Başvuru; ceza infaz kurumundaki bazı uygulamalara ilişkin olarak infaz hâkimliğine yapılan başvurunun reddedilmesinin maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkı, haberleşme hürriyeti, adil yargılanma hakkı, eğitim hakkı ile eşitlik ilkesini ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; ceza infaz kurumundaki bazı uygulamalara ilişkin olarak infaz hâkimliğine yapılan başvurunun reddedilmesinin maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkı, haberleşme hürriyeti, adil yargılanma hakkı, eğitim hakkı ile eşitlik ilkesini ihlal ettiği iddialarına ilişkindir. Başvurucunun 2/5/2019 tarihli başvurusu üzerine Bolu İnfaz Hâkimliği 10/5/2019 tarihli kararıyla, başvurucunun müdafii talebinin reddine karar vermiştir. Hâkimlik ayrıca başvurucunun olağanüstü hâl (OHAL) kapsamında 15 günde bir ancak OHAL'in kaldırıldığı tarihten itibaren ise her hafta telefon hakkından faydalandığını, eğitim hakkı olan Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Yaşlı Bakımı Bölümüne kaydının yapıldığını, aylık spor programlarından faydalandığını belirtmiştir. Yine başvurucunun kültür ve sanat faaliyetlerine katılımının sağlanması konusunda idare ve gözlem kurulu kararları bulunmamakta olup kapasitenin aşılması sebebiyle kültür ve sanat etkinlikleri faaliyetlerine katılma imkânı olmadığını, bu konuda planlamaların yapıldığını, geriye dönük hakların hem kapasitenin aşılması hem de personel yetersizliği sebebiyle kullandırılmasının mümkün olmayacağını belirtmiştir. İnfaz Hâkimliği başvurucunun diğer taleplerinin reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:"Başvurucunun OHAL süresince, kullandırılmayan bir kısım sosyal imkanlardan OHAL kalktığı için geçmişe yönelik yararlanmayı talep ettiği ancak OHAL süresince OHAL KHK'ları kapsamında usul ve esas yönünden hukuka uygun olarak kullandırılmayan bu hakların OHAL kalktıktan sonra uygulanmasının, istenmesinin hukuki dayanaktan yoksun bir talep olduğu, bu imkanların kazanılmış bir hak gibi değerlendirilmesinin düşünülemeyeceği, ceza infaz kurumu uygulamalarının usul ve esas yönünden hukuka aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla bu yönden de talebinin reddine karar verilmiştir. Tutuklu aynı zamanda Hakimliğimizden haklarının kullandırılmadığının tespiti istemiştir. İnfaz Hakimliği Kanunu Madde 4'te İnfaz Hakimliğinin görevleri sayılmıştır. Kanunun çizdiği sınırlar çerçevesinde incelendiğinde Hakimliğimizin tespit gibi bir görevi bulunmamaktadır. Dolayısıyla tespit taleplerinin de reddine karar vermek gerekmiştir." Başvurucunun karara yaptığı itiraz üzerine Bolu Ağır Ceza Mahkemesi 16/5/2019 tarihinde itirazın kabulüne karar vermiştir. Kararın gerekçesi şöyledir:"Haftalık telefonla görüşme hakkını kullanıp kullanmadığının belirlenebilmesi için İnfaz Hakimliği'nce OHAL'in kaldırılması tarihi olan 2018 tarihi itibariyle hafta bazında inceleme yapılması gerektiği ve bu yönde ayrıntılı inceleme ve araştırmanın yapılmadığı değerlendirilmiştir." Bolu İnfaz Hâkimliği yeniden yapılan inceleme sonucunda 31/7/2019 tarihli kararla başvurucunun itirazını kabul etmiştir. Kararın gerekçesi şu şekildedir:"26/07/2018 ile 09/08/2018 tarihlerine ait iki adet haftalık telefon görüşünün yaptırılmadığı tespit olunmuştur. Tutuklunun kullandırılmayan iki adet haftalık telefon görüşü hakkının ceza infaz kurumunca kullandırılmasına dolayısıyla tutuklu şikayetinin kabulüne karar vermek gerekmiştir." Anılan karara karşı Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz dilekçesinde; "OHAL süresince OHAL KHK'ları kapsamında usul ve esas yönünden hukuka uygun olarak kullandırılmayan bu hakların OHAL kalktıktan sonra uygulanmasının, istenmesinin hukuki dayanaktan yoksun bir talep olduğu, bu imkanların kazanılmış bir hak gibi değerlendirilmesinin düşünülemeyeceği, ceza infaz kurumu uygulamalarının usul ve esas yönünden hukuka aykırı bir durum bulunmadığı, bu nedenle itirazın kabulü yönünde kararın verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" ileri sürülmüştür. Bolu Ağır Ceza Mahkemesince 9/8/2019 tarihinde itiraz reddedilmiştir. Başvurucu 31/10/2019 tarihinde bireysel başvuru yapmıştır. Başvurucunun yaptığı itiraz üzerine ise Bolu Ağır Ceza Mahkemesi 11/11/2019 tarihli kararla itirazın kabulüne karar vermiştir. Kararın gerekçesi şu şekildedir:"Bununla birlikte Bolu Ağır Ceza Mahkemesi'nce Bolu İnfaz Hakimliği'nin 2019/479 Esas 2019/1015 Karar sayılı kararının kül halinde kaldırıldığı kısmi kabul, kısmi red şeklinde karar verilmediği dikkate alınarak, Bolu İnfaz Hakimliği'nin 2019/1531 Esas 2019/1682 Karar sayılı kararda itirazcının taleplerinin tamamına ilişkin karar verilmemiş olması nedeniyle itirazcının itirazının kabulüne karar verilmiştir." Bolu İnfaz Hâkimliğince yeniden yapılan değerlendirme sonunda 14/11/2019 tarihli kararla, kullandırılmayan iki adet haftalık telefon görüşü hakkının Ceza İnfaz Kurumunca kullandırılmasına, dosyanın bir suretinin başvurucunun emanet hesabından karşılanarak başvurucuya verilmesine, bu yöndeki talebinin kabulüne, müdafi talebinin reddine, OHAL döneminde kullandırılmayan bir kısım sosyal imkândan geçmişi de kapsayacak şekilde yararlandırılması ile OHAL döneminde kullandırılmayan hakların tespiti taleplerinin reddine, inceleme evrak üzerinden yapıldığından başvurucunun duruşmalara katılma talebinin reddine karar verilmiştir. Başvurucunun anılan karara itirazı Bolu Ağır Ceza Mahkemesince 5/12/2019 tarihinde reddedilerek karar kesinleşmiştir. Başvurucu başvuru yaptıktan sonra 20/10/2020 tarihli ek beyan dilekçesi ile eğitim ve iyileştirme faaliyeti ile vaiz görüşmelerine izin verilmemesi nedeniyle İnfaz Hâkimliğine başvuruda bulunduğunu ve talebinin reddedildiğini belirtmiştir. Başvurucunun itirazının Bolu İnfaz Hâkimliği tarafından 24/11/2016 tarihinde reddedildiği, karara itirazının da Bolu Ağır Ceza Mahkemesince 16/1/2017 tarihinde kesin olarak reddedildiği anlaşılmıştır.