(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/13542 E. , 2008/15285 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.05.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.05.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütü…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/13542 E. , 2008/15285 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.05.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.05.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, arsa sahibi ile yüklenici arasındaki 08.06.1994 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi gereğince yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümün aynı tarihli satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davalı yüklenici, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı yüklenici temyiz etmiştir. Arsa sahibi ile arasında arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunan yüklenicinin şahsi hakkını üçüncü kişiye temlik etmesi halinde üçüncü kişinin ifa talep edip edemeyeceğinin saptanmasında öncelikle yüklenicinin edimini (eseri meydana getirme ve teslim borcunu) yerine getirip getirmediğinin, ardından sözleşme hükümlerindeki diğer borçlarını ifa edip etmediğinin açıklığa kavuşturulması zorunludur. Davaya konu olayın, temlik işleminin hukuki niteliği, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde yüklenicinin borçlarının neler olduğu ve arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi hükümleri çerçevesinde incelenip değerlendirilmesi gerekmektedir. Gerçekten, davada dayanılan 08.06.1994 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi taraflar arasında yapılmış olan bir temlik sözleşmesidir. Çünkü, dava dışı arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasında arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi bulunmaktadır. Bu sözleşme, yükleniciye şahsi hak sağlar. Sözleşme uyarınca yükleniciye temliki gereken arsa paylarının peşinen tapuda yüklenici adına geçirilmesi avans niteliğinde yapılmış bir ödemedir. Şayet, arsa payı devri karşılığı yapılan sözleşme koşulları yüklenici tarafından yerine getirilmemişse, arsa sahibi avans niteliğinde peşinen yapmış olduğu ödemeyi Borçlar Kanununun 108.maddesinden yararlanarak yükleniciden geri talep edebilir. Bu gibi durumlarda, yükleniciden temlik yoluyla şahsi hakkını devralan üçüncü kişi hayatın olağan akışı gereği Türk Medeni Kanununun 1023.maddesine sığınarak iyiniyet iddiasında da bulunamaz.