4. Hukuk Dairesi 2022/6503 E. , 2024/479 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/139 E., 2022/215 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-5929 vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 09.06.2021 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Reddi- İtirazın Kabulü İle Davanın Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/165377 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara…
**4. Hukuk Dairesi 2022/6503 E. , 2024/479 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/139 E., 2022/215 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-5929 vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 09.06.2021 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Reddi- İtirazın Kabulü İle Davanın Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/165377 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacılar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacılar vekilinin itirazlarının kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların mirasbırakanı...'un İş Bankası'ndan kullandığı tüketici kredisi sonucunda davalı şirket tarafından hayat sigortası yapıldığını, mirasbırakanın 22.03.2021 tarihinde vefat ettiğini, davacılar tarafından davalıya yapılan müracaatın reddedildiğini belirterek poliçede yer alan ölüm teminatı olan 70.000,00 TL'nin ölüm tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacı mirasçılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; bilgi formunun usul ve yasaya uygun olarak elektronik ortamda oluşturulduğunu, poliçede bankanın rehin hakkı alacaklısı olduğunu, bu nedenle aktif husumet yokluğundan red kararı verilmesi gerektiğini, ölenin ölüm nedeninin böbrek hastalığı olduğunu, ancak poliçe tarihinden önce de ölenin kronik böbrek hastası olduğu ve gizlenen hastalık nedeniyle ölümünün gerçekleştiğini, buna rağmen ölenin sağlık beyanı kısmındaki sorulara hayır cevabını vererek bildirim yükümlülüğüne aykırı davrandığını, bu nedenle davacıların talebinin teminat kapsamında olmadığını, faizin başlangıç tarihine ve türüne itiraz ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı şirket Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliğinin Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında 2015/20 Sayılı Genelge’nin 3 üncü maddesinin; “b) Kişilerin fiziki olarak karşı karşıya gelmesinin söz konusu olmadığı hallerde veya kişiler fiziki olarak karşı karşıya gelmiş olsa dahi formun tesliminin elektronik ortamda yapılmasının taraflarca tercih edilmesi veya işlemlerin elektronik ortamda yapılması gibi işin mahiyetinin gerektirdiği durumlarda bilgi formunun imza karşılığı verilmesi şartı aranmaz.” hükmü uyarınca elektronik ortamda kurulduğu, sunulan belgelerde imzalı formların sertifika olduğu ve bu nedenle imzanın alınabilmiş olduğu ve şirketin usulüne uygun olarak tablet üzerinden ve şifre kullanılarak başvuru sahibi muristen beyan aldığı, murisin ölüm tarihinden önce de kronik böbrek hastası olduğu, ölüm nedeninin de böbrek hastalığı olduğunun belirlendiği, buna rağmen murisin sağlık durumunu doğru beyan etmediği, bu nedenle talep edilen tazminatın teminat dahilinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacılar vekili itiraz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davacıların babası...’a üç sayfalık Anadolu Hayat Emeklilik Hayat Sigortası Katılım Sertifikası gösterildiği ve bu belgenin bizzat imzalatıldığını, söz konusu sertifikada hastalıklara ilişkin Başvuru Formuna atıf yapılmadığını, bu formlardan ve sağlıkla ilgili hususlardan bahsedilmediğini, kaldı ki davalı sigorta şirketinin murisin her hangi bir onay veya imzasını aldığına ilişkin belge sunmadığını, alalade bilgisayar çıktısı sunduklarını, bu belgenin her zaman oluşturulabileceğini, murise sağlık durumuna ilişkin herhangi bir soru sorulmadığını, sigorta şirketinin dürüstlük kuralı gereği üzerine düşeni yapmayarak murisi bilgilendirmediğini, sigorta şirketinin ispat yükünü yerine getiremediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında yapılan incelemelerde sigortalıya tablet üzerinden sorular sorulduğu davalının kabulünde olmasına rağmen, bu sorulara müteveffanın nasıl cevap verdiğine ilişkin onun