T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi:22/06/2023 Dava Tarihi:29/12/2017 Karar Yazım T:09/02/2026 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili açtığı dava ile, tarafl…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi:22/06/2023 Dava Tarihi:29/12/2017 Karar Yazım T:09/02/2026 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili açtığı dava ile, tarafların 13/11/2015 tarihli sözleşmeyle davalı tarafından inşa edilen otelin oda mobilyalarının davacı tarafından 719.100,00 TL bedel karşılığı üretilip montajının yapılması konusunda anlaştıklarını, yine 26/02/2016 tarihli sözleşmeyle davalı tarafından inşa edilen otelin genel mekan mobilyalarının davacı tarafından üretilip montajının yapılması konusunda 380.000,00 TL + KDV bedel karşılığında tarafların anlaştığını, her iki sözleşmede de mobilya adetlerinde artma ve azaltma durumunda birim fiyatının dikkate alınacağı, davacının oda mobilyalarına ilişkin sözleşme gereği edimini yerine getirdiğini, davalının da 12/11/2015 tarihinde 719.100,00 TL ödeme yaptığını, davacı tarafça oda mobilya işleri için 861.030,00 TL (KDV'den muaf) + 139.122,00 TL olmak üzere toplam 1.000.152,00 TL'lik iş yaptığını, yapılan bu işin 861.030,00 TL'lik kısmı yönünden ihtilaf bulunmadığını, davacının düzenlediği 10/09/2016 tarihli 954.130,00 TL bedelli faturanın 861.030,00 TL'lik kısmının oda mobilyalarına ilişkin olduğunu, bu faturaların davalı tarafından imzalanarak teslim alındığını, oda mobilyalarına ilişkin 139.122,00 TL'lik kısmının ise 02/05/2017 tarihli 646.065,34 TL bedelli faturada yer aldığını, davalının bu faturayı iade ettiğini, oda mobilyaları yönünden bakiye ödenmeyen 281.052,00 TL alacağın bulunduğunu; otel genel mekan mobilya işleri yönünden ise işlerin eksiksiz ve zamanında yerine getirildiğini, davalının 235.000,00 TL ödeme yaptığını, davalının oteli montaja hazır hale getirmediğini, hazır mekanların mobilya montajlarının yapıldığını, davacı tarafından 506.943,34 TL (KDV'li) + 93.100,00 TL (KDV'den muaf) olmak üzere toplam 600.043,34 TL iş yaptığını, yapılan bu işin 93.100,00 TL'lik kısmı yönünden daha önce düzenlenen faturanın iş sahibi tarafından imzalanarak teslim alındığını ve bu miktar yönünden ihtilaf bulunmadığını, 506.943,34 TL'lik kısım yönünden ise düzenlenen 646.065,34 TL'lik faturaya itiraz edip iade edilmesi sebebiyle ihtilaf çıktığını, genel mekan mobilya işleri sebebiyle davacının 365.043,34 TL alacağının bulunduğunu, otelde iki defa yangın çıktığını, yangınların delilleri yok etmeye yönelik olduğundan şüphelendiklerini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 140.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı vekili cevabında, taraflar arasında yapılan oda mobilya üretim ve montaj sözleşmesine ilişkin 719.000,00 TL'lik bedelin 13/11/2015 tarihinde hiçbir iş yapılmadan ödendiğini, sözleşmeye göre işin sözleşme bedelinin ödendiği tarihten itibaren 70 gün içerisinde teslim edilmesi gerektiğini, davacının işi süresi içinde teslim etmediğini, bu konuda davalının temerrüte düşürüldüğünü ispat etmesi gerektiğini, bu sözleşmeye göre teslimin 10/09/2016 tarihinde gerçekleştiğini, daha fazla hak edişi olduğu iddiasını kabul etmediklerini, Ünye Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırdıklarını; taraflar arasında yapılan genel mekan sözleşmesine göre de, davacıya 235.000,00 TL ödeme yapıldığını, işin gecikmeli olarak teslim edildiğini, hatalı ve ayıplı imalat nedeniyle davacıya bildirimde bulunduklarını, davacının düzenlediği 646.065,34 TL'lik faturanın iade edildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Karşı