10. Hukuk Dairesi 2022/10104 E. , 2023/10914 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/66 E., 2022/19 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında eksik hesaplandığı iddiası ile yaşlılık aylığının yeniden belirlenmesi ve davalı Kuruma karşı yapılan icra takibinde vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonuc
**10. Hukuk Dairesi 2022/10104 E. , 2023/10914 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/66 E., 2022/19 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında eksik hesaplandığı iddiası ile yaşlılık aylığının yeniden belirlenmesi ve davalı Kuruma karşı yapılan icra takibinde vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair, karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı ... Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili tarafından, temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesi ile davalı Kurumun ... tahsis nolu emekli sigortalısıyken, 2008 yılı başında yaşlılık aylığı haksız olarak iptal edilmiş ve 2008 yılına kadar ödenmiş olan yaşlılık aylıkları haksız olarak geri istenildiğini, 5 yıldan fazla süreyle aylığı haksız ve yasaya aykırı olarak ödenmemiş ve müvekkilinin mağdur olduğunu, Mahkememizin 2012/58 Esas ve 2012/252 Karar sayılı kararı ile müvekkilin kendisinden geri alınan 2004 ile 2008 yılları arasındaki aylıklar ile faizlerin Kurumdan alınmasına karar verildiğini ve kesinleştiğini, müvekkilinin aylığının kesildiği Şubat 2008 tarihinden Nisan 2013 tarihine kadar kendisine ödenmesi gereken muhtemel yaşlılık aylıkları ve ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek faiz ile birlikte tahsili için Tekirdağ 1. İcra Müdürlüğünün 2013/3456 Esas sayılı ilamsız genel haciz yoluna ilişkin takip şekliyle icra başlattıklarını, davalı Kurumun itiraz ettiklerini, takibin durduğunu, Kurum tarafından icra dosyasına faiz hesaplanmadan eksik ödeme yapıldığını, bağlanan aylığın eksik olarak bağlanmış olması nedeniyle alması gereken yaşlılık aylığının tespitine, davalı Kurumun icra takibine karşı bulunduğu haksız itirazın iptal edilerek, Tekirdağ 1. İcra Müdürlüğünün 2013/3456 sayılı takip dosyasının icra inkar tazminatıyla birlikte takibin devamına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili, cevap dilekçesi ile müvekkili kurum hakkında kesinleşmiş bir karar, bilirkişi raporu ve başkaca bir dayanak bulunmadan açılan takibin haksız ve mesnetsiz olduğunu, Mahkeme kararının tehiri icra ile temyiz edilmiş olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilerek vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece, bozma öncesi verilen karar ile yapılan yargılama iddia, savunma, SGK kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının taleplerinin yerinde olup olmadığının belirlenmesi amacıyla resmi bilgi ve belgeler dosya kapsamı altına alındıktan sonra bilirkişi incelemesi yapılması yoluna gidilmiş, 12.04.2014 tarihli bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine ek rapor alınması sağlandığında düzenlenen 15.08.2014 tarihli raporda, itirazlar üzerine bilirkişi tarafından davacının maddi hak kaybına uğramaması adına emekli aylıklarının hesaplanması konusunda daha uzman bir bilirkişiden rapor alınması yönünde görüş bildirilmesi sonrası dosya ... Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilerek rapor tanzimi istenildiği hazırlanan rapor ve hesaplama yöntemleri mahkememizce denetlendiğinde hazırlanan raporun hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu görülmüş, davacının 2008 yılı Ocak ayı maaş miktarı belirlenmekle söz konusu maaşın intibak aylığı altında kalamayacağı gözetilerek, 2013 yılı itibari ile Ocak yılı aylığının 1757,95.TL olarak belirlenmesi gereği gözetilmiş, böylelikle davacının birikmiş maaş alacağı miktarı ve faiz alacak miktarı elde edilmiş olup, icra takibine konu asıl alacak ve 54.138,62.TL olarak yapılan ödeme mahsup edilmek kaydıyla taleple bağlılık ilkesi dahilinde davanın kabulü yönünde hüküm kurulması uygun bulunmuş, davacının 2008 yılı Ocak ayı aylık miktarının SYZ dahil 812,14.TL ve 2013 yılı aylık maaş miktarının 1.322,26 TL olması ve bunun intibak aylığı altında kalamayacağından 2013 yılı Ocak aylığının 1.757,95.TL olması gerektiğinin tespitine, davalı Kurumca Tekirdağ 1. İcra Müdürlüğünün 2013/3456 sayılı icra takibine itirazının iptali ile asıl alacak olarak hesaplanan 67.285,25 TL ancak taleple bağlılık ilkesi gereği asıl alacak 65.754,15 TL (yapılan ödeme 54.138,62 TL mahsup edilerek) ve faiz alacağı 14.057,86.TL toplamı 79.812,01 TL üzerinden devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin bozma öncesi verdiği kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin, bozma kararında, eldeki davada ise Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de, davacı hakkında ilk kez 1994 yılında bağlanan aylıkta esas alınan veriler ile ikinci karar işleminde esas alınan