14. Hukuk Dairesi 2015/6022 E. , 2017/9451 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.10.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil veya tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeri…
**14. Hukuk Dairesi 2015/6022 E. , 2017/9451 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.10.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil veya tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, satış vaadi sözleşmesi ve haricen satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir. Davacı ... ., davalı ... ile ... Noterliğinin 16.05.1994 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile dava konusu 504 parsel sayılı taşınmazın 1032 metrekarelik kısmını satın aldığını, bedelin tamamını ödenmesine rağmen tapuda devir yapılmadığını ileri sürerek 504 parselin ... isabet eden 1032 metrekarelik kısmının iptali ile adına tescili, mümkün olmadığı takdirde de rayiç bedelin tazmini isteminde bulunmuştur. Davacı ... . ise davalıların murisi... ile 03.03.1988 tarihli, ... Köyü muhtar ve azaları tarafından mühür ve imzalı '' tarla satış senedi '' başlıklı belge ile muris ... ait ve babası Eşe'den intikal eden 504 parselin 900 metrekarelik kısmını satın aldığını, bedelini ödemiş olmasına rağmen taşınmazın tapuda devredilmediğini ileri sürerek 504 parselin 900 metrekarelik kısmının davalılar adına olan tapusunun iptali ile adına tescili mümkün olmaması halinde ise sözleşmedeki bedelin güncel değerinin tazmini isteminde bulunmuştur. Bir kısım davalılar vekili, dava konusu taşınmazın elbirliği mülkiyetine tabi bulunduğunu, sözleşmelerin ifa olanağı olmadığını bu nedenle davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacılar ve bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir. 1) Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre bir kısım davalılar vekilinin tüm, davacıların tapu iptali ve tescil talebine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir. 2) Borcun ifa edilmemesi borçlunun sözleşmenin kendisine yüklediği ifa yüküne karşı bir davranış içinde olmasını ifade eder. Bu durumda borçlu ya borcu ifa imkanını kendi kusuru sonucu kaybetmiştir ya borcu ifa imkanına sahip olduğu halde haklı bir sebep bulunmaksızın ifadan tüm olarak kaçınmaktadır veya ifa etmiştir ama bu ifası noksandır, ayıplıdır ya da borçlu ifada kusurlu olarak gecikmiştir. Kural olarak borcun ifa edilmemesi borçlunun sorumluluğu sonucunu meydana getirir ve borcun ifa edilmemesinde borçlu "kusurlu" kabul edilir. 6098 sayılı Borçlar Kanununun 112 ve devamı maddeleri muaccel borcun ifa edilmemesi sonuçlarını düzenlemektedir.