dava dilekçesinde ise, değişik iş tespit dosyasında yüklenici şirketin verdiği zararın tespit edildiğini, işi eksik ve gereği gibi ifa edilmemesi ve zamanında ifa edilmemesinden doğan zararın tazminini talep ettiklerini ileri sürerek üstenilen işin ayıplı ifasından kaynaklı zararlar için fazla ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL (Islahla 30.456,10 TL eksik iş bedeli + 61.400,00 TL ayıplı iş bedeli), olmak üzere toplam 91.856,10 TL ve işin geç tesliminden dolayı sözleşmede kararlaştırılan gecikme cezası için 500,00 TL olmak üzere toplam 92.356,10 TL'nin yüklenici davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı/karşı davacı vekili karşı davaya verdiği cevabında, ayıpla ifanın söz konusu olmadığını, karşı davacı iş sahibinin muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, eseri kabul etmiş sayılacağını, ayıptan doğan zararın ispatlanması gerektiğini, talep edilen gecikme cezasının ifayla birlikte istenilebilen bir ceza olduğunu, çekince koymadan ifanın kabulü halinde talep edilemeyeceğini, üstlenilen işin zamanında ifa edilmemesinin söz konusu olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince "...taraflar arasında 13/11/2015 tarihli oda mobilyalarının üretim ve montajı konusunda, 26/02/2016 tarihli genel mekan mobilyalarının üretim ve montajı konusunda sözleşme imzalandığı, yapılacak işlerin toplam bedelinin 13/11/2015 tarihli sözleşme ile 719.100,00 TL, 26/02/2016 tarihli sözleşme için 380.000,00 TL + KDV olarak belirlendiği, işin teslim süresinin 13/11/2015 tarihli sözleşme için, sözleşme bedelinin ödendiği tarihten itibaren 70 gün, 26/02/2016 tarihli sözleşme için Nisan 2016 ve 26/05/2016 olarak belirlendiği, taraflar arasında işin süresinde tamamlanmadığı ve ek süre ile yeni teslimine dair ek tutanak tutulmadığı ve 15/05/2017 tarihinde sözleşme konusu işlerin yapılacağı otelde yangın çıktığı anlaşılmaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eseri meydana getirmeyi iş sahibinin de bunun karşılığı bir bedel ödemeyi üstlendiği karşılıklı edimleri içeren sözleşme niteliğindedir. TBK ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere yüklenicinin üstlendiği edimleri sözleşmeye uygun, iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle, fen ve sanat kurallarına uygun olarak ifa etmek, iş sahibi tarafınca işin yapımına ilişkin yüklenilen hususlarda sözleşmeye ve işin fen ve sanat kurallarına uygun yapılmasına engel olacak hususların bulunması halinde iş sahibini uyarma yükümlülüğü mevcuttur. Ana dava yönünden; davacı yüklenici yapılan işlerin karşılığında ödenmeyen bedelin tahsilini talep etmiş, alınan bilirkişi raporlarına itirazlar ile fazladan yapılan işlerin bulunduğunu beyan etmiştir. Ancak ... tarihli bilirkişi raporunda sözleşme konusu işte imalat hacminde bir artışa gidildiğini gösteren somut verilerin olmadığı, 14/05/2019 tarihli raporda ise fatura bedeline göre iş artışının değerlendirildiği anlaşılmakla bu hususta ... tarihli bilirkişi raporu mahkememizce esas alınmıştır. Zira davacı tarafından kesilen fatura dışında dosyada fazladan yapılan işlere ilişkin bir tespit bulunmamış, bu hususta tek başına fatura ispata yeterli görülmemiştir. Davacı yüklenici tarafından düzenlenen 10/09/2016 tarihli, 954.130,00 TL bedelli fatura üzerinde teslim alan imzasının bulunduğu davalı kaşesinin mevcut olduğu ancak davalı tarafça davacının kestiği 02/05/2017 tarihli faturanın iade edildiği anlaşılmaktadır. Yine alınan bilirkişi raporları ile mobilyaların teslim ve montajının yapıldığı da anlaşılmaktadır. Bu nedenle ... tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalar dikkate alınarak karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafın açık ve gizli ayıplar yönünden süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı anlaşılmakla bu bedeller yönünden tenzil yapılmayarak 138.000,00 TL üzerinden hüküm kurulmuştur. Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıp nedeniyle sorumluluğu vardır. İş sahibi eseri gözden geçirip ayıpları bildirmek zorundadır. Ayıp nedeniyle iş sahibinin seçimlik hakları TBK 475. maddenin 1. fıkrasında düzenlenmiş ancak ikinci fıkrasında iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu belirtilmiştir. Karşı dava yönünden; davalı taraf karşı dava dilekçesi ile ayıplı işler nedeniyle uğradığı zarar ve gecikme tazminatı talep etmiş, ıslah ve değer arttırım dilekçeleri sunmuştur. Aslında karşı dava dilekçesinin hiç bir yerinde HMK'nun 107. Maddesinden bahsedilmemiş, belirsiz alacak ifadeleri kullanılmamıştır. Bu nedenle açılan davanın kısmi dava olduğu değerlendirilmiştir. Yine ıslah dilekçesi ile davalı taraf karşı dava dilekçesinde talep etmedikleri eksik işler bedelini ıslah yoluyla istediklerini açıkça beyan etmişlerdir. Ancak dava dilekçesinde ileri sürülmeyen talep sonucunun ıslah yoluyla ileri sürülmesi de mümkün değildir. (HGK 29/06/2011 2011/1-364 E, 2022/453 K; 15.06.2016 tarih 2014/4-1193 E, 2016/800 K) Bu nedenlerle talep arttırım ve ıslah dilekçeleri dikkate alınmamıştır. Eser sözleşmelerinde uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi gereğince "İş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır." Aynı yasanın 477. maddesine göre ise, "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İş sahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır." Ayıp nedeniyle doğan zarara ilişkin talep yönünden ise alınan bilirkişi raporları ile montaj öncesinde taraflar arasında işin teslimi için yerin uygun hale getirilmesi hususunda uyarı ve ihtarın bulunmadığı, montaj aşamasında otelin inşaat aşamasında olduğu mobilya teslim ve montajının otelin açılış ve işleyişini etkilemediği, iş sahibinin gözden geçirme ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Geç teslim nedeniyle doğan zarar talebi yönünden ise yukarıda açıklandığı üzere taraflara arasında işin süresinde tamamlanmadığı ve ek süre ile yeni teslimine dair ek tutanakların tutulmadığı görülmekle, mobilya teslim ve montajının otelin açılış ve işleyişini etkilemediğinin de tespiti hususları dikkate alınarak karşı davanın reddine karar verilmiştir" gerekçesiyle asıl dava yönünden; davanın kısmen kabulü ile; 138.000,00 TL’nin temerrüt tarihi 02/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; karşı dava yönünden; davanın reddine şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/karşı davalı vekili ile davalı/karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davacı/karşı davalı vekili, karşı dava yönünden verilen kararın yerinde olduğunu, asıl davayı istinaf ettiklerini belirterek dava dilekçesini tekrarlar mahiyette beyanda bulunmuş, oda mobilyaları sözleşmesi bakımından 281.052,00 TL ödenmeyen hak edişlerin bulunduğu, genel mekan mobilyaları yönünden 365.043,00 TL, bu bedelin kabul edilmemesi halinde 196.642,00 TL hak edişlerinin bulunduğu gibi nedenlerle asıl dosyada verilen kararı istinaf etmiştir. Davalı/karşı davacı vekili, oda mobilyalarına dair ayıp bedellerinin mahsup edilmemesinin ya da taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, ortaya çıkan ayıbın zamanında ihbar edildiği, ayıbın niteliği nazara alınmadan karar verildiği, Ünye Asliye Hukuk Mahkemesinde ... D.