1. Hukuk Dairesi 2016/15870 E. , 2020/1152 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, mirasb…
**1. Hukuk Dairesi 2016/15870 E. , 2020/1152 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, mirasbırakan babası Bayram Gölcük’ün 716 ada 11 parsel sayılı taşınmazının ½ payını davalı oğlu ...’a devrettiğini, devir sırasında mirasbırakanın hasta ve yaşlı olduğunu, yapılan devrin davalının da girişimiyle mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, çekişmeli taşınmazda davalı adına olan tapu kaydının iptali ile mirasbırakan adına tescilini istemiş, yargılama sırasında isteğini miras payına hasretmiştir. Davalı, dava konusu taşınmaz üzerindeki iki katlı yapının bir katını kendisinin yaptırdığını, davacının bir katkısının olmadığını, bu nedenle mirasbırakanın taşınmazın yarı payını devrettiğini, muvazaa bulunmadığını bildirip, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, ehliyetsizlik iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, dava dilekçesinde davanın dayanağını oluşturan tüm olayları (vakıaları) bildirmekle yükümlüdür (6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 119/1-e). Aynı Kanunun 25. 26. ve 31. maddelerinin buyurucu nitelikteki hükümlerinde belirtildiği üzere Hâkim kanunda gösterilen istisnalar dışında, davanın sınırlarını çizen bu olaylarla bağlı olup, bunlar dışına çıkamaz ve inceleme yapıp karar veremez. Ancak, davada ileri sürülen olaylar belirsiz (müphem) veya çelişkili ise, belirsiz veya çelişkili gördüğü iddia veya sebepler (vakıalar) hakkında açıklama isteyebilir. Hemen belirtmek gerekir ki, hâkim yukarıda değinildiği gibi davacının bildirdiği maddi olaylar ve son istekle bağlı ise de, HMK'nın 33.maddesi uyarınca ileri sürülen maddi olaylarda hangi hukuki sebebe göre karar vereceğini tayin ve takdir etmek durumundadır. Başka bir anlatımla, maddi olgu ve olayları (vakıaları) bildirmek yanlara, bildirilen bu olay ve olgulara göre hukuki nitelendirmeyi yapmak, uyuşmazlığı çözüme ulaştıracak kanun hükmünü bulup uygulamak hakime aittir. Öyle ki, hukuki sebep yanlış gösterilmiş veya hiç gösterilmemiş olsa dahi hakim tarafından en uygun hukuki sebebin bulunması ve ona göre karar verilmesi gerekir. Dava dilekçesinin içeriği, iddianın ileri sürülüş biçimi ve özellikle, davacı asilin 20.01.2016 tarihli celsede; ‘’ Babam Bayram Gölcük ölene kadar akli dengesi yerinde idi. Yaptığı satış işlemini annemin ve davalının da baskısı ile yaptı. ‘’ şeklindeki beyanı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; eldeki davanın muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu açıktır.