6. Hukuk Dairesi 2014/9011 E. , 2014/10654 K. MAHKEMESİ : Samsun 1. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/12/2013 NUMARASI : 2013/819-2013/1825 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi …
**6. Hukuk Dairesi 2014/9011 E. , 2014/10654 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun 1. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/12/2013 NUMARASI : 2013/819-2013/1825 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde; Davalının kiralananda 01.08.1999 tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olup sözleşmede devir yasağı olmasına karşın dava konusu kiralananı Mehmet ve Ercan Usta isimli şahıslara akde aykırı şekilde devrettiğini, akde aykırılığı gidermesi için davalıya süreli ihtarname göndermesine rağmen sonuç alamadığını belirterek, akde aykırılık nedeniyle kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vasisi M.. U.. kiralananı aslında kendisi için kiraladığını 2006 yılına kadar kardeşinin kullandığını bu tarihten sonrada kendisinin kullandığını davacının bu devirden haberi olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Borçlar Kanunu’nun 256. maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Bu itibarla kiralananın aynına veya kiraya verenin hukukuna zarar verme olgusu akde aykırılık sayılır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiraya veren tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur. Olayımıza gelince; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.08.1999 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar bölümünde devir hakkının olmadığı kararlaştırılmıştır. Davalı ise, davacının bu durumdan haberdar olduğunu ve zımni muvafakatinin bulunduğunu savunmuştur. Kiralananın bu şekliyle kullanılmasına zımnen muvafakat edildiğini savunan davalının bu savunmasını kanıtlaması gerekir. Kiralananın bir başkası tarafından kullanılmasına örtülü onay verildiği, icazet gösterildiği olgusu maddi bir olgu olup bu olgunun tanık dahil her türlü delille kanıtlanması mümkündür.Bu hususta davalı tanık dinletmek istemiştir. .Bu durumda mahkemece davalının savunması doğrultusunda göstermiş olduğu tanıkların dinlenilip tüm delillerin birlikte değerlendirmek suretiyle uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.