İş sayılı dosyada tespit yapıldığı, bilirkişi raporuna göre 59.400,00 TL gizli ayıp bulunduğunun belirlendiği, tespit öncesi gizli ayıbın öğrenilmesinin mümkün olmadığı, açık ayıplar yönünden sözleşmenin 9.maddesinin yok sayıldığı, ürünlerin teslim alınmadığı iddiasının bulunması halinde davacı tarafından ispatlanması gerektiği, gizli ve açık ayıplar yönünden ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiği, sözleşmenin 8.maddesine göre garanti süresinin 2 yıl olduğu, genel mekan mobilyalarına dair ayıp bedellerinin mahsup edilmemesi ya da bu yöndeki taleplerin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiği, eksik işler yönünden ıslah dilekçesinin kabul edilmemesinin hatalı olduğu, davacının LCD TV ile cep telefonu vermeyi taahhüt ettiği ancak bunları teslim etmediği gibi nedenlerle asıl ve birleşen dosyada verilen kararları istinaf etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı/karşı davalı ... Ltd. Şti. yüklenici, davalı/karşı davacı ... ... Ltd. Şti. ise iş sahibidir. Asıl davada bakiye hak ediş alacağı ile fazla imalat bedeli dava konusu edilmiş, karşı davada ise eksik ve ayıplı iş bedeli ile cezai şart dava konusu edilmiştir. 2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. 3. Değerlendirme 3.1.Davacı taraf oda mobilya işleri ve genel mekan mobilya işlerine ilişkin iki adet sözleşmeye dayalı olarak açtığı dava ile oda mobilya işleri yönünden fazla imalata ilişkin işler bedeli ile genel mekan mobilya işleri yönünden ödenmeyen bakiye iş bedeli ve fazla imalat bedelini talep etmiş; davalı taraf ise karşı davasında sözleşmeye göre kararlaştırılan gecikme cezası bedeli ile eksik ve ayıplı işler bedelinin tahsilini istemiştir. 3.2.Mahkemece ... tarihli bilirkişi raporu ve ... tarihli ek bilirkişi raporuna dayalı olarak asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karşı dava yönünden ise süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı, iş sahibinin gözden geçirme ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediği, taraflar arasında işin süresinde tamamlanmadığı ve ek süreyle yeni teslime dair tutanak tutulmadığı, mobilya teslim ve montajının otel açılışını etkilemediği gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi, karşı dava dilekçesi içeriğinde eksik iş ile ilgili talep olmasına ve ıslah dilekçesi de verilmesine rağmen bu yönde talep bulunmadığı gerekçesiyle ret kararı verilmesi doğru olmamıştır. 3.3.Öncelikle dava dilekçesi ve cevap dilekçesi içeriğine göre her iki sözleşmeye göre kararlaştırılan işlerin davalıya teslim edildiği, oda mobilya işlerine ilişkin sözleşmede belirlenen iş bedelinin 719.100,00 TL olup, davalı tarafça davacıya ödendiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, yine genel mekan mobilya işleri yönünden ise sözleşmede kararlaştırılan iş bedelinin 380.000,00 TL + KDV olduğu, davacı tarafa 235.000,00 TL ödeme yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı karşı davacının ıslah dilekçesinde karşı davaya konu ettiği eksik işler bedeli 30.456,10 TL'dir. Ayıplı işler yönünden ise tamamlama harcı ile karşı dava da belirlenen 500,00 TL'lik bedel 61.400,00 TL'ye yükseltilmiştir. Davalı iş sahibi tarafından Ünye 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığı, davacı tarafından açılan davaya verilen 15/02/2018 havale tarihli dilekçe ile eksik ve ayıplı iş iddiasında bulunularak karşı dava açıldığı, 13/11/2015 tarihli oda mobilya işleri yönünden son faturanın 02/05/2017 tarihinde düzenlenip, genel mekan mobilya işleri sözleşmesinin 26/02/2016 tarihli oluşu ve sözleşmeye göre 2 yıllık garanti süresinin verilmiş olması karşısında davalı