T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/3047 KARAR NO : 2025/3158 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/10/2025 NUMARASI : 2025/742 E DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 09/12/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonun…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/3047 KARAR NO : 2025/3158 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/10/2025 NUMARASI : 2025/742 E DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 09/12/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 01.05.2025 tarihinde "Ayazağa Mah. Hadımkoru Yolu Cad. ... Sarıyer / İstanbul" adresinde yapılan kontrollerde, kaçak elektrik kulla- nıldığı tespit edilmekle, H/754836 seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, bu tutanağa dayalı olarak tahakkuk olunan faturalar ödenmediğinden borçlu aleyhine İstanbul 2.İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla, öncelikle davalı borçlunun dava konusu alacak miktarını karşı- lamaya elverişli malvarlığının ihtiyaten haczine, yargılama sonunda; itirazın iptali ile takibin deva- mına, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren davalının % 20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar, dava dilekçesinin tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk Derece Mahkemesi'nce 17.10.2025 tarihinde " İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE" karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: Ara karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde:mahkemenin ihtiyati hacizin reddine dair kararının gerekçesiz olduğunu, davalının kaçak elektrik kullanımına dair tutanak, fatura vs delillerin dosyaya sunulduğunu, yaklaşık ispatın sağlandığını, diğer ihtiyati haciz koşullarının da oluştuğunu, ölçülülik ilkesi gereğince ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla ara kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine dayalıdır... kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağının tahsili talebiyle borçlu aleyhine icra takibine girişmiş, borçlunun takibe itirazı üzerine takip durduğundan itirazın iptali tale- biyle eldeki davayı açmış, alacağı güvence altına almak amacıyla ihtiyati haciz talep edilmiştir.Mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ve bu ara karar istinafa getirilmiş olmakla, bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır. 2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir:Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya ken- disi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”, Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi; “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yolu- na başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fık- rası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içer- mektedir. Anılan maddenin gerekçesinin yaklaşık ispata ilişkin bölümü ise şöyledir; “...Geçici hukukî koruma yargılamasını, asıl hukukî korumadan ayıran diğer bir özellik ispat ölçüsü bakımın- dadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada) yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çer- çevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Örneğin, bir alacak davasında taraflardan biri bir sözleşmenin varlığına dayanıyorsa, hâkim bu sözleşmenin varlığı konusunda (mevcut ispat yükü ve delil kuralları çerçevesinde) tam bir kanaate sahip olmalıdır. Yani, zayıf veya kuvvetli bir ihtimal, karar vermek için yeterli değildir. Sözleşmenin varlığı konusunda tam kanaat uyanmazsa, o zaman, ispat yükü kendine düşen tarafın aleyhine bir karar verilmesi gerekir. Ancak, kanun koyucu, bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hâkime, bu durumu belirterek, ispat ölçüsünü düşürme imkânı ver- miştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön, karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır.Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin müm- kün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.Bu sebepledir ki, genelde geçici hukukî korumalara özelde ihtiyatî tedbire ve ihtiyatî hacze karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulu- nandan teminat alınması öngörülmüştür.Geçici hukukî korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. Bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak, doktrinde kabul gören ifade Tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar."Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas ol- duğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuş- mazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağından, koşulların bulunması halinde "ölçülülük ilkesi" de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.Dosya kapsamından;1- ... görevlileri tarafından 01.05.2025 tarihinde "Ayazağa Mah. Hadımkoru Yolu Cad. ... Sarıyer / İstanbul" adresinde yapılan kontrollerde, "EPTHY'nin 42/1- a maddesi gereğince, dağıtım sistemine müdahale edilerek ,yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan" kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilmekle borçlu şirket adına, H/754836 seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzen- lendiği, abone engeli nedeniyle elektriğin kesilemediği,2. Bilahare bu tutanağa dayalı olarak 12.05.2025 son ödeme tarihli 134.433,70 Tl bedelli faturanın düzenlendiği,3.) Tahakkuk olunan fatura son ödeme tarihinde ödenmediğinden borçlular aleyhine İstanbul 2.İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılarak 134.433,70 TL asıl alacak + 9.074,27 TL işlemiş faiz + 1.184,85 TL faizin KDV'sinden ibaret toplam 145.322,82 Tl alacağın tahsilinin talep edildiği,4- Davalılar vekilinin İcra Müdürlüğü'ne sunduğu dilekçesinde; " Müvekkilin, dosya alacaklısına takip tarihi itibariyle borcu bulunmamaktadır. Dosya borcu, alacaklı kurum tarafından fazla tahakkuk edilmiştir. Faiz başlangıç tarihi yanlış hesaplanmış olup faiz oranı da yüksek gösterilmiştir. Bu sebeple faiz miktarı yanlış hesaplanmıştır. Müvekkilin bu miktarda bir borcu bulun- mamakta olup iddia edilen borç yargılamayı gerektirmektedir. Dosya alacağının tamamına, faize, faiz oranına, faiz başlangıç tarihine ve her türlü fer’ilerine itiraz ederiz" şeklinde itirazda bulunduğu anlaşılmaktadır.Davalı tarafın fiili kullanım ile ilgili bir itirazı bulunmadığı gibi , dava konusu mahal ile ilgili abonelik sözleşmesi imzalandığı yönünde de bir beyan ileri sürülmemiştir.Dosya içeriğine göre ,davalı şirket yönünden yaklaşık ispatın sağlandığı ve ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Davalı gerçek kişi ...'in dava konusu borçtan sorumluluğu yargılamaya muhtaç olup yargılamanın bulunduğu aşama ve mevcut delil durumuna göre ... yönünden ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı ...'ın istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince 17.10.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında; 1- Davalı şirket yönünden İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN KABULÜNE,-A.) Takip ve dava konusu 12.05.2025 son ödeme tarihli 134.433,70 Tl bedelli fatura ile sınırlı olmak kaydıyla, borçlunun 134.433,70 TL tutarındaki alacağı karşılayacak miktardaki taşınır, taşınmaz malları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine, ihtiyati haciz tesisine,B-) 134.433,70 TL tutarındaki alacağın % 15'i oranında (20.165.05 TL) takdir olunan teminatın ilk derece mahkemesince tahsiline,2- Davalı ... yönünden İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNEPeşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/12/2025