4. Hukuk Dairesi 2011/11779 E. , 2012/14854 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... AŞ. (Doğan Gazetecilik AŞ.), birleşen dosyada ise Yeni Asır .... aleyhine 26/06/2009-16/06/2009 günlerinde, verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilm…
**4. Hukuk Dairesi 2011/11779 E. , 2012/14854 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... AŞ. (Doğan Gazetecilik AŞ.), birleşen dosyada ise Yeni Asır .... aleyhine 26/06/2009-16/06/2009 günlerinde, verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davacı ve davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Davacı vekili, asıl dosyada, davacının Ege Üniversitesinde Genel Cerrahi Anabilim Dalında öğretim üyesi profesör doktor olarak görev yaptığını, Milliyet gazetesinin sitesinde 19 Haziran 2008 tarihinde; “yoksulların organlarını zenginlere satıyor” şeklinde, birleşen dosyada,Yeni Asır gazetesinin 20 Haziran 2008 tarihli nüshasında davacı kastedilerek "rektör adayına organ suçlaması, Profesör Doktor ... hakkında yoksulların karaciğerini zenginlere naklettiği" şeklinde yazı yazıldığını, bu yazılar nedeni ile davacının manen üzüldüğü belirterek, davalı şirketlerin manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalılar ise haberin yapıldığı tarihte görünen gerçeğe uygun olduğunu beyanla, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, dava konusu yazılar nedeniyle davacının üzüldüğü gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.