12. Ceza Dairesi 2025/7942 E. , 2026/292 K. "" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2025/106 E., 2025/387 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜR…
12. Ceza Dairesi 2025/7942 E. , 2026/292 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2025/106 E., 2025/387 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına, mahsuba karar verilmiş, ilgili kararın sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 23.01.2025 tarihli ve 2021/840 Esas, 2025/940 Karar sayılı ilâmıyla, bilinçli taksir oranının orantılılık ilkesine aykırı şekilde fazla miktarda hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği, 5237 sayılı TCK'nın 85/1 maddesine göre hüküm kurulmamasının ve bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, kusur durumuna, eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğuna, keşif yapılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü, yaklaşık 185 promil alkollü sanığın idaresindeki otomobille, yerleşim yeri içinde, gece vakti, aydınlatmanın bulunmadığı, ıslak bölünmüş asfalt kaplama karayolunda seyrederken, yol çalışması sebebiyle iki yönlü yol haline getirilmiş olay mahalline geldiğinde, kendisine hitap eden sola yön ve yol çalışması levhalarına karşın seyrine dikkatini vermeyerek direksiyon hakimiyetini kaybetmek suretiyle önce, aracının alt kısımlarıyla, gidiş yönüne göre solda orta refüjde bulunan hafriyat birikintisine ardından birikintinin 25 metre ilerisindeki beton çukura çarparak, takla attığı ve 10 metre ileride durarak sonuçlanan, bir kişinin ölümü, bir kişinin hayati tehlike geçirecek ve dördüncü dereceden vücudunda kırık oluşacak şekilde yaralandığı olayda, mahkemece, asli kusurlu şekilde neticeye sebebiyet verdiği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde karar verildi.