11. Ceza Dairesi 2025/5758 E. , 2026/1090 K. "" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4253 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 23.12.2022 tarih…
11. Ceza Dairesi 2025/5758 E. , 2026/1090 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/4253 Değişik iş SUÇ : Dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 23.12.2022 tarihli ve 2022/84760 Soruşturma, 2022/47749 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Küçükçekmece 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 04.07.2023 tarihli ve 2023/4253 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 04.07.2023’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 07.02.2024 tarihli ve 2023/20554 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2024 tarihli ve KYB-2024/18716 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2024 tarihli ve KYB-2024/18716 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, müştekinin emlak işi yapan şüpheli ile görüşerek ev satın almak istediğini söylediği, şüphelinin müştekiye ... ilçesinde icralık ev olduğunu, değerinin 200.000 Türk lirası olduğunu söylediği, müştekinin şüpheliye parça parça toplamda 210.000 Türk lirası para gönderdiği, ancak şüphelinin müştekiye ev sahibinin evi başkasına satacağını söyleyerek müştekiye parasını geri iade etmediğini iddia ederek şikayetçi olması üzerine, başlatılan soruşturma evresi sonunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca dolandırıcılık suçunun unsuru olan nitelikli aldatma durumunun mevcut olmadığı, olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde kaldığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; Müştekinin para gönderdiğini ve geri alamadığını belirttiği para gönderim dökümlerinin olay tarihini kapsayacak şekilde temin edilmesi ile müştekinin iddiasında yer alan şüphelinin müştekiye ...'da icralık ev olduğunu söyleyip para aldığına dair ve daha sonra ev sahibinin evi başkasına satacağını söyleyip müştekinin parasını iade edip etmediğinin araştırılarak durumun ortaya konulması, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği cihetle, eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 23.12.2022 tarihli ve 2022/84760 Soruşturma, 2022/47749 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına ilişkin şikayetçiye gönderilen tebligat parçası incelendiğinde, "Adres kapalı, en yakın komşu “bina sakininden” soruldu; muhatap “nerede bilmiyor” demesi ve imzadan imtina etmesi üzerine, ...mahalle muhtarına..." şeklindeki ibarelerle tebliğ yapıldığı anlaşılmış ise de; imzadan imtina eden komşunun isminin yazılmaması ve şikayetçinin geçici olarak adresten ayrılıp ayrılmadığının belirli olmaması nedeniyle, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi uyarınca 03.01.2023 tarihinde yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğundan, öğrenme üzerine sunulan 11.05.2023 tarihli itiraz dilekçesinin süresinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede; emlakçılık yapan şüphelinin, üzerinde icra bulunan ... İlçesi ... Mahallesinde bulunan bir evi şikayetçiye satabileceğini söylediğinin, şikayetçinin icrayı kaldırmak için banka üzerinden parça parça 210.000,00 TL ödeme yaptığının, daha sonra şüpheli ile görüştüğünde ev sahibinin evi satmaktan vazgeçtiğinden bahisle herhangi bir devir işlemi yapmadığının, almış olduğu parayı da iade etmediğinin, bu şekilde şüphelinin haksız menfaat temin ettiğinin iddia olunması karşısında; şüphelinin ifadesine başvurulması, dosyada mevcut yazışmalar ile banka hesap hareketlerinin incelenmesi, paranın gönderildiği tüm hesap sahiplerinin tespiti ile beyanlarının alınması, icra dosyasına yapılan herhangi bir ödeme bulunup bulunmadığının araştırılması, ev sahibinin tespiti ile beyanına başvurulması, şüpheliye bahse konu evin satışı için yetki verip vermediğinin kuşkuya yer bırakmayacak bir şekilde ortaya konulması, sonucuna göre somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşup oluşmadığının tayin ve takdir edilmesi gerekirken; "...dolandırıcılık suçunun unsuru olan nitelikli aldatma durumunun mevcut olmadığı, olayın hukuki ihtilaf mahiyetinde kalıp sorunun çözüm yerinin hukuk mahkemeleri veya icra mercileri olduğu..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Küçükçekmece 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 04.07.2023 tarihli ve 2023/4253 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.02.2026 tarihinde karar verildi.