davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri hakkında 2004 sayılı İİK'nun 285 ve devam eden maddeleri gereğince vade konkordatosu talebi ile, İİK'nun 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet kararının verilmesini, İİK 287/1, 288/1 ve 294. maddeleri gereği talepte bulunan borçlu ve müteselsil kefillerin malvarlığının korunması ve alacaklarının cebri icra tehditlerinin durdurulmasına yönelik gerekli tedbir kararlarının verilmesini, İİK287/3. maddesi gereği geçici komiser tayini, İİK 28
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ürün tedarik sürecinde yaşadığı sorunlar ve ek vergi maliyetleri nedeniyle şirketin dengesinin bozulduğunu, kredi alınamaması sebebiyle ekonomik çıkmaza sürüklendiğini belirterek konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiş, 31.05.2020 tarihi itibariyle (adi) borçlardan iskonto yapılmadan 19 ay geri ödemesiz sonraki 3 yılda eşit paylı ve eşit taksitler halinde, rehinli borçların ise yapılandırılmak suretiyle (İİK. 308/h) ödenecek vade konkordatosu teklifinde bulunduğunu belirtmiş yine davacı vekili konkordato kaynağı olarak konkordato sürecinde duran varlık satışının gerçekleştirilmeyeceği, mali durumunun, ödenmiş sermaye borçlarının ödenmesi, şirket ortaklarınca sermaye taahhüt borçlarından 100.000.000,00 TL’sının nakit 41.900.000,00 TL’sının ticari mal olarak ödeneceği, ödemesiz geçen ilk 19 ay için işletme sermayesinin biriktirileceği, ana faaliyet konusuna ek olarak perakende mobilya alım-satımı yapılacağı, tedarikçilerden iskontolu nakit ürün alımı sağlanarak karlılık oranının arttırılacağı, modası geçen ve atıl halde duran stokların satılarak nakde çevrileceği şeklinde belirtildiği anlaşılmıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece,''... Davacı borçlunun en son 15.04.2019 2019 tarihinde adres değişikliği yaptığı, 22.07.2019 tarihinde ortaklık yapısının tümüyle değiştiği, 31.05.2020 - 22.07.2020 tarihleri arasında yapılan birçok alım-satım işleminin mutabakata cevap vermeyen aynı şirketlerle yapıldığı, borçlunun nihai tüketicinin mallarını teslim etmekte zorluk içerisinde iken tahsil edilen avanslarla Mart-Haziran dönemlerinde 5.573.576,28 TL'lık gayrimenkul satın aldığı, yine borçlunun Kasım 2019-Temmuz 2020 dönemlerinde satın aldığı ve sattığı 8 adet gayrimenkulün şirket kayıtlarında yer almadığı, işlemlerin kayıtdışı olduğu, ... 15.932.579,38 TL'lık ticari malın 3.428.855,86 TL’ya satıldığı, davacı borçlu şirketin ticari faaliyetinin Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen erişimin engellenmesi kararları neticesinde durmuş olduğu, borçlu şirket tarafından birçok bankayla görüşülmesine rağmen borçlunun geçici mühlet kararından önce çalıştığı ve hesaplarında bloke bulunan ve kullanamadığı banka hesapları dışında başka bir bankadan yeni bir hesap açılmasının mümkün olmadığı, halihazırda borçlunun nakit akışını sağlayabileceği ve ödemelerini gerçekleştirebileceği üzerinde bloke bulunmayan herhangi bir banka hesabının bulunmadığı, T.C. Ticaret Bakanlığı’nın 09.09.2020 tarihli cevabi yazısından anlaşılacağı üzere borçlu hakkında Bakanlığın şikayeti üzerine Reklam Kurulu tarafından 14.07.2020 tarihli ve 299 sayılı toplantıda alınan karar ile borçlu hakkında 104.781 TL. tutarında idari para cezası ve durdurma cezası kararları verildiği, borçlunun mesafeli satış faaliyetlerinin 6502 sayılı Kanun’un 48. maddesine aykırılık teşkil ettiği tespit edilerek borçlu hakkında İstanbul Valiliği Ticaret İl Müdürlüğü'nün 04.06.2020 tarih ve 8505 sayılı kararı ile 4.971.620,60-TL tutarında idari para cezası uygulandığı, İstanbul 5. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2020/2984 D.İş sayılı kararı ile www.....com isimli internet adresine, İstanbul 7. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2020/3301 D.İş. sayılı kararı ile www.....net isimli internet adresine, İstanbul 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2020/3092 D.İş. sayılı kararı ile www.....com isimli internet adresine erişiminin engellenmesine karar verildiği, davacı borçlu şirketin kaydi öz kaynaklarının 31.08.2020 tarihi itibariyle (-) 36.383.798,82 TL olarak gerçekleştiği, şirket sermayesinin korunmadığı, 31.08.2020 tarihli kaydi bilançoya göre davacı şirketin borca batık olduğu, Rayiç Değer Bilançosunda ise öz kaynakların (-) 43.401.960,51 TL olarak gerçekleşmiş olduğu, Şirketin rayiç/güncel bilançoya göre de TTK madde 376’ya göre borca batık durumda olduğu, geçici komiser heyeti talimatına rağmen mühlet kararının verilmesinden sonra doğan kira, aidat, elektrik, tedarikçilere olan borçlar, Vergi ve SGK borçları, İşçi Maaşları ve diğer işçilik alacaklarının ödenerek tasfiye edilmediği, şirketin geçici mühlet sonrası kamu borçları da dahil olmak üzere 31.08.2020 tarihi itibariyle toplam 3.307.705,32 TL. tutarında borcunun bulunduğu, davacının geçici mühlet kararı (22.07.2020) verilmesinden sonra, komiser heyetinin bilgisi ve onayı olmadan 23.07.2020 tarihinde ... Ltd. Şti.’ne iki kez toplam 38.250,00 TL. tutarında para transferi gerçekleştirdiği, davacının geçici mühlet tarihinden sonra, komiser heyetinin bilgisi ve onayı olmadan (mutabakata cevap vermeyen) ... Bilişim firmasından 756.122,59 TL’lik mal alımı yapmış olduğu, davacı şirket hissedarı ... ’a ait ... Ltd. Şti.'nden olan alacak tutarının 4.947.125,02 olduğu, söz konusu tutarın finansal hareketlerden oluştuğu ve ne zaman geri ödeneceği konusunda net bir tarih bulunmadığı, davacı şirketin (121) Alacak Senetleri hesabında yer alan toplam 24.864.421,75 TL’lık bakiyeyle ilgili olarak; 8.855.921,75 TL’lık alacağın ...’dan olan senet alacaklarından oluştuğunun ifade edildiği ancak senetlerin sunulmadığı, 16.008.500,00 TL’lık alacağın da vadesi uzatılan (... şirketlerinden alınan) çeklerden kaynaklı olduğu, yine davacı şirket tarafından birçok cari hesaba para çıkışlarının yapıldığı, finansal hareket gören cari hesaplardaki bakiyelerin komiser heyeti raporun 2.4. bölümünde yer alan cari hesaplara virmanlanmak suretiyle kapatıldığı, davacının stoklarla ilgili özellikle konkordato başvurusundan hemen önce Haziran ve Temmuz aylarında yüksek tutarda ticari mal alım-satım işlemleri yaptığı, alım-satım işlemlerine konu tarafların büyük oranda aynı şirketler olduğu, satın alınan malların bedelinin ödendiği ancak satılan malların bedellerinin ise nakit olarak alınmadığı, mal bedelleri karşılığı için çekler alındığı, işbu çeklerin vadeleri gelmesine rağmen muhatap bankaya verilerek tahsile konu edilmediği, çeklerin tahsili hususunda herhangi bir hukuki işlem yapılmadığı, söz konusu çeklerin vadelerin ötelendiği, stoklardan bu şekilde azaltılan malların nihai tüketicilerden alınan avanslar karşılığı teslim edilmesi gerekmesine rağmen tüketicilere teslim edilmeyerek