastan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı biçimde gerçekleştirildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalılar ise miras bırakanın, tüm mirasçılarına taşınmazlar verdiğini, paylaştırma amacıyla hareket ettiğini, muvazaa bulunmadığını savunmuştur. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.