verilerin tamamının davalı kurumdan temini, davacı hakkında 5510 sayılı Kanun'un geçici 39 uncu maddesinin ikinci karar işlemlerinde uygulanıp uygulanmadığı ile uygulanması halinde oluşacak aylık miktarının ve aylığa esas verilerin değişip değişemeyeceği hususunun kurumdan sorularak belirlenmesi, davacının bu miktara itirazının olmaması halinde bu miktarın esas alınması ile itirazın varlığı halinde, yukarıda açıklanan maddeler ve yönteme uygun şekilde davacının kazançlarına göre olması gereken gösterge ve aylık bağlama oranlarının kurum verileri ile karşılaştırılmak ve kurumdan ayrılma yönleri de gerekçelendirilmek suretiyle alanında uzman bilirkişi ya da bilirkişi heyetinden aylık hesabı yönünden denetime elverişli rapor alınıp irdelenerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gereklerine işaret edilerek karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tarafından Kurumca bildirilen tutara itiraz edilmesi nedeniyle dosyanın davacının kazançlarına göre olması gereken gösterge ve aylık bağlama oranlarının Kurum verileri ile karşılaştırılmak ve Kurumdan ayrılma yönleri de gerekçelendirilmek suretiyle rapor tanzimi için bilirkişiye tevdi edildiği, 07.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespit ve hesaplamalar dosya kapsamına ve Kanuna uygun görülmekle davanın kabulü ile davacının yaşlılık aylığının 9835 gün prim ve üst göstergenin 1 inci derece 2 nci kademesi üzerinden ödenmesi gerektiğinin, davacının 1994 Ağustos dönemi başlangıç aylığının 4.867,500 TL (eski) (4,87 YTL), 2008 Şubat aylığının 776,36 TL, SYZ tutarının 4,69 TL ek ödeme tutarının 31,10 TL olmak üzere toplamda 812,10 TL olması gerektiğinin, 5510 sayılı Kanun'un geçici 39 uncu maddesi kapsamında ise 2013 yılı Ocak dönemi intibaklı aylığının 1.489,30-TL, ek ödeme tutarının 59,57 TL olmak üzere toplamda 1.548,87 TL olması gerektiğinin tespitine ve bu doğrultuda davalının Tekirdağ 1.İcra Müdürlüğü'nün 2013/3456 sayılı takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve davacının yaşlılık aylığının 9835 gün prim ve üst göstergenin 1.derece 2.kademesi üzerinden ödenmesi gerektiğinin, davacının 1994 Ağustos dönemi başlangıç aylığının 4.867,500 TL (eski) (4,87 YTL), 2008 Şubat aylığının 776,36 TL, SYZ tutarının 4,69 TL ek ödeme tutarının 31,10 TL olmak üzere toplamda 812,10 TL olması gerektiğinin, 5510 sayılı Kanun'un geçici 39 uncu maddesi kapsamında ise 2013 yılı Ocak dönemi intibaklı aylığının 1.489,30 TL, ek ödeme tutarının 59,57 TL olmak üzere toplamda 1.548,87 TL olması gerektiğinin tespiti ile davalının Tekirdağ 1. İcra Müdürlüğü'nün 2013/3456 sayılı takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı temyiz dilekçesinde; davacı hakkında Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, esasen verilen kararın eksik araştırmaya dayalı olduğu, Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu ve davanın tümden reddi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı Kurumca davacıya bağlanan aylığın eksik hesaplandığı iddiası ile yaşlılık aylığının yeniden belirlenmesi ve fark aylıkların davalı Kurumdan tahsili gerekip gerekmediğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ile mülga 506 sayılı Kanun'un geçici 82 nci maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Hukuk Dairesince; sonradan, ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara usuli kazanılmış hakka aykırı bir şekilde, ikinci bir bozma kararı verilememektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.07.2006 gün, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı) 2.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK) 3.Eldeki davada ise uyulan bozma ilamı ve oluşan usuli kazanılmış hakkın gereği gibi yerine getirilmediği anlaşılmakta olup, bozma sonrasında yapılan yargılama ile, davacı hakkında 5510 sayılı Kanun'un geçici 39 uncu maddesi hükümlerine uygun şekilde aylığının intibakının yapılması gerekliliğine ilişkin kabul yerinde ise de, davalı Kurumca halihazırda geçici 39 uncu madde hükümlerine göre intibak işlemlerinin yapıldığının belirtilmesi karşısında, öncelikle davacı bakımından davalı Kurumca intibak aylığının hesaplama yöntemi ve verilerinin netleştirilmesi, devamında ise davacının intibaklı aylığının, Kurum verileri ile karşılaştırma yapılarak Kurumdan ayrılma noktalarının belirtilmesi ile denetime elverişli şekilde aylık hesabına ilişkin rapor aldırılması ve sonuç miktarın belirlenmesi gereğinin gözetilmemesi usul ve Kanuna aykırı olduğu gibi, Mahkemece hükme esas alınan raporda davacının 2008/2-2013/1 aylar bakımından 66.194,04 TL alacaklı olduğu kabul edilmiş ise de, davalı Kurumca yapılan 54.138,62 TL tutarındaki ödemenin alacaktan mahsup edilmesi gereğinin gözetilmemesi nedeniyle hükme esas alınamayacağı dikkate alınmaksızın, takipteki itirazın tamamen iptaline karar verilmesi de, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.