1. Hukuk Dairesi 2011/1021 E. , 2011/2020 K. "" MAHKEMESİ : KARAMÜRSEL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/11/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, davalılar adına kayıtlı olan 279 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürüp tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemiştir. Bir kısım davalılar, dava konusu taşınmazların bulunduğu yer itibariyle Yalova mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı S..’nin dava tarihind…
**1. Hukuk Dairesi 2011/1021 E. , 2011/2020 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KARAMÜRSEL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/11/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı Hazine, davalılar adına kayıtlı olan 279 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürüp tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemiştir. Bir kısım davalılar, dava konusu taşınmazların bulunduğu yer itibariyle Yalova mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı S..’nin dava tarihinden önce ölü bulunduğunu, kıyı kenar çizgisinin usulüne uygun olarak tespit edilmediğini belirtip davanın reddini savunmuşlardır. Davalı M.E., yargılamaya katılmadığı gibi davaya cevap da vermemiştir. Asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro tespitinin kesinleşmesiyle dava tarihi arasında 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Öyleyse, davacı Hazine’nin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Bununla birlikte, asıl davanın davalılarından Sezai’nin dava tarihinden önce 18.09.1986 tarihinde öldüğü, ölü kişi aleyhine dava açıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; asıl davada ölü kişi hakkında yapılan yargılama giderlerinin hazine üzerinde bırakılması, yapılan uygulama neticesinde dava tarihinde davacı Hazine’nin davasında haklı olduğu gözetilerek, ölü kişi dışındaki asıl ve birleşen davadaki tüm yargılama giderleri ve bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden ve maktu harçtan davalı tarafın sorumlu tutulması gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir” gerekçesiyle bozulması üzerine mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı ve bir kısım davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi E.. S.’ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Asıl ve birleşen dava, 3621 sayılı yasadan kaynaklanan tapu iptali ve taşınmazın sicil kaydının kütükten terkini isteğine ilişkindir. Hükmüne uyulan bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacı hazinenin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.