8. Ceza Dairesi 2024/19927 E. , 2024/8001 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/800 E., 2024/244 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir…
**8. Ceza Dairesi 2024/19927 E. , 2024/8001 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/800 E., 2024/244 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2016 tarihli ve 2016/706 İddianame sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.04.2017 tarih ve 2016/45 Esas, 2017/344 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 54 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının birbirini takip eden birer ay ara ile 5 eşit taksitte tahsiline, hak yoksunluğuna, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve müsadereye karar verilmiştir. 3. İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2017 tarihli kararının sanık müdafii tarafından istinaf etmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (17). Ceza Dairesinin 17.07.2017 tarih ve 2017/2036 Esas, 2017/1576 Karar sayılı kararı ile "... İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/73 esas 2016/328 karar sayılı dosyası getirtilerek incelenmesi, 6136 sayılı yasaya aykırılık suçlarının şekli suç olmakla birlikte kendi içinde temadi eden suçlardan olması ve hukuki kesintiyi oluşturan iddianamenin düzenlediği tarihe kadar gerçekleştirilen eylemlerin tek suç oluşturacağı gözetilerek, sanığın mükerrer cezalandırılmasının önlenmesi bakımından mümkünse dosyaların birleştirilmesi, mümkün değilse veya sonuçlanmışsa bu dosya içine konularak delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi....'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma sonrasında yapılan yargılama neticesinde İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2017 tarih ve 2017/361 Esas, 2017/757 Karar sayılı kararında belirttiği "...mahkememiz yargılamasına konu eşyanın tabanca, anılan mahkemenin yargılamasına konu eşyanın ise bıçak olması dikkate alındığında bu niteliği farklı iki eşya arasında, 6136 sayılı yasada temas ettikleri hükümlerin farklı oluşu da dikkate alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına olanak bulunmadığı anlaşılmış olmakla..." gerekçesi ile; sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 54 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının birbirini takip eden birer ay ara ile 5 eşit taksitte tahsiline, hak yoksunluğuna, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve müsadereye karar verilmiştir. 5. İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2017 tarihli kararının sanık müdafii tarafından istinaf etmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (17). Ceza Dairesinin 23.11.2018 tarih ve 2018/1562 Esas, 2018/3256 Karar sayılı kararı ile "... Dosya kapsamı ve UYAP ortamında yapılan incelemeden; 25.12.2015 suç tarihli olayla bıçak yakalattığından 08.02.2016 tarihli iddianame ile sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan dava açıldığı ve İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılama yapılıp 2016/73 Esas, 2016/328 Karar sayılı kararı ile sanığın cezalandırılmasına karar verildiği ve söz konusu kararın Yargıtay incelemesinde bulunduğu, yine 01.12.2015 suç tarihli olayla kama benzeri bıçak taşıdığından 02.02.2016 tarihli iddianame ile sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan dava açıldığı ve İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılama yapılıp 2016/87 Esas, 2016/240 Karar sayılı kararı ile sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla; 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun kesintisiz suçlardan olduğu ve hukuki kesintiyi oluşturan iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar gerçekleştirilen eylemlerin tek suç, bu tarihten sonra gerçekleştirilen eylemlerin ise ayrı suç oluşturacağı, 6136 sayılı Yasa kapsamında kaldığı kabul edilen ve ele geçirilen 1 adet tabanca ve bıçak bulunması karşısında; sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesinde düzenlenen ... içtima kuralı uyarınca en ağır cezayı gerektiren fiilden dolayı 6136 sayılı Yasanın 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiği dikkate alınarak, mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi açısından sanık hakkında açılan diğer davaların akıbeti araştırılarak, bahse konu dava dosyalarının onaylı suretleri getirtilip dosya arasına konularak incelendikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği hususunun gözetilmemesi...'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 6. Bozma sonrasında yapılan yargılama neticesinde İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarih ve 2018/814 Esas, 2022/346 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1000,00 adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılama yapılıp 2016/87 Esas, 2016/240 Karar sayılı kararı ile cezalandırılan 5 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezasının mahsup edilerek 1 yıl 3 ay hapis ve 600,00 TL adli para cezası olarak infazına, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve müsadereye karar verilmiştir. 7. İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2022 tarihli kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 23.11.2022 tarih ve 2022/4395 Esas, 2022/17387 Karar sayılı kararı ile "... yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması..." nedeniyle bozulmasına karar vermiştir. 8. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2023 tarih ve 2023/155772 Soruşturma, 2023/137771 Karar sayılı kararı ile "... Şüpheliye Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından bu usulün uygulanması için önce arandığı ancak ulaşılamadığı, ardından usulüne uygun tebligat gönderilmesine rağmen şüphelinin davete icabet etmediği anlaşıldığından seri muhakeme usulü uygulanamayacağı, şüpheli hakkında daha önce iddianame tanzim edilmesi ve kovuşturmanın Mahkemesince yürütüleceği..." nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına kararı verilmiştir. 9. Tekrar devam eden yargılama neticesinde İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2024 tarih ve 2023/800 Esas, 2024/244 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1000,00 adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın İstanbul Anadolu 35. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılama yapılıp 2016/87 Esas, 2016/240 Karar sayılı kararı ile cezalandırılan 5 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezasının mahsup edilerek 1 yıl 3 ay hapis ve 600,00 TL adli para cezası olarak infazına, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna, hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve müsadereye karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; suça konu silahın hukuka aykırı şekilde ele geçirildiğine, hukuka aykırı delillere dayanılarak hüküm verildiğine, eksik incelemeyle, bilirkişi raporu alınmadan karar verildiğine, kast unsurunun oluşmadığına, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, kararın hukuka, usule ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu 15.11.2015 tarih olay, sanığın ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 01.12.2015 ve 25.12.2015 tarihli olaylar, sanığın bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak satma, satın alma, taşıma veya bulundurma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. 15.11.2015 tarihli dava konusu olayda, sanığın içerisinde bulunduğu 34 HE 5540 plakalı aracın kolluk kuvvetlerince durdurulduğu, sanığın araçtan çıkarılarak kaba üst araması yapıldığı, yapılan kaba üst aramasında sanığın belinde gri renkli, namlusu gri metal, kabzası siyah renkli üzerinde ZİKZAUR 32 cal 9 mm ve 15367 ibareli silah ve şarjöründe basılı vaziyette 5 adet mermi bulunduğu, ele geçirilen silah ve mermilerin İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarında yapılan incelemesinde; ele geçirilen tabanca ve mermilerin 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 3. 01.12.2015 tarihli olayda, devriye görevi yapan polislerin ihbar üzerine 34 HY 5540 plakalı aracı durdurmak istedikleri, araç sürücüsü sanığın polisleri görünce kaçtığı, bir süre sonra takip üzerine yakalandığı, şahsın üzerinde yapılan aramada bir adet bıçak bulunduğu, ele geçirilen bıçağın İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarında yapılan incelemesinde, 6136 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde yasak olarak belirtilen sustalı çakı benzerlerinden olduğu tespit edilmiştir. 4. 25.12.2015 tarihli olayda, kolluk kuvvetlerince durumundan şüphelenilen sanığın yapılan kaba üst yoklamasında sağ bel kısmında siyah renkte, emniyet kilitli, kesici kısmında columbia ibaresi bulunan bir adet bıçak bulunduğu, ele geçirilen bıçağın İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarında yapılan incelemesinde; 6136 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde yasak olarak belirtilen sustalı çakı benzerlerinden olduğu tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Dosya kapsamına göre, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanak, kaba üst yoklamasında ele geçirilen bıçak, silah ile fişeklerin niteliği, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün raporu ile sanığın ikrar içeren savunması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin Mahkeme kabulünün yerinde olduğu anlaşılmıştır. 2. Sanık hakkında, 2559 sayılı Polis Vazife Ve Salahiyet Kanunu'nun 4/A maddesinin altıncı fıkrası ve Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin 27 nci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendi uyarınca usulüne uygun yapılan aramada suç eşyalarının hukuka uygun ele geçirildiği ve dosya kapsamında hukuka aykırı bir delil olmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görülmemiş sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 66. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2024 tarihli ve 2023/800 Esas, 2024/244 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2024 tarihinde karar verildi.