tarafça ayıp ihbarında bulunması gerekmemektedir. Mahkemenin süresi içerisinde muayene ve ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediği yönündeki kabulü doğru olmamıştır. Ayrıca, karşı dava dilekçesinde karşı davacı iş sahibi vekilince açılan davada yüklenici tarafından edimlerin eksik ve gereği gibi ifa edilmediğinin açıkça ileri sürülerek talepte bulunulduğunun anlaşılmış olmasına göre, karşı davada eksik ve ayıplı işin dava konusu edildiği sonucuna varılmakla, dava dilekçesinde ileri sürülmeyen eksik işler bedelinin ıslah ile talep edilemeyeceği yönündeki mahkeme kabulü de usul ve yasaya uygun düşmemektedir. 3.4.Mahkemece davalı iş sahibinin ya da temsilcisinin imzası bulunan irsaliyeli faturalar ile tespit raporu nazara alınmak suretiyle içerisinde mobilya işlerinden anlayan bilirkişi ile mali müşavir bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden ek rapor alınmak suretiyle davacının oda mobilya işleri yönünden sözleşmede kararlaştırılan işten fazla imalat yapıp yapmadığı belirlenmeli, sözleşmede kararlaştırılan işin bedelinden fazla imalat yapılmış ise sözleşmede kararlaştırılan iş bedeli ile fazladan yapılan işin bedeli hak ediş alacağı olarak tespit ettirilmeli; yine genel mekan mobilya işleri yönünden davalı yüklenici ya da temsilcisinin imzası bulunan irsaliyeli faturalar ile tespit raporu gözetilerek öncelikle davacı yüklenicinin sözleşmede kararlaştırılan ve bedeli 380.000,00 TL + KDV olarak belirlenen işin dışında fazla imalat yapılıp yapılmadığı belirlenmeli, sözleşmede kararlaştırılan bedele fazla imalat bedeli eklenmek suretiyle her iki sözleşme sebebiyle davacının hak ediş alacağı bulunmalı, bu alacaktan davalı tarafından ispatlanmış ödenmiş hak ediş bedelleri düşülmek suretiyle davacının bakiye alacağının kalıp kalmadığı (taleple bağlı kalınarak) hesaplanmalıdır. Bu hesaplama sonunda karşı davaya konu yapılan eksik ve ayıplı iş bedeli karşı davada hüküm altına alınmalı, bu miktarı aşan eksik ve ayıplı işten kaynaklanan alacak bulunması halinde, bu miktar da asıl davada yüklenicinin alacağından mahsubu gerektiği değerlendirilmelidir. 3.5.Karşı davaya konu edilen cezai şart alacağı yönünden verilen karar davacı iş sahibi tarafından istinaf konusu edilmemiştir. Kaldı ki, yapılan işin teslimi sırasında ifaya ekli cezai şart mahiyetinde olan cezai şart alacağı yönünden ihtirazi kayıt konulmaksızın işin teslim alınması halinde cezai şart talebi hakkı da bulunmamaktadır. Yine karşı davada eksik ve ayıplı iş bedeli dava konusu edilmiş ve karşı davacı tarafça 30/11/2022 tarihli ıslah dilekçesiyle bu bedel 30.456,00 TL ve 61.400,00 TL olarak belirlenmiştir. Mahkemece davanın garanti süresi içerisinde açıldığı da dikkate alınarak karşı davanın konusu olan eksik ve ayıplı iş bedeli bilirkişi heyetinden ek rapor alınmak suretiyle belirlenerek (davacı tarafın talebi aşılmamak kaydıyla) hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile bu yöndeki talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir. 3.6. Yukarıda açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin asıl ve karşı davaya yönelik istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nun 353/1-a/6 maddesi uyarınca, asıl ve birleşen dosyalarda verilen kararların esası incelenmeksizin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. V. KARAR 1)Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin tümüyle ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran taraflara iadesine, 3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 09/02/2026 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi. ...