4. Hukuk Dairesi 2011/12901 E. , 2012/14778 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 29/11/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı ... tarafından açılan davanın reddine, davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalılar vekilleri taraflarından süresi …
**4. Hukuk Dairesi 2011/12901 E. , 2012/14778 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 29/11/2007 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacı ... tarafından açılan davanın reddine, davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen 21/12/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı ...'in temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalıların davacı ...'e yönelik temyiz itirazlarına gelince: Dava, basın yoluyla kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, davalılar tarafından Yeni Asır isimli gazetenin 29/03/2007 günlü sayısında yayınlanan haberin gerçeğe aykırı olduğunu, izin alınmadan bir davette çekilen tam boy fotoğrafların yayınlandığını, yayının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek davalıların manevi tazminatla sorumlu tutulmalarını istemişlerdir. Davalılar, yazının basının haber verme hak ve yükümlülüğü kapsamında, basın özgürlüğü ve hukuka uygunluk sınırları içinde olduğunu, sözkonusu haberin doğru olduğunu, yayının kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla yapıldığını, güncel ve görünür gerçeğe uygun olduğunu beyanla davanın reddini savunmuşlardır. Yerel mahkemece; davacı ...'in istemi, haberin güncel ve görünü gerçeğe uygun olduğu gerekçesiyle reddedilmiş, davacı ...'in istemi ise; davacının soruşturma ile ilgisinin olmaması ve resminin izinsiz yayınlanması nedeniyle haberin bu davacının kişilik haklarını ihlal edici mahiyette olduğu gerekçesiyle kısmen kabul edilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasası'nın 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır.