1. Hukuk Dairesi 2007/12366 E. , 2008/1951 K. "" MAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/09/2007 Taraflar arasında görülen ve bu dosya ile birleşen 2005/35 esas sayılı davalarda; Davacı, ortak miras bırakanları O.Ş.’in mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla davalılara 18 parça taşınmazı satış gibi göstermek suretiyle devrettiği, asıl amacın bağış olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptalini ve veraset ilamındaki payı oranında adına tesciline karar veril…
**1. Hukuk Dairesi 2007/12366 E. , 2008/1951 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/09/2007 Taraflar arasında görülen ve bu dosya ile birleşen 2005/35 esas sayılı davalarda; Davacı, ortak miras bırakanları O.Ş.’in mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla davalılara 18 parça taşınmazı satış gibi göstermek suretiyle devrettiği, asıl amacın bağış olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptalini ve veraset ilamındaki payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, miras bırakanın müsrif ve hovarda bir hayat sürdürdüğünü, satışların bu nedenle yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, kanıtlanmayan davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, dosyada tebliğ için masraf olmadığından davacının duruşma talebinin reddine karar verildi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava ve birleşen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, miras bırakanın davalılara yapmış olduğu temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava ve birleşen davayı açmıştır. Bilindiği üzere;uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirascısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 Sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirascılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.