11. Ceza Dairesi 2012/8285 E. , 2013/15315 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : 1-213 sayılı VUK.nun 359/b-1., 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi gereğince 15 ay hapis cezası 2-213 sayılı VUK.nun 359/b-1., 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi gereğince 15 ay hapis cezası I- 2005, 2006 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Aynı takvim yılı içerisinde bi
**11. Ceza Dairesi 2012/8285 E. , 2013/15315 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : 1-213 sayılı VUK.nun 359/b-1., 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi gereğince 15 ay hapis cezası 2-213 sayılı VUK.nun 359/b-1., 5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi gereğince 15 ay hapis cezası I- 2005, 2006 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Aynı takvim yılı içerisinde birden çok sahte fatura düzenlediği anlaşılan sanık için ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında açıklandığı üzere faturaların adet ve tutarları, zarar miktarı, kastın yoğunluğu ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilip zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliği karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 2008 takvim yılında düzenlenen faturalardan sonuncusunun 12.02.2008 tarihli olup anılan tarih itibariyle 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 276. maddesiyle değişik 213 sayılı VUK'nun 359/b-1. maddesindeki suçun alt sınırının 3 yıl olması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçların sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin uygulanmama gerekçesi gösterilmiş, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin, suçun oluşmadığına, hatalı değerlendirme yapıldığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II- 2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 31.12.2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, III- 2007 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 01.01.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4369 sayılı Yasa ile değişik 359/b-1. maddesi uyarınca, vergi kanunlarına göre düzenlenmesi gereken belgelerin sahte olarak düzenlenmesinin suçun oluşumu için yeterli olacağı, bu belgelerin kullanılması ve vergi ziyaının gerçekleşmesinin suçun unsuru olmaktan çıkartıldığı, sahte faturayı düzenleyenler yönünden, suça konu faturanın düzenlenmesiyle suçun tamamlandığının kabulü gerekeceği ve suç tarihlerinin, her bir takvim yılı için en son faturanın düzenlendiği tarih olduğu, son faturanın tarihi belirlenemiyorsa en aleyhe kabulle suç tarihinin anılan takvim yılının son günü olacağı cihetle, somut olayda 2007 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçunda en aleyhe kabulle suç tarihinin 31.12.2007 olduğu gözetilmeden, suç tarihinin 01.04.2008 olduğundan bahisle 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 276. maddesiyle değişik 213 sayılı VUK'nun 359/b-1. maddesi uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabule göre de; aynı takvim yılı içerisinde birden çok sahte fatura düzenlediği anlaşılan sanık için ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında açıklandığı üzere faturaların adet ve tutarları, zarar miktarı, kastın yoğunluğu ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilip zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 24.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.