imzasını taşıyan her hangi somut bir delil sunulmadığı, Katılım Sertifikası ıslak imzalı düzenlenmiş iken aynı tarihte düzenlendiği anlaşılan bilgilendirme formunda sigortalının ıslak imzasının bulunmadığı, bu hususların sigortalının bu konuda yeterince bilgilendirildiğini ve buna rağmen yanlış beyanda bulunduğunu ispat için yeterli olmadığı, dolayısıyla davalı sigorta şirketinin, sigortalıyı bilgilendirdiği ve fakat müteveffanın bunlara yanlış cevap verdiğini ispat edemediği gerekçesiyle, davacılar vekilinin itirazının kabulü ile davanın kabulüne, 70.000,00 TL tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliğinin Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında 2015/20 Sayılı Genelge’ye göre yapılan bilgilendirmenin usul ve yasaya uygun olduğunu, ölenin gizlenen hastalığı ile ölümü arasında illiyet bağı olduğunu, ölenin hastalığını gizlemiş ve beyan etmemiş olduğunu, doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle talep edilen ölüm teminatının reddi gerektiğini, faizin başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, avans faizine hükmedilmesinin yersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından hayat sigorta poliçesi ile teminat altına alınan sigortalının hayatını kaybetmesi nedeni ile poliçe vefat teminatı bedelinin tahsili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1435, 1436,1437 ve 1439 uncu maddeleri, Hayat Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Dava, hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 1435 inci maddesi ile sigorta sözleşmesinin kurulması sırasındaki sigortalının doğru bilgi verme (beyan) yükümlülüğü, "Sigorta ettiren sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacıya bildirilmeyen, eksik veya yanlış bildirilen hususlar, sözleşmenin yapılmamasını veya değişik şartlarda yapılmasını gerektirecek nitelikte ise, önemli kabul edilir. Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır" denilmek suretiyle düzenlenmiş ve bu yükümlülüğün kapsamı belirlenmiştir. Gerek TTK'nun 1435 inci maddesi ve gerekse Hayat Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi düzenlemesine göre; sigorta şirketinin sorusu üzerine veya her hangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir form doldurulmadan) sigortalı, sözleşmenin yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigorta sözleşmesinin kurulması sırasındaki beyan yükümlülüğüne uymamanın sonuçları TTK’nın 1439 uncu maddesinde "(1) Sigortacı için önemli olan bir husus bildirilmemiş veya yanlış bildirilmiş olduğu takdirde, sigortacı 1440 ıncı maddede belirtilen süre içinde sözleşmeden cayabilir veya prim farkı isteyebilir. İstenilen prim farkının on gün içinde kabul edilmemesi hâlinde, sözleşmeden cayılmış kabul olunur. Önemli olan bir hususun sigorta ettirenin kusuru sonucu öğrenilememiş olması veya sigorta ettiren tarafından önemli sayılmaması durumu değiştirmez." 1439 uncu maddenin ikinci fıkrasında ise; "Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal tazminatın veya bedelin miktarına yahut rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır. Sigorta ettirenin kusuru kast derecesinde ise beyan yükümlülüğünün ihlali ile gerçekleşen riziko arasında bağlantı varsa, sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcu ortadan kalkar; bağlantı yoksa, sigortacı ödenen primle ödenmesi gereken prim arasındaki oranı dikkate alarak sigorta tazminatını veya bedelini öder" şeklinde düzenlenmiştir. Poliçenin düzenlenmesi sırasında sigortalının, doğru beyan yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğinin ve sigortacının TTK'nun 1435 ve 1439 uncu maddesindeki hükümlerin uygulanabilmesi için de sigortalının gizlediği iddia olunan hastalık ile riziko (ölüm) arasında illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Somut olayda, davacılar murisinin kullanmış olduğu tüketici kredisi nedeniyle azalan teminatlı hayat sigortası yapıldığı, 17.06.2020/2025 vade tarihli poliçenin davalı ... AŞ. tarafından düzenlendiği, sigortalının poliçenin yürürlük süresi içerisinde 22.03.2021 tarihinde vefat ettiği, ölüm tarihine göre vefat teminatının 70.000,00 TL olduğu, sigortalının kronik böbrek yetmezliği nedeniyle vefat ettiği, sigorta başlangıç