başka bir satışa konu edildiği ve söz konusu malların bedellerinin halihazırda tahsil edilerek şirket hesaplarına girmediği, yine davacı borçlu tarafından stoklarında değer düşüklüğünün olduğu, değeri düşen malların hurdacı olarak bilinen firmalara satıldığının komiser heyetine bildirildiği, değer düşüklüğü ile ilgili komiser heyetine 05.03.2020 tarihli, 11.03.2020 tarihli, 12.03.2020 tarihli, 09.04.2020 tarihli, 20.04.2020 tarihli, 21.04.2020 tarihli ve 06.05.2020 tarihli 7 adet tutanaklar/evrak sunulduğu, ancak tutanak eki evraklardan hangi tarihlerde hangi tutarlarda alınan mallarla ilgili değer düşüklüğü oluştuğunun tespitinin yapılamadığı; söz konusu tutanakların borçlu şirketin konkordato başvurusundan önceki tarihlere ilişkin olmasına rağmen, konkordato başvurusu sırasında sunulan makul güvence raporunda hiçbir şekilde yer almadığı ve raporun içeriğinde de bahsedilmediği, ayrıca uzun vadeli verilen depozitolar hesabında yer alan 460.000,00 TL’lık 2 adet teminat çekinin suretlerinin komiser heyetine sunulmadığı, davacı borçlunun nihai tüketicilerin mallarını teslim etmekte zorluk içerisindeyken tahsil edilen avans tutarları ile Nisan ve Mayıs 2020 dönemlerinde gayrimenkul satın almış olduğu, 8 adet gayrimenkulün 2019-2020 yıllarında alınıp satıldığı, işbu 8 adet gayrimenkul ile ilgili olarak şirketin kayıtlarında herhangi bir bilgi/tutar bulunmadığı söz konusu 8 adet gayrimenkulün alım-satımın kayıt dışı olarak gerçekleşmiş olduğu, davacı şirketin 31.08.2020 tarihi itibariyle (-) 45.800.334,40 TL zarar ettiği, zararın temel sebebinin 78.144.631,66 TL’lık ticari malın (bir kısmının değer düşüklüğü içerdiği gerekçesiyle) 47.118.641,86 TL net satış fiyatı ile satılmasından kaynaklandığı, davacı borçlunun geçmiş yıllar performanslarına bakıldığında, 2017 yılında %8, 2018 yılında %14 ve 2019 yılında %18 olan brüt karlılık oranlarının 31.05.2020 tarihinde %1, 22.07.2020 tarihinde (-) %66 ve 31.08.2020 tarihinde yine (-) %66 olarak gerçekleştiği, zikredilen işlemlerin muhasebesel olarak şüpheli finansal işlemler niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.Her ne kadar geçici komiser heyeti davacı borçlunun revize konkordato projesinin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı yönünden değerlendirmede bulunulmuş ve "... Borçlunun konkordato projesinin başarıya ulaşmasının doğrudan doğruya revize projede öngörülen; 11.500.000.- euro’luk (yaklaşık:103.500.000,00 TL.) hisse satışı ve yeni ortak sermaye ödemesine bağlı olduğu, borçlu tarafından 09.10.2020 tarihli dilekçesinde ifade edilen hisse satışının gerçekleşmesi, draft olarak sunulan teminat mektubunun gayrikabilirucu ve kesin olarak mühabir bankaya yatırılması ve muhabir ... Bankası tarafından teyit edilmesi, söz konusu teminat mektubu tutarının nakit olarak şirket hesabına ödenmesi şartlarının birlikte gerçekleşmesi halinde borçlunun konkordato projesinin başarıya ulaşabileceği, aksi halde borçlunun diğer konkordato kaynakları ile projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olamayacağı, halihazırda işbu rapor tarihi itibariyle söz konusu teminat mektubuna ilişkin muhabir bankadan teyit alınamadığından konkordato kaynağına ilişkin olarak bir herhangi bir değerlendirme yapılamadığı, son tahlilde söz konusu 11.500.000.