8. Hukuk Dairesi 2021/15752 E. , 2021/11804 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine ve Orman İdaresi temsilcileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Kadastro sırasında ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 1 parsel sayılı 4.277.046,39 metrekare yüzölçümündeki t…
**8. Hukuk Dairesi 2021/15752 E. , 2021/11804 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine ve Orman İdaresi temsilcileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Kadastro sırasında ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 1 parsel sayılı 4.277.046,39 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir bölümü hakkında adına tescil istemiyle dava açmış, daha sonra taşınmazın kardeşleri Asim ve ... ile birlikte adlarına tescilini istemiştir. Yargılama sırasında davacının kardeşi ..., çekişmeli taşınmaz bölümünde 1/3 payı olduğu iddiasıyla davaya müdahil olmuştur. ... ve ...’nin kardeşleri ...’nin mirasçıları da açılan davaya muvafakat vermişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne; çekişmeli 102 ada 1 sayılı parselin fen bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen 13.409,50 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile 4 payın davacı ..., 4 payın müdahil ..., 4 payın da ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine ve Orman İdaresi temsilcileri tarafından temyiz edilmiştir. Kadastro mahkemesi kadastro tutanağının tanzimi tarihinden, kadastro tespitinin kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalarda görevli mahkemedir. Başka bir anlatımla; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, kadastro mahkemesinin yetkisi, kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Kadastro tespiti kesinleştikten sonra kadastro mahkemesinin görevi sona erer. Ancak, davanın varlığı tespitin kesinleşmesini önleyecektir. Somut olayda; çekişmeli 102 ada 1 sayılı parselin kadastro tutanağının 14.12.2007-14.01.2008 tarihleri arasında ilan edildiği, askı süresi içerisinde dava dışı kişiler tarafından tespite itiraz edildiği ve Kadastro Mahkemesi’nin 2008/1 Esas sayılı dava dosyasına kaydedildiği, bu dava derdest iken davacının 24.07.2008 tarihinde genel mahkemede eldeki davayı açtığı, dava ve karar tarihi itibariyle taşınmazın kadastro tutanağı kesinleşmemiş olduğuna göre, görevli mahkeme, genel mahkeme olmayıp kadastro mahkemesidir. Görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Belirlenen bu duruma göre mahkemece görevsizlik kararı verilip, dosyanın kadastro mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilip yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.