tarihinden geriye doğru murisin tedavi evraklarının incelenmesinde 5. evre böbrek yetmezliği hastası olduğu, haftada en az üç gün diyalize girmesi gerektiği, uzun yıllardır kronik böbrek yetmezliği tanısı ile tedavi gördüğü, murisin hastalığının sözleşmenin yapılmasından önce ve sözleşme yapıldığı sırada mevcut olduğu ve ölüm sebebi ile önceden beyan edilmeyen rahatsızlık arasında illiyet bağının bulunduğu, bu durumun hakemce alınan iç hastalıkları ve hemodiyaliz uzmanı bilirkişinin raporuyla da tespit edildiği anlaşılmıştır. Şu halde; murisin sözleşme tarihi öncesinde kronik böbrek yetmezliği olduğu, tedavisinin devam ettiği anlaşılmakla, sigorta sözleşmesi imzalanırken sigortalının sağlık beyanı bölümündeki sağlık ile ilgili tüm sorulara “hayır” cevabını verdiği hususu gözetildiğinde; sigorta sözleşmelerinin karşılıklı iyiniyet ve güven esasına dayalı olarak kurulan sözleşmeler olduğu; güven ve iyiniyet ilkesi ile yasal düzenlemeler (TTK 1435 ve devamı md.) gereği, sigorta yaptıranın önemli tüm hususları poliçenin tanzimi sırasında sigortacıya bildirmekle yükümlü olduğu; davacılar murisi sigortalının poliçe tanziminden önce ölüme sebep olan hastalığını sigortacıya bildirmeyerek beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığının kabulü ile davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, İtiraz Hakem Heyetince yanılgılı değerlendirmeyle kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedeni ve şekline göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesi şimdilik gerekli görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyeti'ne gönderilmek üzere Mahkemeye gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Dava, hayat sigorta poliçesi nedeniyle vefat teminat bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalının düzenlediği hayat sigorta poliçesinin vadesi içinde (22.03.2021 tarihinde) murisleri olan sigortalının öldüğünü belirterek poliçedeki vefat teminat bedelinin tahsilini talep etmiş; davanın reddine dair verilen Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davacı yanın itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince, davanın kabulüne karar verilmiş; sayın çoğunluk tarafından davacılar murisi sigortalının poliçe tanziminden önce mevcut olan ve ölümüne neden olan sağlık sorununu davalı sigortacıya bildirmediği ve beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığından zararın teminat dışı olduğu gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. Dosya kapsamında örneği bulunan hayat sigorta sertifikasında davacılar murisi sigortalının imzası bulunduğu halde, sigorta sertifikasının düzenlenmesi esnasında (kuvvetle muhtemel aynı anda) alınan, sigortalı murisin sağlık beyanını da içeren hayat sigortası başvuru formunda sigortalının imzasının bulunmadığı görülmektedir. Davalı sigortacının, risk değerlendirmesini doğru biçimde yapıp sigortayı yapıp yapmama konusunda karar vermesinde temel unsurlardan olan sigortaladığı kişinin sağlık beyanını tespit etmeden hayat sigorta sertifikasını düzenlemeyeceği de aşikardır. Bu itibarla; sigortalı murisin sağlık beyanını içerdiği iddia olunan ancak dosyadaki örneğinde sigortalının imzası bulunmayan "hayat sigortası başvuru formu" adlı belge aslı temin edilip bu belgede sigortalının imzasının olup olmadığı gözetilerek karar verilmesi gerekir. Bu araştırma yapılmadan karar verilmesi eksik inceleme niteliğindedir. Açıklanan nedenlerle; davacılar murisi sigortalının imzasını taşımayan örneği dosyada yer alan "hayat sigortası başvuru formu" adlı belge aslı ya da davalı sigortacıda bulunan örneğinin temin edilmesi, anılan belgede sigortalının imzasının bulunmadığı durumda ölüme neden olan böbrek yetmezliği rahatsızlığı konusunda beyan yükümlülüğüne uyulmadığından bahsedilemeyeceğinden vefat teminat bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi, sigortalının beyan formunda imzasının bulunduğu durumda ise gerçeğe aykırı sağlık beyanı nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1439 uncu maddesi gereği davanın reddine karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun araştırma yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesi gerektiği şeklindeki bozma kararına katılmıyorum.