(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/4021 E. , 2010/11903 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı aleyhine banka dekontlarına dayanarak başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinde…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/4021 E. , 2010/11903 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı aleyhine banka dekontlarına dayanarak başlattığı icra takibine davalının itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinde aralarındaki borç ilişkisinin varlığını zımnen kabul ederek borcu ödediğini iddia ettiğini, ancak, davalının takibe konu 16.000TL borcu ödemediğini ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı, borcu kabul etmediğini savunarak,davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalının borcun varlığını kabul ederek ödendiğini iddia etmesi nedeniyle ispat külfetinin davalıya geçtiği, ancak, davalının ödeme iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, banka dekontlarına dayanarak davalı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı takip dosyasına verdiği 24.1.2009 tarihli itiraz dilekçesinde borcun ödendiğini savunmuştur. Mahkemece davalının borcu ödediğini iddia etmesi nedeniyle ispat külfetinin davalıya geçtiği, alacağın miktarı itibariyle tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının borcu ödediğini ispatlayamadığı 2010/4021-11903 gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davalı cevap dilekçesinde yemin deliline de dayanmıştır. Öyle olunca mahkemece davalı tarafa, takip konusu borcun ödenip ödenmediği hususunda davacıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.