Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/6234 E. , 2024/3038 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6234 Karar No : 2024/3038 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi - ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Enerji Madencilik Yapı Kim. Topr. Ür. …
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/6234 E. , 2024/3038 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6234 Karar No : 2024/3038 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi - ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Enerji Madencilik Yapı Kim. Topr. Ür. İnş. Malz. San. ve Tic. A.Ş.'nin 2015 takvim yılına ilişkin Devlet hakkı borcunun tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilcisi sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Asliye Ticaret Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davada; ... Madencilik Yapı Kim. Topr. Ür. İnş. Malz. San. ve Tic. A.Ş.'ye yönetim kayyımı atanmasına karar verildiği, Mahkemece verilen kararın 15.06.2017 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil ve ilan edildiği, bu tarih itibarıyla yönetim kurulu başkanı ile birlikte müşterek imza ile şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınan ...'in şirketi temsil ve ilzam yetkisinin sona erdiği, dava konusu ... tarih ve ... sayılı ödeme emrine konu edilen 2015 yılına ait devlet hakkı alacağı borcunun, davacı ...'in şirketi temsil ve ilzam yetkisinin olmadığı döneme ilişkin olduğu, davacının 21.04.2016 tarihi ile 15.06.2017 tarihleri arasında yönetici sıfatının bulunduğu, dava konusu ödeme emrine kamu alacağına ilişkin bildirim yazısının 18.12.2017 tarihinde şirket yetkilisi ...'ye tebliğ edildiği, kamu alacağının bildirilmesine ilişkin yazının da davacının temsil yetkisinin olmadığı dönemde tebliğ edildiği, bu durumun ise ödeme emrine karşı açılan davada "borcum yoktur" itirazı kapsamında kabul edilebilecek nitelikte olduğu değerlendirildiğinden, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirketin malvarlığının amme alacağını karşılamaya yetmeyeceği anlaşıldığından davacı adına takibat yapıldığı, ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının kanuni temsilcisi olduğu belirtilen ... Madencilik Yapı Kim. Topr. Ür. İnş. Malz. San. ve Tic. A.Ş.'nin 2015 yılına ilişkin Devlet hakkı borçlarının, asıl amme borçlusu şirketten tahsili amacıyla takibat yapıldığı, kamu alacağının yükümlü şirketten tahsil imkanı bulunmadığının anlaşılması üzerine, kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin tanzim ve tebliğ edilmesi üzerine ödeme emrinin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilciler, tüzelkişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, bu kişilerin bu ödevlerini yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı öngörülmüştür. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un "Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu" başlıklı mükerrer 35. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği düzenlemiştir. Aynı Kanun'un 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı belirtilmiş, 58. maddesinde de, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcun olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabileceği öngörülmüştür. Aynı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde ise, tahsil edilemeyen amme alacağı teriminin, amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını; tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı teriminin, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını ifade ettiği belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca, kanuni temsilcilerin şirket borcundan dolayı takip edilebilmesi için öncelikle usulüne uygun olarak asıl borçlu şirket hakkında kesinleşmiş bir amme alacağının bulunması ve usulüne uygun tüm takip yollarının tüketilmesine karşın, borcun tüzel kişiliğin (şirketin) varlığından tamamen veya kısmen alınamadığının/alınamayacağının (tahsil imkansızlığının) açıkça ortaya konulması icap eder. Uyuşmazlıkta, ödeme emrine konu edilen Devlet hakkı alacağının 2015 yılına ait olduğu, Maden İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E.. sayılı işleminde belirtildiği üzere, söz konusu Devlet hakkının asıl borçlu ... Madencilik Yapı Kim. Topr. Ür. İnş. Malz. San. ve Tic. A.Ş.'nin beyanları doğrultusunda tespit edildiği, süresinde ödenmemesi sonucunda önce adı geçen şirketten tahsil edilmeye çalışıldığı, tahsil edilemeyeceğinin anlaşıldığından bahisle kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili yoluna başvurulduğu görülmektedir. 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 14. maddesine göre, Devlet hakkının ruhsat sahipleri tarafından beyan edilmesinin esas olduğu, beyan edilmemesi veya eksik beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce tamamlattırılacağı, Devlet hakkının tamamının her yıl haziran ayının son gününe kadar ruhsat sahibi tarafından yatırılacağı düzenlenmiş olup, Devlet hakkının ruhsat sahibi tarafından beyan edilmesi halinde beyan üzerine, aksi halde (Genel Müdürlük tarafından tespit edilmesi halinde) tespit edilen miktarın ruhsat sahibine bildirilerek ödenmesinin istenilmesi sonrasında tahakkuk ettiği anlaşılmaktadır. Dava konusu olayda, Devlet hakkının asıl borçlu şirketin beyanı üzerine tahakkuk ettiği ve 2015 yılına ait Devlet hakkının da en geç 2016 yılı haziran ayının son gününe kadar ödeneceği tabiidir. Davacının 21.04.2016 ile 15.06.2017 tarihleri arasında yönetici sıfatının bulunduğu görülmekle, 2015 yılı Devlet hakkının ödenmesi gereken tarihte (Haziran/2016) kanuni temsilci sıfatını haiz olduğu açıktır. Bu durumda, her ne kadar asıl borçlu şirkete ... Asliye Ticaret Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında 06/06/2017 tarihli kararla (15/06/2017 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'ndeki tescil ve ilanla) yönetim kayyımı atanmış ise de, 2016 yılı haziran ayında ödenmesi gereken Devlet hakkı için anılan tarihte kanuni temsilci olan davacıya başvurulmasına engel bir durumun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, uyuşmazlığın esası değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 21/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.