T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 02/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... TARİHİ : 10/04/2025 NUMARASI : ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...- .. Av. ...- DAVALI : ... -...- VEKİLİ : Av. ...- DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali G.KARAR YAZIM TARİHİ : 06…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 02/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... TARİHİ : 10/04/2025 NUMARASI : ... DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...- .. Av. ...- DAVALI : ... -...- VEKİLİ : Av. ...- DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali G.KARAR YAZIM TARİHİ : 06/10/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiğini, takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, müvekkili idare .... Dairesi Başkanlığı ekiplerince yapılan kontrollerde davalı borçlunun kiracı olarak işlettiği otelde, abonelik işlemleri tamamlanmadan sayaçlı su kullanımı tespit edildiğini, bu durumun 16.05.2019 tarihli ve...sıra numaralı kaçak ve/veya usulsüz su kullanım tutanağı ile kayıt altına alındığını, tutanak tutulduğunu, tutanağa istinaden, 11.07.2019 tarihli ve....sayılı yazıları ile 26.01.2018 tarihinde 16.05.2019 tarihleri arasında işletmenin açılış ve kapanış bilgilerinin talep edildiğini ancak kurumlarına herhangi bir cevap verilmediğini, davalı borçlunun ... İcra Müdürlüğü'nün.... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...'ye usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, davalı tarafın davaya karşı cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmadığı görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; tüm dosya kapsamına göre davalının usulsüz/kaçak su kullanımın sabit olduğu, ancak davacı idare tarafından davalının faaliyetine son verildiği tarihleri de kapsayacak şekilde kaçak kullanımının hesaplandığı, .... Vergi Dairesi kayıtlarına göre aynı adreste davalıdan sonra farklı işletenlerin faaliyet gösterdiği, bu dönemlerden davalının sorumlu olmayacağı, davalının yalnızca 31.01.2018 ile 05.12.2018 tarihleri aralığındaki kaçak kullanımdan sorumlu olacağı hususları nazara alınarak, bilirkişi tarafından bu tarihleri kapsayan şekilde yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile davalının..... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takibine yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 95.792,98 TL asıl alacak ve 74.839,32 TL gecikme zammı üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İdare ekiplerince, 16.05.2019 tarih ve ...sıra numaralı kaçak ve/veya usulsüz su kullanım tutanağı tutulduğunu, tutanağa istinaden 11.07.2019 tarih ve .... sayılı yazı ile 26.01.2018 tarihinde 16.05.2019 tarihleri arasında işletmenin açılış kapanış bilgileri talep edildiği, ancak kurumlarına işyerini kapattığına dair herhangi bir geri dönüş olmadığını, belge de sunulmadığını, akabinde 12.05.2016 tarih ve 6 nolu... Yönetmeliğinin 39. Maddesinin 3. Fıkrasında ‘’Bu maddenin ikinci, üçüncü fıkraları ve beşinci fıkrasının (a) bendinde tanımlanan hallerde, usulsüz kullanım tespitinden önce İdareye başvuruda bulunulmuş olması ve bunun belgelenmesi durumunda, usulsüz kullanıma ilişkin hükümler uygulanmaz.’’ hükmü gereğince kurumlarının bilgisi ve mühürü ile takılan su saatinin üzerindeki 16783 m3 su kullanımı baz alınarak cezasız şekilde ve sayaç sökme takma bedeli ve işçilik bedeli olarak 24.07.2019 tarihinde 146.150,25.-TL tahakkuk ettirilmiş olduğunu, 31.07.2019 tarih ve ... sayılı borç bildirim yazısıyla tebliğ edildiğini, davalının 29/03/2018 tarihli ve 2018/24490 sayılı dilekçesi ile işyeri atıksu aboneliği başvurusu ekinde kurumlarına kira sözleşmesi sunmuş olup sözleşmenin "Sözleşme süresi ve ödeme" başlıklı 3. Maddesinde "İş bu sözleşme, 26/01/2018 tarihinde başlamak üzere 15/11/2024 tarihine kadar 6 sezon müddetince geçerlidir" ifadesi yer aldığını, dolayısı ile kaçak ve/veya usulsüz su kullanım tutanağının düzenlendiği 16/05/2019 tarihinde davalının anılı iş yerinde fiili kullanıcı olduğunu, yani işyeri davalı tarafından vergi dairesinde kapatılmış olmasına rağmen işletilmeye devam edildiğini, zaten davalı tarafça bu durumun aksini iddia edecek herhangi bir cevap ve delil de sunulmadığını, bu nedenlerle yerel mahkemenin ... Esas, ... Karar sayılı kararının ret olunan kısım bakımından istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir . Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesi ile özetle; Müvekkili ...'nin, dava içeriğinde belirtilen ....adlı oteli işletme istemiyle 2018 yılı başında girişimde bulunduğunu, o dönem işletmeci olan....ile otelin devri hususunda görüşmeler yapıldığını ve otelin devri hususunda tarafların mutabık kaldığını, taraflar arasında otelin 6 yıl boyunca işletilmesi için devir sözleşmesi tanzim edildiği ve müvekkilinin oteli sezonda işletmek üzere hazırlıklara başladığını ancak bu aşamada müvekkilinin, kendisine otel hakkında doğru bilgi verilmediğini/dolandırıldığını fark ettiğini,müvekkilinin resmi kurumlarda işlemleri tamamlamaya ve resmi belgelerini almaya çalışırken devredilen otelin anlatılan gibi olmadığı ve sorunlu bir yer olduğunun görüldüğünü, müvekkilinin 29.03.2018 tarihinde su aboneliği için davacı ...'ye başvuruda bulunduğunu, ancak davacı tarafça bu talebi uygun görülmeyerek müvekkilinin abonelik işleminin tamamlanmadığını, devamında otelin su aboneliği sorunu, yangın yönetmeliği eksiklikleri ve benzeri nedenlerle İşyeri Açma Ve Çalıştırma Ruhsatı alınamadığını, ruhsat olmadığı için de silsile halinde ...Bakanlığından işletme belgesi alınamadığını, 2018 yaz sezonu başlamadan müvekkilinin .... adlı oteli işletmekten vazgeçtiğini, müvekkilinin.... adlı oteli devralamadığını ve işletemediğini, resmi kayıtların beyanlarını doğruladığını, müvekkilinin oteli işletmediğinden su tüketimi de yapmadığını, tespit edilen bir tüketimin olması halinde bu borcun muhatabının o dönem mevcut su abonesi ..., veya taşınmaz mal sahibi olduğunu, husumet yokluğu davanın her aşamasında resen incelenmesi gerektiğini, hükme esas alınan belgelere ve hesaplamalara itiraz ettiklerini, tanzim edilen tutanakların hukuka aykırı olup hükme esas alınamayacağını, davacı tarafından ibraz edilen, dava dilekçesi EK-5 te yer alan tutanak incelendiğinde; 16.05.2019 tarihinde... Daire Başkanlığı ... tarafından inceleme yapıldığının belirtildiği, bu inceleme ve tespit akabinde borç bedeli hesaplanarak tutanak altına alındığının iddia edildiği, halbuki tespit sonrası hazırlanması gereken bu tutanağın tanzim tarihinin 25.12.2018 olarak göründüğünü, aynı tutanak üzerinde tutarsız iki tarih bulunduğunu, davacı sıfatı olan resmi kurum aynı zamanda menfaatine yönelik usulsüz tutanak tanzim ettiğini, davacı tarafından ibraz edilen, dava dilekçesi EK-4 te sunulu 'Atıksu Abonelik Tesisat Projesi' incelendiğinde; Otelde bulunan mevcut sayacın (,,,,) damga tarihi 2015 olarak göründüğünü, 2015 yılı ile tespitin yapıldığı 2018 yılı arasında hiç kullanım yapılmaması, 2018 yılında endeks 0 m3 den 16783 m3 e gelmiş gibi hesaplanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin taraf sıfatı bulunmaması ayrıca hesap tarihlerinin tutarsız ve dayanaksız olması, tahmine dayalı borç tahakkuku nedenleriyle istinaf başvurusunun kabulünü,... Asliye Ticaret Mahkemesi .... Esas ... Karar sayılı hükmün kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak ve de aynı Kanunun 357. maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde yapılan inceleme neticesinde; İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, kaçak/usulsüz su kullanımından kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. Dayanak...icra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra takip dosyasının yapılan incelemesine göre, davacı tarafından davalı aleyhine "Kaçak ve/veya Usulsüz Su Kullanım Tutanağı, Tahakkuk Tutanağı, ... TL" açıklamasıyla 146.150,25TL asıl alacak ve 74.839,32TL gecikme zammı olmak üzere toplam 220.989,57TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun süresinde borca itiraz ettiği ve yine itirazında 20.11.2018 tarihinde oteli devrettiğini beyan ettiği ve de itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. ....bilirkişi ... Mahkemeye sunduğu 19/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 6183 sayılı kanunun 51. Maddesine göre değişken oranlarda gecikme faizi oranları uygulandığı, buna göre bu oranlarla 24.07.2019 tarih ile takip tarihi olan 28.11.2021 arasında 146.150,25 TL'lik anaparaya 73.801,01 TL gecikme zammı işleyeceği ve toplamda 219.951,26-TL olacağı, dava dosyası içerisinde tarafıma verilmiş olan davalının kaçak su kullanıp kullanmadığı hususu ile ilgili olarak bilirkişilik alanında olmadığı yönünde görüş ve kanaatini bildirdiği görülmüştür. Yine ilk derece Mahkemesince aldırılan ve ...in sunduğu 23/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalının abonelik başvurusu yapmış olmasına karşın davacı kurum ile sözleşmeye imzalamaya gitmediği, abonelik sözleşmesi imzalamadan su kullanmaya devam ettiğinin tespit edildiği, kurum içi hazırlanan ve uygulanan yönetmelik tanımına göre “ abone olmaksızın su kullanımı” nın söz konusu olduğu, davalının abonelik başvurusu yaptığı halde abonelik sözleşmesi imzalamadan su kullanmaya devam ettiğinin tespit edildiği ve kullanım sonlandırıldığı, tespit tarihinde kullanılan su için ... 12-05-2016 tarihinde almış olduğu 6 nolu kararın 39. Maddesinin 10'üncü fıkrası gereği su hizmet bedeli cezasız olarak ve sayaç sökme ücreti ile işçilik bedelinin tahakkuk edildiği, davalı ...' nin 26.01.2018 tarihinde söz konusu adreste faaliyete geçmek için sözleşme imzaladığı ve sözleşme başlangıç tarihinden yaklaşık 2 ay sonra 29.03.2018 tarihinde ... abonelik başvurusu yaptığı, 05/12/2018 tarihi itibariyle bahse konu adreste faaliyetin sonlandırıldığı, bu tarihlere göre davalı ...' nin bahse konu adreste, 26.01.2018 ile 05/12/2018 tarihleri aralığında yaklaşık 10 ay faaliyet gösterdiği, faaliyetin resmi sorumluluğunun davacıda olduğu dönemler için 10 aylık su kullanımının söz konusu olduğu, faaliyetin resmi olarak sonlandırıldığı tarihten sonra,...' nin su kullanım endeksini 16783m³olarak tespit ettiği 16.05.2019 tarihe kadar olan 6 aylık süre zarfında su kullanımı olup olmadığı kullanım oldu ise kimin tarafından kullanıldığının eldeki verilere göre kesinlik arz etmediği, abonelik sözleşmesinin düzenlenip düzenlenmediği, dava dosyasına sunulan 02.05.2018 tarihli "Atıksu abonelik tesisat projesi” nin; Devir değeri; 99999, güncel endeksi O (sıfır) olan ...Marka, ... nolu sayaç için ... adına .... abone no ile düzenlendiği, tesisatı kontrol eden personelin isminin yazılı olduğu ancak herhangi bir imza ve onay parafinın bulunmadığı, yalnızca ...Tahakkuk Şubesi tarafından tarihsiz aslı gibidir yapıldığı, ... adına 185566 abone numarası yazılı olduğu halde sözleşme imzalanmadan abone numarası verilip verilemeyeceği hususunda belirsizlik olduğu, 29.03.2018 tarihinde ... tarafından ... ye abonelik başvurusu yapıldığı ancak taraflar arasında imzalanan herhangi bir abonelik sözleşmesine rastlanmadığı, abonelik sözleşmesi düzenlenmemiş ise bu süreçte varsa su kullanımına dair hesap yapılarak takibe konu alacak ve faiz yönünden hesap yapılması, dava dosyası kapsamında davacı kurum tarafından düzenlenen aylık veya dönemsel sayaç okuma ve kontrollerin yapıldığına dair herhangi bir belge veya bilgiye rastlanmamakla birlikte davacı idare ....nin su kullanım endeksini tek seferlik sayaç okuma neticesinde 16783m³ olarak, 16.05.2019 tarihli tutanakla belgelediği, Davacı idare....' nin 16.05.2019 tarihli tutanakla su kullanımı endeksini 16783m³ olarak kayıt altına aldığı ve birim tüketim bedeli üzerinden borç tahakkuk ettiği, davalının 05.12.2018 tarihinde bahse konu adreste faaliyete son verdiği belgelendiği halde yaklaşık 6 ay sonra okunan endeksin faaliyet esnasında kullanılan su miktarını yansıtıp yansıtmadığı, 16783m³endeksin davalının gerçek kullanımı olup olmadığı hususunda belirsizlik olduğu, 16783 m³ endeksin davalının gerçek kullanımı olduğu kabulü edilirse; tüketim miktarına bağlı 146.150,25 TL asıl alacak sonucuna varıldığı, 146.150,25 TL Asıl alacak üzerinden, 24.08.2019 vade tarihi