10. Hukuk Dairesi 2024/14813 E. , 2025/6162 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/68 E., 2024/685 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davac…
**10. Hukuk Dairesi 2024/14813 E. , 2025/6162 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/68 E., 2024/685 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 29.07.2008 tarihinde Bağ-Kur emeklisi olarak maaş almaya başladığını, davalı Kurumun yapmış olduğu 15.01.2016 tarih, 1 sayılı soruşturma raporu doğrultusunda usulsüz aktarılan 14 adet prim ve tevkifat ödemesinin müvekkilinin hesabından çıkartıldığını, müvekkilinin sigortalılığının durdurularak yaşlılık aylığının iptal edildiğini, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu beyan etmiş, müvekkilinin kesilen aylıklarının yeniden bağlanmasını, kesinti yapılan aylıkların ödenmesini, ödenen aylıkların geri istenmesi işleminin iptalini, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum müfettişi ... ... tarafından yürütülen soruşturma neticesinde davacının hesabına 4 adet prim ve 10 adet tevkifatın usulsüz olarak yapıldığını, usulsüz olarak yapılan ödemelerin sigortalının hesabından çıkartıldığını, bu nedenle sigortalının prim hesabında prim borcu gözüktüğünü, bu nedenle bağlanan aylığın kesildiğini, ödenen sigorta ve sağlık yardımlarının geri istendiğini beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2021 tarihli kararı ile davacının emekliliğe hak kazanması için ödemesi gereken prim ve tevkifat miktarının 171.428,88 TL olduğu, davacının davalı Kurumdan 5628 günlük priminin silindiği, Bağ-Kur primlerinin ödenmesine ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirlendiği, Kurum memurlarının karşılıksız olarak prim ve tevkifatları şahısların hesaplarına yatırmasının söz konusu olamayacağı, davacının Kurumun yönetmelik esaslarına uygun bir şekilde prim ve tevkifat ödemesi yapmaması nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 96. maddesi uyarınca, iyi niyet esaslarına uygun bir şekilde davranmadığı kabul görmüş, Eskişehir Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından verilen müzekkere cevabında, müfettiş raporunda usulsüz olarak çıkartılan prim ve tevkifatların sigortalı hesabına yüklenmemesi halinde de davacının emekliliğe hak kazanamadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli kararı ile Mahkemece yapılan araştırmada davacı adına yapılan tevkifatlar yüklendiğinde tahsis talep tarihi itibariyle prim borcunun bulunduğu ve aylığa hak kazanmadığı, Kurum işleminin yerinde olduğu, sahte işlemlerle davacı hesabına tevkifat ve prim yüklenmiş olduğundan davacının iyi niyetli kabul edilemeyeceği dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 20.10.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Dosya kapsamında toplanan belgelere göre davacı hakkında davalı Kurumca düzenlenen 28.02.2019 tarihli yazı ile davacının iptal edilen süreler haricinde 6750 günü bulunduğu, 15 yıl 5400 gün şartını sağladığından 18.02.2019 tarihli talebine istinaden 01.03.2019 tarihinden itibaren davacıya yeniden yaşlılık aylığı bağlandığı bildirilmiş ise de 1479 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesi kapsamında davacının kısmi aylık şartlarının gerçekleştiği tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanması gerekirken, davacıdan alınan ikinci tahsis talebi üzerine kendisine 01.03.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması işlemi hatalı olup Mahkemece kısmi aylık koşulları değerlendirilerek davacının Kuruma hangi miktarda yersiz ödeme borcundan sorumlu olduğu araştırılmadan eksik ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi bozma nedenidir..."gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının kısmen kabulü ile Davalı Kurumun, davacı hakkında düzenlediği emeklilik tahsis işleminin iptaline ilişkin kararının iptal edilerek davacının kesilen emekli aylığının 01.11.2016 tarihinden itibaren yeniden bağlanmasına, Davacının kesilen aylıklarının ödenmesi, ödenen aylıkların geri ödenmesi işleminin iptali ve davacıya çıkarılan 2015 yılından sonraki prim borçlarının iptali taleplerinin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunda hukuki değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda, iptal edilen aylıklar ve yersiz ödemeler yönünden bir hesaplama yapılmamış olup Kurum kayıtları celbedildikten sonra hesaplama yapılması gerektiğine yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 2926 sayılı Kanun'a tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılığını iptal eden Kurum işleminin iptali ile davacının prim kesintisine dayalı elde ettiği Tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti ile kesilen aylıkların kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı, iptal edilen sigortalı günleri sebebiyle aylığının iptal edilmesine yönelik Kurum işleminin iptali ile kendisine yeniden aylık bağlanmasını istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, gerekçe kısmında kısmi aylık koşulları değerlendirilerek 01.11.2016 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiği değerlendirilmiş ise de, hüküm kısmında "davacının kesilen emekli aylığının 01.11.2016 tarihinden itibaren yeniden bağlanmasına" şeklinde hüküm kurularak gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince belirtilen şekilde çelişkili hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 3. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı Kurum vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "Davacının davasının kısmen kabulü ile Davalı Kurumun, davacı hakkında düzenlediği yaşlılık aylığı tahsis işleminin iptaline ilişkin kararının iptal edilerek davacının kesilen yaşlılık aylığının 01.11.2016 tarihinden itibaren yeniden bağlanmasına, Davacının kesilen aylıklarının ödenmesi, ödenen aylıkların geri ödenmesi işleminin iptali ve davacıya çıkarılan 2015 yılından sonraki prim borçlarının iptali taleplerinin reddine" cümlelerinin silinerek yerine "Davanın kısmen kabulü ile davacının 01.11.2016 tarihinden itibaren kısmi aylık almaya hak kazandığının tespitine, diğer taleplerin reddine" cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.