- euro’luk (yaklaşık:103.500.000,00 TL.) hisse satışı ve yeni ortak sermaye ödemesine dair konkordato kaynağının dikkate alınıp alınamayacağı, konkordato kaynağı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususundaki hukuki değerlendirmelerin ve takdirin sayın mahkemenize ait olduğu..." şeklinde görüş ve kanaat belirtmiş ise de davacı tarafından gerçekleştirildiği tespit edilen şüpheli finansal işlemler dikkate alınarak duruşma tarihinden kısa bir süre önce sunulan ve somut ve ciddi adımlar içermeyen hisse devri sözleşmesi olduğu belirtilen sözleşmenin, yargılamayı uzatmaya matuf olduğu kanaatine varılmış ve etkisi konusunda inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.Yukarıda detaylarıyla açıklandığı üzere davacının, konkordato başvurusundan kısa süre önce ve mühlet kararından sonra yaptığı şüpheli finansal işlemlerle, alacaklıları zarara uğratma kastı ile hareket ettiği sonucuna varılmıştır. Geçici komiser heyeti tarafından tespit edilen işlemler dikkate alındığında davacı borçlunun, alacaklılarını zarara uğratma amacıyla yapılmış bir konkordato başvurusunun söz konusu olması sebebiyle, İİK m.287/f.5 ve İİK m. 288/f.1 atfıyla geçici mühlette de uygulanan İİK m. 292'ye göre mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ve borca batık durumda olduğu tespit edilen borçlu şirketin iflasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve oluşan tam vicdani kanaat ile davanın ve kesin mühlet verilmesi talebinin reddine, tedbirlerin kaldırılmasına'' dair karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin İİK 297 maddesinin verdiği istisnai yetkiyi konkordatonun temel düzenlemesi olarak benimsediği, davacı şirketin kötü niyetle hareket etmediği, ekonomik faaliyetine devem etme niyetinde olduğu, komiser heyetinin hatalı kararları doğrultusunda hüküm kurulduğu, geçici mühlet içerisinde şirketin ticari faaliyetine devam edebilmesini sağlamanın konkordato komiserlerin görevi olmasına rağmen tüm ticari faaliyetlerinin komiserler tarafından durdurulduğu, ekonomik anlamda kar elde etmesine yönelik hiçbir faaliyetin komiserlerce yerine getirilmediği, sunulan revize projesinin incelenmeden karar verildiği, borca batıklık yönünden hesap hatalarının da yapıldığı, demirbaşlara ilişkin rayiç değer tespitinin de yapılmadığı, komiser heyetince bazı firma adreslerinin de yanlış yazıldığı, gerçekte gayrimenkul alım satımının olmadığı, davacı şirketçe alınmış gibi görünen gayrimenkullerin bir kısmının müşterilerden alınan teminat niteliğindeki gayrimenkuller olup bu gayrimenkuller ticarete sonlandırıldığında iadesinin yapılacağı, şirketin pandemi koşullarında piyasa dinamiklerine uygun hareket ettiği, bir kısım borçların vadesini uzattığı, 31.08.2020 tarihinde görünen 45 milyon TL'lık zararın gerçek bir zarar olmayıp büyük bir kısmının eskilerden kaynaklanan zarar olduğu, gerçekte faaliyet zararının bu miktar olmadığı, şirket ortağı ... ve bu kişinin ortak olduğu kişinin davacı şirkete olan borçları, ... Şti. tarafından bedeli ödenerek yurt dışından ithal edilecek yaklaşık 8 milyon Euro tutarında ürünün davacı şirkete verilmesi ile ... davacı şirkete olan borcuna mahsup edilmesi suretiyle tahsil edileceği, yatırımcı tarafından 11.5000.000 Euro tutarındaki ortaklık bedeli şirket ortağı .... tarafından yapılacak hisse devrine karşılık verilmekle komiser heyetinin nezaretindeki alacaklılara olan borçlarında ödeneceği belirtilerek mahkemece verilen kararın kaldırılması talep edilmiştir.