ile 28.12.2021 icra takip tarihleri aralığında, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun un 51 Maddesine göre hesaplandığında; toplam gecikme zammının; 81.712,81 TL olduğu, gecikme zammı dahil toplam alacak tutarının 227.863,06 TL olduğu görüş ve kanaatini bildirdiği görülmüştür. Çevre Mühendisi ....sunduğu 02/01/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle ; Davacı idare ....' nin 16.05.2019 tarihli tutanakla su kullanımı endeksini 16783m³ olarak kayıt altına aldığı ve birim tüketim bedeli üzerinden borç tahakkuk ettiği, 31.01.2018 ile 31.01.2018 tarihleri aralığında su kullanımı endeksi tespit edilemediğinden, dava konusu sayaçta okunan ve 16.05.2019 tarihli tutanağa yazılan endeks üzerinden ortalama günlük tüketim hesap edilerek, istenilen tarih aralığındaki tüketim miktarı hesap edildiğini, 31.01.2018 ile 31.01.2018 (05.12.2018) tarihleri aralığında ortalama su kullanımının; 10.998 m³ olduğu kabulü ile 10.998 m³ tüketim miktarına bağlı; 95.792,98 TL asıl alacak, 24.08.2019 vade tarihi ile 28.12.2021 icra takip tarihleri aralığında, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 Maddesine göre hesaplandığında; Toplam Gecikme Zammının; 81.712,81 TL olduğu, gecikme zammı dahil toplam alacak tutarının 177.505,79 TL olduğu görüş ve kanaatini bildirdiği görülmüştür. Davacı vekilinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; davacı vekili, davalının 29/03/2018 tarihli ve 2018/24490 sayılı dilekçesi ile işyeri atıksu aboneliği başvurusu ekinde kurumlarına kira sözleşmesi sunduğunu ve sözleşmenin "Sözleşme süresi ve ödeme" başlıklı 3. Maddesinde "İş bu sözleşme, 26/01/2018 tarihinde başlamak üzere 15/11/2024 tarihine kadar 6 sezon müddetince geçerlidir" ifadesi yer aldığını, dolayısı ile kaçak ve/veya usulsüz su kullanım tutanağının düzenlendiği 16/05/2019 tarihinde davalının anılı iş yerinde fiili kullanıcı olduğunu, yani işyeri davalı tarafından vergi dairesinde kapatılmış olmasına rağmen işletilmeye devam edildiğini, zaten davalı tarafça bu durumun aksini iddia edecek herhangi bir cevap ve delil de sunulmadığını belirtmiş ise de ilk derece mahkemesince yazılan müzekkere üzerine ...vergi Dairesi Müdürlüğü 27.09.2022 tarihli yazı cevabında davalı mükellefiyet kaydının 05/12/201ve ....Şirketi'nin 12/12/2018 tarihinden itibaren söz konusu adresteki faaliyetine ilişkin mükellefiyet kaydının 31/08/2020 tarih itibariyle re'sen terk ettirildiği ve söz konusu otelin .... tarafından alt kiralama yoluyla kiraladığının anlaşıldığı bildirilmiştir. Dolayısıyla davalının dava konusu oteli 05/12/2018 tarihinden sonra fiili kullanımı olduğu hususunun belirlenememesi karşısında davacı vekilinin davalının sunduğu kira sözleşmesinde 6 sezon müddetince geçerli olduğu gerekçesiyle sorumlu tutulmasına ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; davalı tarafın 29.03.2018 tarihinde su aboneliği için davacı MUSKİ'ye başvuruda bulunduğu, yine Vergi kaydına göre oteli 31.01.2018 ile 05.12.2018 tarihleri aralığında işlettiği ve de kira sözleşmesi kapsamında ve de 2018 yaz sezonu başlamadan müvekkilinin.... adlı oteli işletmekten vazgeçtiği ve .... adlı oteli devralamadığı ve işletemediği savunmaları dosya kapsamından belirlenemediğinden savunmalarına itibar edilememiştir.Kaldı ki 6100 sayılı HMK'nın 357. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamayacağı ve de bilirkişi raporlarına ilişkin usulüne uygun itirazları olmadığı da dikkate alındığında itirazları yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, göre, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı anlaşmakla; davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/04/2025 tarih,... Esas ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Alınması gerekli 11.655,90 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.913,98 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.741,92 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Taraflar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.02/10/2025 ... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.