Başvurucu, aleyhine açılan ve aklanmasına imkân tanınmadan zamanaşımından düşmesine karar verilen davadan dolayı masumiyet karinesinin ve makul sürede yargılanma hakkına bağlı olarak adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve 250. 000, 00 TL tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, aleyhine açılan ve aklanmasına imkân tanınmadan zamanaşımından düşmesine karar verilen davadan dolayı masumiyet karinesinin ve makul sürede yargılanma hakkına bağlı olarak adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve 000,00 TL tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 15/5/2013 tarihinde Mersin Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 10/6/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından, 22/11/2013 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 22/11/2013 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiş olup, Adalet Bakanlığının 25/12/2013 tarihli cevabında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Mersin ilinde kurulu bulunan Aksiyon Depolama İnş. Turz. Nak. Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şirketinin ortağı ve yetkilisidir. Başvurucunun da aralarında bulunduğu bir kısım şüpheli hakkında, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca 15/1/2004 tarihinde “teşekkül halinde kaçakçılık” suçundan soruşturma başlatılmıştır. Anılan soruşturma kapsamında, Savcılık tarafından düzenlenen 30/1/2004 ve 17/3/2004 tarihli iddianamelerle, başvurucu ve diğer on beş şüpheli hakkında “kaçakçılık suçunu işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak ve kaçakçılık” suçlarından cezalandırılmaları istemiyle Mersin Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. Başvurucu, 18/5/2004 tarihinde tutuklanmış ve aynı tarihte tahliye edilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda anılan Mahkemenin 25/10/2011 tarih ve E.2004/50, 2011/432 sayılı kararıyla; “başvurucunun ve diğer sanıkların üzerlerine atılı kaçakçılık suçunu işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak (4926 sayılı Kanun’un 5/1 maddesine muhalefet) suçundan, atılı suçu işlediklerinin sabit olmaması ve yeterli delil bulunmaması nedeniyle CMK’nın 223/2-e maddesi gereğinceberaatlarına; üzerlerine atılı kaçakçılık suçundan eylemlerinin sabit görülmesi halinde uygulanması mümkün bulunan ve lehe netice vereceği anlaşılan 4926 sayılı Kanun’un 3/d-1, 4/d-1 maddesinde öngörülen cezanın niteliğine göre tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 maddesinde belirtilen ilaveli 7 yıl 6 aylık zamanaşımı süresinin suç tarihinden itibaren geçmiş olması nedeniyle düşmesine” karar verilmiştir. Söz konusu karar, Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili ve diğer bir kısım sanıklar tarafından temyiz edilmiş olmakla beraber başvurucu, temyiz talebinde bulunmamıştır. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay Ceza Dairesinin 4/3/2013 tarih ve E.2012/9621, K.2013/5192 sayılı kararı ile; “sanıklar hakkında düzenlenen 30/1/2004 ve 17/3/2004 tarihli iddianameler ile üzerlerine atılı eylem nedeniyle teşekkül halinde kaçakçılık suçundan dolayı dava açılmış olması karşısında, eylem tek olduğu halde iki ayrı suçtan dava açılmış gibi, eylem bölünerek hem beraat, hem zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararı verilmesi, yasaya aykırı görüldüğünden hükmün bozulmasına, ancak suç tarihi olan 15/1/2004-16/1/2004 günleri itibariyle temyiz inceleme gününde, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe hükümler içeren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen zamanaşımı tahakkuk ettiğinden anılan maddeler uyarınca sanıklar hakkındaki kamu davasının ortadan kaldırılmasına” karar verilmiş ve bu karar başvurucuya 2/5/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 15/5/2013 tarihli dilekçesi ile süresi içinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 1/3/1926 tarih ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendi şöyledir:“Kanunda başka türlü yazılmış olan ahvalin maadasında hukuku amme davası:(…)4 - Beş seneden ziyade olmamak üzere ağır hapis veya hapis yahud sürgün veya hidematı ammeden muvakkaten mahrumiyet cezalarını ve ağır para cezasını müstelzim cürümlerde beş sene,(…)…geçmesiyle ortadan kalkar.” 765 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“Hukuku amme davasının müruru zamanı, mahkumiyet hükmü yakalama, tevkif, celb veya ihzar müzekkereleri, adli makamlar huzurunda maznunun sorguya çekilmesi, maznun hakkında son tahkikatın açılmasına dair olan karar veya müddeiumumisi tarafından mahkemeye yazılan iddianame ile kesilir.Bu halde müruru zaman, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeğe başlar.Eğer müruru zamanı kesen muameleler müteaddid ise müruru zaman bunların en sonuncusundan itibaren tekrar işlemeğe başlar. Ancak bu sebepler müruru zaman müdetini 102 nci maddede ayrı ayrı muayyen olan müddetlerin yarısının ilavesiyle baliğ olacağı müddetten fazla uzatamaz.” 10/7/2003 tarih ve 4926 sayılı mülga Kaçakçılıkla Mücadele Kanun’un 3/d-1 maddesi şöyledir:“Aşağıda yazılı fiilleri işlemek kaçakçılıktır:d) 1 - İthali; lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı gerçeğe aykırı her türlü beyanname ve belge ile gümrük idaresini yanıltarak işlemini yaptırmak suretiyle ithal etmek veya bunlara teşebbüs etmek.” 4926 sayılı Kanun’un maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Bu Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla teşekkül oluşturanlar veya teşekkülü yönetenler hakkında iki yıldan altı yıla kadar ağır hapis cezasına hükmolunur.”